Yayınlarımız
Yargı Kararları
Kategoriler
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet kusuru nedeniyle ölen eşin desteğinden yoksun kalan sağ kalan eş, yeniden evlenmesi halinde evlenme tarihinden sonraki döneme ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talep edemez.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/1069 · K: 2026/255 · T: 15.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tam yargı davalarında miktar artırım dilekçesi verildikten sonra mahkemece daha önce davacıya bildirilmeyen bir kusur oranı belirlenerek maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmesi halinde, reddedilen tutar üzerinden hükmedilecek vekalet ücretinin hakkaniyete uygun olması için maktu olarak belirlenmesi gerekir.
Danıştay 8. Daire · E: 2025/756 · K: 2026/335 · T: 26.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sağlık hizmetinde, hasta ve yakınlarının onay verdiği tedavi yöntemi yerine farklı bir yöntem uygulanırken bu yöntemin risk ve sonuçları hakkında aydınlatma yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmediği anlamına gelir ve manevi tazminat gerektirir.
Danıştay 10. Daire · E: 2025/808 · K: 2026/289 · T: 02.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Saldırgan olduğu bilinen bir sokak köpeğinin yeterli inceleme yapılmadan sahiplendirilmesi ve sahiplendirme sonrası bakım ve gözetim yükümlülüğünün sona ermemesi nedeniyle, bu köpeğin sebep olduğu ölüm olayında idarelerin hizmet kusuru bulunduğunun tespiti için ebeveynlerin müterafik kusuru ile hayvan sahibinin sorumluluğunu da ayrıntılı şekilde değerlendiren bir bilirkişi raporu alınması gerekir.
Danıştay 8. Daire · E: 2025/1743 · K: 2026/1232 · T: 03.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk, ancak 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan davalarda dava şartı olup bu tarihten önce açılan davalar için uygulanmaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/11101 · K: 2026/10560 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Fatura karşılığı mal aldığına itiraz etmeyen ve ödeme savunmasında bulunan davalı, bu savunmayı ispat yükünü üstlenir; ödemeye konu çeklerin borçlu tarafından ve dava konusu borç için verildiği, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu kanıtlanamadıkça ödeme savunması kabul edilmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6464 · K: 2026/3308 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli tasarıma tecavüz eylemi haksız fiil niteliğinde olup, tecavüz fiilinin işlendiği iş yerinin tek başına temsile yetkili şirket müdürü, bu fiili bilerek gerçekleşmesine göz yummuşsa, tüzel kişilikten ayrı olarak kişisel sorumluluk taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6730 · K: 2026/4099 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanabilmek için kanuni süresinde verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergilerin indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarihe kadar ödenmiş olması yeterlidir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/942 · K: 2026/49 · T: 18.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
6183 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca ihtiyati haciz uygulanabilmesi için güvence altına alınacak amme alacağının gerçekten var olması gerekir; henüz iade edilmemiş bir vergi için ilk hesaplara göre üç kat vergi ziyaı cezası eklenerek oluşturulan tutar üzerinden ihtiyati haciz tesis edilemez.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/642 · K: 2026/66 · T: 18.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Görevsizlik kararı üzerine dava ticaret mahkemesine gönderildikten sonra dava şartı arabuluculuğa başvurulması, bu dava şartının tamamlanabilecek nitelikte olmaması nedeniyle davanın usulden reddini gerektirir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/5873 · K: 2026/4291 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılmasının hukuka uygunluğu, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada incelenemez.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/957 · K: 2026/64 · T: 18.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin haksız çıkan taraftan yargılama gideri olarak tahsiline kamu düzeni gereği mahkemece re'sen hükmedilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7178 · K: 2026/4330 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunun zincirleme biçimde işlenmesi hâlinde, sanığın cezasında TCK'nın 43. maddesi gereği yapılacak artırım miktarının eylem sayısına göre yeterli ölçüde belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2024/2161 · K: 2025/4031 · T: 20.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sanığın aynı mağdura karşı birden fazla hırsızlık suçu işlediğine dair beyanı bulunuyorsa, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için ilgili dava dosyalarının getirtilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E: 2025/10980 · K: 2025/19225 · T: 28.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşıma sözleşmesinde navlun bedelinden sorumlu olmayan, konşimentoda belirtilen taşıtanın borcunu üstlenmemiş gönderilen, taşıyanın gemide taşınan yük üzerindeki hapis hakkı kapsamındaki alacaklarından sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2024/4434 · K: 2025/3407 · T: 15.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hile ve tehdit hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, hile veya tehdidin varlığı ile davalının bu durumu bilerek kötü niyetle tapuyu devraldığı somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmadıkça dava kabul edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/5932 · K: 2026/4406 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye dava açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesindeki usule uyulmaması, kararın kesinleşmemesine ve TCK'nın 191/4. maddesi gereği açılacak kamu davasının dava şartının gerçekleşmemesine yol açar.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/8645 · K: 2026/11349 · T: 15.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vekâletname ile satış yetkisi alınan bir aracın bedelini tahsil eden vekilin, bu bedeli vekâlet verene ödemek yerine sahteliğini bildiği bir çek vermesi, başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edildiğini gösterir ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E: 2024/220 · K: 2026/419 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin anlaşılması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye bu husus ihbar edilmelidir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/9469 · K: 2026/11851 · T: 21.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği saptandığında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye bu durumun ihbar edilmesi zorunludur.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/9153 · K: 2026/11845 · T: 21.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında, bozma ilamında talep aşımı yapıldığı açıkça belirtilerek dava konusu edilmeyen icra dosyası hakkında karar verilmemesi gerektiği vurgulanmış olmasına rağmen mahkemenin bu hususu gözetmeden ısrarla karar vermesi bozma gereklerinin yerine getirilmemesi niteliğindedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1810 · K: 2026/3949 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmeyip değer kesinleştiğinde, bu değer ihalenin feshi davasında yeniden tartışma konusu yapılamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/3419 · K: 2026/4053 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haciz edilen malın bulunduğu yerin borçlu ile akraba/ortaklık ilişkisi bulunan üçüncü kişiye borcun doğumundan sonra devredilmiş olması, borçlu ile üçüncü kişinin mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlem yaptığını gösterir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/735 · K: 2026/3950 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış ilanında taşınmazın tamamına ilişkin yıkım kararı varmış gibi yanıltıcı bilgi verilmesi, talep ve talibi azaltıcı esaslı hata niteliğinde olup ihalenin feshi sebebidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/2492 · K: 2026/4068 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Üzerinde "malen" kaydı bulunan bonoda, bono düzenlenirken karşılığı emtianın teslim edildiği karine olarak kabul edilir ve bu karinenin aksini ispat yükü borçlu tarafa aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7206 · K: 2026/4317 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davası, senetteki tahrifat iddiası ileri sürülse de mutlak ticari dava niteliğinde olup dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/6092 · K: 2026/4300 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış sözleşmesinde teslim yerine ilişkin açık bir düzenleme ve satıcıya nakliye yükümlülüğü getiren bir hüküm bulunmuyorsa, borç konusunun doğumu sırasında bulunduğu yer olan satıcının işyeri teslim yeri olarak kabul edilir ve satıcının teslime hazır olduğunu bildirmesi halinde alıcı temerrüde düşer.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/16 · K: 2026/4333 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında taşınır mal yalnızca üçüncü kişinin elinde haczedilmişse mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olup, bu karinenin aksini ve borçlu ile üçüncü kişi arasındaki organik bağı ispat yükü alacaklıya aittir ve organik bağın varlığı için şirketlerin aynı faaliyet alanında bulunması, ortaklarının akraba olması gibi hususlar tek başına yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/781 · K: 2026/488 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murisin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket ettiği davacı tarafça kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamazsa dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/6879 · K: 2026/903 · T: 11.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın temliki mal kaçırma kastıyla değil minnet duygusuyla yaptığının anlaşılması ve muvazaa iddiasının kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamaması halinde dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/2359 · K: 2026/1867 · T: 09.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın gerçek amacının mal kaçırma olduğu davacı tarafça kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadıkça temlik geçerli sayılır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2022/269 · K: 2022/2621 · T: 30.03.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirket genel kurul kararının yasada veya esas sözleşmede öngörülen oy çoğunluğu sağlanmadan alınması halinde, karar geçerlilik kazanamayıp yok hükmündedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5741 · K: 2026/2582 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, HMK'nın 209/1 hükmü uyarınca takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için sahteliğin yaklaşık ispatını gösteren somut delil ve emarelerin bulunması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1452 · K: 2026/2851 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibinde imzaya itirazın kabulü üzerine hükmedilen para cezası, taraflarca istinaf konusu yapılmamış olsa da mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1044 · K: 2026/3766 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirket genel kurulunca seçilen bağımsız denetçinin haklı sebeple görevden alınmasına ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 399/4. maddesi uyarınca verilen kararlar kesin nitelikte değildir ve istinaf yoluna başvurulabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/122 · K: 2026/317 · T: 13.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette çağrısız genel kurul toplantısının geçerli olabilmesi için tüm ortakların toplantıda hazır bulunması gerekir; aksi halde alınan kararlar hükümsüzdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6377 · K: 2026/3169 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirketin ciddi şekilde zarara uğratılması, ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması ve sermayenin büyük kısmının kaybedilmesi, uygun alternatif çözüm bulunmadığında şirketin haklı sebeple feshini gerektirir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5517 · K: 2026/2944 · T: 13.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımda teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretim hatasından mı montaj hatasından mı kaynaklandığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı tam olarak tespit edilmeden, bu hususları açıklığa kavuşturmayan eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5740 · K: 2026/2975 · T: 14.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, davalının dava açıldıktan sonra takipten vazgeçmesi hâlinde davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulur ve ön inceleme duruşmasından önce konusuz kalması bildirildiğinde vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/5914 · K: 2026/4293 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılarak pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilmesi, malikin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylem olarak kabul edilemez ve manevi tazminat gerektirmez.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2616 · K: 2026/12575 · T: 09.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Önalım hakkına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmazda paydaşlar arasında fiili taksim yapılmış ve davacı ile satıcı paydaş belirli kısımları kullanıyorsa, bu durumun öğrenilmesine karşın önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur ve davanın reddi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2544 · K: 2026/2430 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İmar planında kamusal amaçla ayrılan ve davalı idarece hukuken el atılan arsa niteliğindeki taşınmazın bedeli, emsal karşılaştırması yöntemiyle dava tarihi esas alınarak belirlenir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2106 · K: 2026/12591 · T: 09.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Asfalt yol, stabilize yol, park gibi imalatlarla taşınmazın bir kısmına fiilen el atılması halinde, proje bütünlüğü kapsamında taşınmazın tamamına el atıldığı kabul edilerek bedelinin tamamına hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2103 · K: 2026/12651 · T: 10.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İmar planında kamu hizmet alanına (park, belediye hizmet alanı vb.) ayrılan taşınmazın uzun yıllar boyunca imar programına alınmaması ve tahsis amacının gerçekleştirilmemesi hukuki kamulaştırmasız el atma teşkil eder ve taşınmaz bedelinin emsal karşılaştırması yöntemiyle belirlenerek idareden tahsiline karar verilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2104 · K: 2026/12652 · T: 10.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Orman sınırları içinde kalan taşınmaz üzerinde zilyet tarafından oluşturulan ağaç ve diğer muhdesatın bedeli, özel mülkiyete konu olamayan bu nitelikteki yerler bakımından Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi kapsamında ödenemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2026/199 · K: 2026/480 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli markanın izinsiz kullanılmasının haksız rekabeti de oluşturduğu durumlarda, 6102 sayılı TTK yürürlüğe girdikten sonraki olaylar için yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanır, haksız rekabet hükümleri kümülatif olarak uygulanamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6856 · K: 2026/4033 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Aile konutu üzerindeki tasarruf kısıtlaması, taşınmazın aile konutu vasfını yitirdiği boşanma kararının kesinleşmesiyle hukuki dayanağını kaybeder ve bu tarihten sonra sürdürülen kullanım haksız hâle gelir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/730 · K: 2026/496 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirastan mal kaçırma amacının davacı tarafça kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması halinde dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/6802 · K: 2026/6467 · T: 28.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murise ölünceye kadar bakma yükümlülüğünü yerine getiren devralanın edindiği taşınmazların devir tarihindeki değerinin bu bakım hizmetiyle orantılı olması halinde temlikte mirasçıdan mal kaçırma amacı bulunmadığı kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1446 · K: 2026/6520 · T: 28.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murisin mal kaçırma kastıyla muvazaalı devir yaptığı somut olgularla ispat edilemediğinde dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/5275 · K: 2026/6525 · T: 29.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiralananın turizm işletme belgesi ve yangın ruhsatı için gerekli yatırım ve masrafların sözleşmeyle kiracıya yüklendiği hallerde, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle işletme ruhsatının alınamamasından kaynaklanan ciro kaybı sebebiyle kiracı, Covid-19 mücbir sebebine dayanarak kira bedelinin uyarlanmasını veya kira borcundan sorumsuzluğunu talep edemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/228 · K: 2026/3678 · T: 09.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın gerçek değeri çok düşük bir bedelle ve haklı bir nedeni bulunmaksızın taşınmazını devretmesi, bağışlama iradesinin satış sözleşmesiyle gizlendiğini ve mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıdığını gösterir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1490 · K: 2026/6531 · T: 29.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hile veya hataya dayalı tapu iptali ve tescil davasında, iradenin sakatlandığını ispat yükü davacıya aittir ve bu iddia somut, görgüye dayalı delillerle kanıtlanmadıkça kabul edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1210 · K: 2026/6013 · T: 15.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma olduğu, görünürdeki satış işlemine dayanak gösterilen senedin sahteliği ceza mahkemesince kesinleşmiş ise muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1500 · K: 2026/6532 · T: 29.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın gerçekte bağış amacıyla yaptığı taşınmaz satışını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirdiğinin tanık beyanları ve hayatın olağan akışına aykırılıklarla ispatlanması halinde, bu işlem ve sonrasındaki devirler saklı pay sahibi mirasçılar yönünden hükümsüzdür.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1870 · K: 2026/6530 · T: 29.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira sözleşmesinde artış koşulu bulunması hâlinde, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak kira tespit davasında hakkaniyete göre belirlenecek bedel bu dönemin başlangıcından itibaren uygulanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/484 · K: 2026/3681 · T: 09.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira sözleşmesinde yer alan yetki şartı, sözleşmenin tarafı olmayan veya tacir sıfatını taşımayan gerçek kişi davacıyı bağlamaz ve bu durumda dava, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2183 · K: 2026/11165 · T: 15.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin tespiti davası, yeni kira dönemi başlamadan önce açıldığında kiracının yasal süresinde sözleşmeyi sona erdirerek kiralananı tahliye etmesi, davanın konusuz kalmasına sebebiyet verme anlamına gelmez ve kiracı yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/2389 · K: 2026/3804 · T: 15.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin uyarlanmasına ilişkin uyuşmazlıklar tarafların iradelerine tabi olduğundan tahkime elverişlidir; ancak Türk Borçlar Kanunu'nun emredici kira tespiti ve artış oranı hükümlerine ilişkin talepler tahkime konu edilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/4811 · K: 2026/3820 · T: 16.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurunun dava açma süresi başlamadan önce yapılmış olması, arabuluculuk sürecinin tamamlanarak son tutanağın dava açma süresi içinde düzenlenmesi hâlinde dava şartının yerine getirilmiş sayılmasına engel olmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/2725 · K: 2026/3805 · T: 15.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Asansör kazasında, kazanın meydana geldiği tarihte henüz yönetmelikle zorunlu hale gelmemiş olan asansör iç kapısı eksikliğinden ve bakım sözleşmesinin süresinde yenilenmemesinden kaynaklanan zarardan, bu hususlarda kendisine atfedilebilir bir kusur bulunmayan yönetici ve bakım sorumlusu sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/13321 · K: 2026/10537 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılması, fazla çalışma iddiasının o oranda ispatlanamadığı anlamına geldiğinden, ödenen miktarın mahsubu sonucu bakiye alacak çıkmaması feshin haklı nedene dayandığını göstermez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/7902 · K: 2025/9759 · T: 10.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesine uygulanacak hukuku belirli bir devlet hukuku olarak öngören uluslararası anlaşma varsa, bu anlaşma 5718 sayılı Kanun'a göre öncelikli uygulanır ve feshe bağlı alacaklarda zamanaşımı, işe iade sonrası işe başlatmama suretiyle gerçekleşen fesih tarihine göre hesaplanmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/4435 · K: 2026/4080 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Gece çalışmasında işçinin yazılı onayı bulunmadıkça günlük 7,5 saati aşan çalışma fazla çalışma sayılır; olağanüstü hâl döneminde ise 4857 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca günlük 11, haftalık 45 saati aşmayan çalışma fazla çalışma olarak hesaplanamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/568 · K: 2026/998 · T: 09.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancı ülke hukukunun uygulanmasını öngören ikili devletlerarası anlaşma bulunması hâlinde, bu anlaşma hükümleri 5718 sayılı Kanun'daki hukuk seçimi ve en sıkı ilişkili hukuk kurallarının önüne geçer; ancak işe iade sonrası işe başlatmama nedeniyle gerçekleşen fesih tarihinden kaynaklanan feshe bağlı alacakların zamanaşımı başlangıcı Türk hukukuna göre belirlenir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/4439 · K: 2026/4084 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yanlış veya yersiz alındığı tespit edilen primlerin iadesinde yasal faiz, ödeme tarihinden değil primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/1340 · K: 2026/2091 · T: 25.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet alım sözleşmesinde işçilere ödenmeyen kıdem/ihbar tazminatı ve izin ücretlerinin iadesine ilişkin açık bir hüküm bulunmuyorsa, bu bedelleri uhdesinde tutan yüklenici işveren, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesince bu tutarları iş sahibine iade etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5858 · K: 2026/4038 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın gerçek bir satış iradesi bulunmaksızın taşınmazlarını düşük bedelle devrederek mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yaptığı temlikler, bağış niteliğinde kabul edilir ve miras payları oranında iptal ile tescile hükmedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1215 · K: 2026/5969 · T: 15.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çocuklar istinaf incelemesi sırasında ergin olmuşsa, bölge adliye mahkemesinin karar tarihinde bu çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/10049 · K: 2026/8010 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olaylarda affedilen veya hoşgörüyle karşılanan ya da kanıtlanamayan vakıalar kusur olarak diğer eşe yüklenemez ve kusur oranı buna göre belirlenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1081 · K: 2026/6897 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris, mirasçılarından mal kaçırma amacıyla tüm malvarlığını ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümü altında devrettiğinde bu işlem muvazaalı sayılır ve gerçek amaç olan bağış hükümlerine göre değerlendirilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1375 · K: 2026/6040 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirastan feragat sözleşmesi, imzalandığı tarihte henüz nikah akdi kurulmamış olsa da, tarafların kısa süre içinde evleneceği ve mirasbırakanın ölümü anında mirasçılık sıfatının doğacağı öngörülebiliyorsa geçerlidir ve mirasbırakanın ölümüyle hüküm ve sonuçlarını doğurur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/729 · K: 2026/392 · T: 18.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası davasında, murisin taşınmazını devrederken aldığı bedelin gerçek değerle fahiş farklılık göstermesi, alıcının ödeme gücünü ispatlayamaması ve tarafların beşeri ilişkileri birlikte değerlendirildiğinde mal kaçırma kastı tespit edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/5049 · K: 2026/6187 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasta denkleştirme ve tenkis davalarında, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/9270 · K: 2026/12295 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mahkemenin bozma kararı sonrasında önceki kararında yer vermediği yeni bir delile dayanarak veya gerekçesini değiştirerek verdiği karar, usul hukuku anlamında direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu kurulan yeni hükümdür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2026/540 · K: 2026/525 · T: 23.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinde hastaya gerçekten verilen tedavi hizmetinin faturalandırılması sırasında hekimin yurt dışında bulunup elektronik imza kullanması, hizmetin gerçeğe aykırı olduğu ve kurumun zarara uğradığı sonucunu doğurmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5873 · K: 2026/3614 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bozma ilamına uyularak verilen kararda, bozma kapsamı dışında kalan ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturan hususlar hakkında mahkemece yeniden inceleme yapılamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/3504 · K: 2026/3689 · T: 09.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tacir kiracının cezai şart bedelinin tarafların ekonomik yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğu belirlenirse, önce cezai şarttan indirim yapılıp belirlenen sonuç bedelden depozito mahsup edilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/192 · K: 2026/3740 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanma davasından feragat edilmesi hâlinde, bu davaya dayanılarak açılan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası henüz mal rejimi sona ermediğinden görülebilirlik koşulunu taşımaz ve bu dava hakkında verilen feragat nedeniyle ret kararı sonradan açılacak aynı konulu dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/401 · K: 2026/364 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmede bir edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesine bağlanan cezai şartın, satım bedeline kıyasla düşük miktarda ve satıcıyı ifaya zorlama amacı taşıdığı anlaşılıyorsa, bu ceza seçimlik değil ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/563 · K: 2026/391 · T: 18.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirerek karar verdiğinde istinaf başvurusunun esastan reddine değil, kararın kaldırılıp yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/545 · K: 2026/4090 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiracının kiralananı iddia ettiği tarihte tahliye ederek anahtarı teslim ettiğini yazılı belgeyle ispat etmesi gerekir; aksi halde kiracı, gerçek tahliye (anahtar teslim) tarihine kadar kira bedelinden ve erken fesih nedeniyle makul süre tazminatından sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5432 · K: 2026/4061 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mal rejiminin tasfiyesinde, bir eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla üçüncü kişiye yaptığı karşılıksız devir veya kazandırmalar, mal rejimi sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye eklenecek değer olarak dahil edilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/5281 · K: 2026/7924 · T: 10.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haksız fiil niteliğindeki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davalarında, zararın tam olarak öğrenilmesi bilirkişi raporunun tebliğiyle gerçekleştiğinden zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlar ve eylem cezayı gerektiriyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/263 · K: 2026/4068 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan kişinin sorumluluğunun geçerliliği için kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla belirtmiş olması şarttır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/421 · K: 2026/1495 · T: 03.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Şekle aykırı olduğu için geçersiz kalan harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, karşı tarafın sözleşmenin ifa edileceğine güven telkin etmesi üzerine diğer tarafın yaptığı ve ispatladığı masraflar, güveni boşa çıkaran sözleşmeyi yerine getirmeyen taraftan talep edilebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4542 · K: 2026/4030 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vekalet sözleşmesine dayalı tıbbi müdahalelerde tazminat sorumluluğunun doğması için kusur, zarar ve illiyet bağının birlikte bulunması gerekir ve bu unsurlardan birinin yokluğu talebin reddini gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5270 · K: 2026/4219 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mahkemenin bozma ilamına uyması halinde, o ilamda gösterilen hukuki esaslar doğrultusunda karar vermesi gerekir ve bozma kapsamı dışında kalarak usuli kazanılmış hak oluşturan hususlara yönelik temyiz itirazları incelenemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5852 · K: 2026/4318 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiralananın ileri ifa tarihli olarak kiraya verildiği ve henüz kiracıya teslim edilmediği sürekli borç ilişkisinde, kiracı ifa sürecine geçilmeden önce ortaya çıkan sözleşmeye aykırılık sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/6212 · K: 2026/4196 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taraflar arasında münferit siparişlerde uygulanacak kredi limiti ve teminat koşullarını bağlayıcı şekilde düzenleyen bir çerçeve sözleşme ya da teamül bulunmadığı takdirde, satıcının kredi limiti yetersizliği veya teminat eksikliği nedeniyle alıcının siparişini kabul etmemesi sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6793 · K: 2026/4112 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kredi genel sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza koyan kişinin sorumluluğu, taraflar arasında sonradan imzalanan yeniden yapılandırma protokolünün eski sözleşmeyi değiştirmediğini, ortadan kaldırmadığını ve yenilemediğini açıkça öngörmesi hâlinde, protokolde kefilin imzası bulunmasa bile sona ermez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/296 · K: 2026/402 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazı münhasıran kullanan paydaş, diğer paydaşların payına düşen kullanım karşılığını ecrimisil olarak öder; ancak dava dilekçesinde talep edilmeyen bağımsız bölüm için ecrimisile hükmedilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2015/6358 · K: 2017/6494 · T: 16.11.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda paydaşlar arasında ecrimisil talep edilebilmesi için intifadan men koşulunun gerçekleşmesi şart olup, kira bedeli istenmesi de intifadan men anlamına gelir ve bu husus yazılı delil olmaksızın tanıkla da ispatlanabilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2018/3918 · K: 2019/9109 · T: 16.10.2019 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Elbirliği mülkiyetine konu taşınmazı tek başına kullanan paydaş, diğer paydaşların intifadan men edilmesinden sonraki süre için miras paylarına isabet eden ecrimisili ödemekle sorumludur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2015/2515 · K: 2017/4837 · T: 02.10.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesince verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz incelemesine tabi değildir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E: 2024/8188 · K: 2026/11761 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mahkumiyete konu suçtan tutuklu kaldığı süre, hükmolunan hapis cezasından az olan kişi, CMK'nın 141/1-f maddesi kapsamında koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteyemez.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2022/9014 · K: 2026/5331 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanıp beraat eden kişinin, CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde dava açması ve koşulların oluşması halinde haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerekir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2025/8394 · K: 2026/5456 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı süresi dolmuşsa, mahkumiyet hükmü bozularak kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E: 2025/1747 · K: 2026/8657 · T: 09.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Zorunlu müdafiinin barodan kaydının silinmesi nedeniyle müdafisiz kalan sanığa, mahkemece yeniden müdafi tayini istenmeden veya kendisine vekil tutması bildirilmeden doğrudan karar tebliğ edilmesi, sanığın hak kaybına yol açtığından öğrenme tarihinden itibaren yapılan temyiz süresinde kabul edilmelidir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E: 2022/26289 · K: 2025/17809 · T: 16.06.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığı sürece, yargılama sırasında dava zamanaşımının gerçekleşmesi halinde mahkemece resen ve diğer iddialardan önce kamu davasının düşmesine karar verilmesi zorunludur.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E: 2026/1895 · K: 2026/8807 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı CMK'nın aradığı şartları taşıyor ve bölge adliye mahkemesi de bu gerekçeye dayanıyorsa, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2023/15383 · K: 2026/11792 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Suç eşyası niteliğindeki delillerin bir kısmının müsadere yerine delil olarak saklanmasına, imhası gereken örneklerin saklanmasına veya saklanması gereken örneklerin imha edilmesine karar verilmesi hukuka aykırı olup, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2025/5892 · K: 2026/5730 · T: 24.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
6292 sayılı Kanun'un 11/4. maddesinde yer alan hak sahipliği şartına ve satış bedelinin iadesine ilişkin hükümlerin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, bu hükme dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarının dayanağını ortadan kaldırır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2025/3848 · K: 2026/1786 · T: 12.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sanığa müdafii huzurunda savunma yapma hakkının tanınmaması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-h maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık hali oluşturur ve hükmün bozulmasını gerektirir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2026/3573 · K: 2026/5385 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir davada taraflar yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilir ve ıslah yoluyla dava konusu edilmeyen bir hakkın davaya dahil edilerek inceleme konusu yapılması mümkün değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6268 · K: 2026/4134 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunda, ihbar üzerine yapılan arama ve elkoyma işlemi tutanak ve diğer delillerle desteklendiğinde, salt ihbarın asılsız olduğu iddiası arama işlemini hukuka aykırı kılmaz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2024/23707 · K: 2026/9421 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunda soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan kişinin mahkeme huzurunda dinlenmemesi, suçun sübutuna etki etmediği takdirde savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde değildir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/7146 · K: 2026/11275 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren uyuşturucu ticareti suçundan yapılan kovuşturmada hükmün kurulduğu celsede zorunlu müdafiin hazır bulunmaması savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2023/18497 · K: 2026/12118 · T: 23.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 12. maddesi kapsamındaki imar uygulamasından kaynaklanan bedel artırım davalarında taşınmazın değeri, tapuya tescil tarihindeki niteliklerine göre tespit edilerek Yİ-ÜFE ile dava tarihine güncellenmelidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2770 · K: 2026/12473 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tüketici hakem heyetine başvuru sınırları içindeki alacaklarda, aynı alacak için icra takibi başlatılmış olması hakem heyetine başvuruyu derdestlik nedeniyle engellemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/5101 · K: 2026/3617 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyarlama yargılamasının konusu, kesinleşen karardaki suça lehe yasanın belirlenmesiyle sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğundan, infaz aşamasındaki uyarlama dosyası ile yargılaması devam eden dosyanın birleştirilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2025/3350 · K: 2026/2118 · T: 03.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhalenin feshi şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kesin nitelikte olup temyiz yoluna başvurulamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1674 · K: 2026/3207 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında dava konusu taşınmaz dava tarihinde dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı ise davanın bu kişiler aleyhine husumet yokluğundan reddi gerekir ve dava Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/4745 · K: 2026/6169 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün kesinleşmesinden sonra Yargıtay içtihadının değişmesi, kesinleşmiş karara yönelik kanun yararına bozma yoluna başvuru nedeni oluşturmaz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2025/4555 · K: 2026/2055 · T: 03.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tüzel kişiye yapılacak tebligatta, yetkili temsilcinin bulunmaması veya evrakı alamayacak halde olması durumu tebliğ mazbatasında belirtilmeksizin doğrudan şirket çalışanına yapılan tebligat usulsüzdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/3196 · K: 2026/3683 · T: 09.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tereke kapsamındaki bir taşınmaz üzerinde mirasçılardan biri tarafından sürdürülen zilyetlik tüm mirasçılar adına sayıldığından, mirasçılardan sadece birinin diğer mirasçıların muvafakati olmaksızın tek başına açtığı tapu iptali ve tescil davasında aktif husumet ehliyeti bulunmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/5414 · K: 2026/6183 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticaret şirketleri gibi tüzel kişilere tebligatın öncelikle elektronik yolla yapılması zorunlu olup, ancak zorunlu bir sebeple elektronik tebligat yapılamadığı hâllerde ticaret sicilindeki adrese klasik usulle tebligat çıkarılabilir ve bu adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi hükümleri uygulanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/629 · K: 2026/385 · T: 18.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tapu iptali ve tescil davasında, dava açılmadan önce dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satış yoluyla temlik edilmiş olması halinde, davanın yalnızca kadastro tespit malikine karşı yöneltilmesi pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini gerektirir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/6309 · K: 2026/6442 · T: 24.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tıbbi müdahale öncesinde hastanın aydınlatılarak onayının (onam formunun) alınmaması, müdahalede tıbbi kusur bulunmasa da hastada endişe ve üzüntüye yol açtığından idarenin manevi tazminat sorumluluğunu doğurur.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/1632 · K: 2026/247 · T: 14.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İdari eylemden kaynaklanan zararın tazmini için idareye başvuru süresi, eylemin idariliğinin kesin olarak öğrenildiği tarihten itibaren işler ve ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi bu öğrenme anını yeniden başlatmaz.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/73 · K: 2026/277 · T: 15.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Nitelikli dolandırıcılığa ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l bendi suç tarihinden sonra yürürlüğe girmişse, failin eylemi suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe sonuç doğuran basit dolandırıcılık hükmüne göre değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2026/379 · K: 2026/5304 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişinin denetim süresi içinde işlediği iddia olunan yeni suç nedeniyle açılan davanın düşme kararıyla sonuçlanması halinde, bu suç nedeniyle hükmün açıklanması şartları oluşmaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2026/3941 · K: 2026/5343 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Dolandırıcılık suçunda, sanığın aldığı para ve altınların birden fazla kişiye ait olduğunu bildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadıkça zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2025/4928 · K: 2025/15308 · T: 27.11.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Nitelikli dolandırıcılık suçunda hükme esas alınan delillerin istinaf ve temyiz mahkemelerince ayrıntılı değerlendirilip tartışıldığı ve vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığı anlaşılırsa mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2026/2319 · K: 2026/5722 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün aynen açıklanması gerekir; cezada yeniden indirim veya erteleme uygulanamaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2026/4003 · K: 2026/5344 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden denetim süresi içinde işlenen yeni suç tarihine kadar geçen süre boyunca dava zamanaşımı durur ve bu süre zamanaşımı hesabına dahil edilmez.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2026/3934 · K: 2026/5353 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yapı halindeki bir geminin sicile tescili, geminin malikinin veya maliklerinden birinin başvurusu üzerine yapılabilir ve mülkiyet iddiası ispatlanamayan tarafın tescil talebi reddedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5601 · K: 2026/2669 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sanığın yargılandığı suçu, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlediğinin anlaşılması hâlinde, kararın geri alınıp alınmayacağının takdiri bu kararı veren mahkemeye bırakılarak bildirimde bulunulması gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2022/2047 · K: 2026/11490 · T: 15.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünün İİK'nın 85. maddesinin uygulanma biçimine ilişkin işlemine yönelik şikayet üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemezken, kıymetli evrak araştırması, kilitli yer açılması ve yediemin teklif edilmemesine ilişkin işlemler İİK'nın 363. maddesinde sınırlı sayılan kesin kararlar kapsamında olmadığından bu işlemlere karşı istinaf yolu açıktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/630 · K: 2026/3319 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6519 · K: 2026/4098 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çek bedelini ödememek amacıyla sahte faturalara dayanılarak kendi şirketi aleyhine icra takibi başlatılıp itiraz edilmeden kesinleştirilmesi suretiyle hacizde öncelik kazanılması ve gerçek alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi, kamu kurumu niteliğindeki icra dairesinin vasıta kılındığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2021/33316 · K: 2026/7374 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamu zararının henüz fiilen gerçekleşmediği, borç tahsilatının yapılmadığı veya idari para cezasının tahakkuk ettirilmediği bir aşamada açılan itirazın iptali davasında, davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararı bulunmadığından dava usulden reddedilmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2025/16293 · K: 2026/6118 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında, davacının borcunu üçüncü kişiye yapılan mal satışıyla ödediği iddiasını, bu işlemde davalı adına hareket edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt veya delil bulunmadıkça ispatlamış sayılmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7054 · K: 2026/4119 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında senet lehtarının, senedin borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarına garantör sıfatıyla düzenlendiğini savunması senedin düzenlenme nedeninde talil anlamına gelmediğinden, senedin zorla ve tehditle alındığını ispat yükü davacı borçludadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7240 · K: 2026/4103 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhalenin feshi talebinde İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesinde sayılan ilgililer dışında kalan kişilerden alınması gereken nispi harç, Harçlar Kanunu kapsamında dava harcı niteliğinde olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartı değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/498 · K: 2026/370 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle takip konusu borcun tahsili istemiyle açılan ve konusu bir miktar para olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6324 · K: 2026/3218 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle belirlenen bedele, dava tarihinden itibaren yasal faiz yerine Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/280 · K: 2026/9431 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yerine, Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/16982 · K: 2026/8389 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenecek tazminata, kamulaştırma bedeline özgü olan Anayasa'nın 46. maddesindeki en yüksek faiz yerine yasal faiz uygulanır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2004/390 · K: 2004/2222 · T: 04.03.2004 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ceza mahkemesinde kesinleşmiş olarak tespit edilen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlar ve aynı konu hukuk mahkemesinde yeniden tartışılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5600 · K: 2026/2566 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bononun gerçek düzenlenme tarihinden önce tanzim edildiği; taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması, bono bedeliyle havale tutarlarının uyuşmaması ve vergi kayıtlarına geç ve sonradan düzeltme yapılarak girilmesi gibi karineler yoluyla ispatlanabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6556 · K: 2026/3309 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirketin haklı bir gerekçe göstermeden kâr elde ettiği hesap döneminde kârı dağıtmayıp tamamını yedek akçeye ayırmasına ilişkin genel kurul kararı, pay sahiplerinin kazanılmış kâr payı hakkını zedelediğinden iptal edilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6510 · K: 2026/3320 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının haklı sebebe dayalı çıkma davasında, haklı sebebin varlığı dava tarihi itibarıyla değerlendirilmeli ve davanın açılmasından sonra ortaklar arasında açılan davalar haklı sebep oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/2796 · K: 2026/3253 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Esas sözleşmenin eki niteliğindeki iç yönergede yönetim kurulu kararları için ağırlaştırılmış nisap öngörülmüşse, bu yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak kararla mümkündür ve nisaba uyulmadan alınan kararlar yok hükmündedir; buna muhalefet eden yönetim kurulu üyeleri ile pay sahipleri ticaret sicil memuru kararına itirazda ilgili sıfatını taşır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/425 · K: 2026/403 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının haklı sebeple şirketten çıkarılması için ortaklar kurulu kararı tek başına yeterli olmayıp, ortaklığın devamını çekilmez kılan haklı sebebin somut ve ispatlanmış olması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5694 · K: 2026/3173 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, ibrası oylanan üyenin kendisinin ve oy yasağı kapsamındaki ilgili diğer üyenin kullandığı oylar düşüldüğünde kalan olumlu oyların yasal nisabı sağlamaması halinde alınan ibra kararı iptal edilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5711 · K: 2026/4176 · T: 13.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bonoya dayalı icra takibinde takip tarihinden önce doğmuş karşılıklı alacak nedeniyle takas def'inde bulunulması halinde, takas sonucu ödenmiş kabul edilen borç tutarı kadar borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6009 · K: 2026/4174 · T: 13.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İmar planında kamu hizmetine ayrılan taşınmazda idarenin uzun süre pasif kalarak kamulaştırma veya takas işlemi tesis etmemesi, mülkiyet hakkının özüne dokunan kamulaştırmasız el atma oluşturur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/3691 · K: 2026/12381 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma davalarında, bölge adliye mahkemesi kararına ilişkin temyizde uygulanacak parasal kesinlik sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/831 · K: 2026/10379 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İmar planında kamusal amaçlı alana ayrılan taşınmazın uzun yıllar kamulaştırılmaması veya takas edilmemesi, idarenin pasif kalarak taşınmaza fiilen el atması anlamına gelir ve kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesini gerektirir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/3709 · K: 2026/12380 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Müdahalenin önlenmesi davasında, dava konusu taşınmazın tamamının yargılama sırasında davacı tarafından üçüncü kişiye devredildiğinin anlaşılması halinde bu talep yönünden konusuz kalma değerlendirmesi yapılması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/671 · K: 2026/10309 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin aynı fiilden kaynaklandığı hâllerde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanır ve kümülatif koruma sağlanamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/494 · K: 2026/376 · T: 18.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma davasında, el atmadan arta kalan bölümde fiilen bir değer düşüklüğü oluşmadığı hâllerde bu bölüm için değer kaybı bedeli hesaplanamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/7845 · K: 2026/12475 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli marka ve tasarım hakları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen eylemler yönünden, haksız rekabet hükümleri ile kümülatif olarak korunamaz; bu hakların ihlalinde münhasıran özel kanun olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/734 · K: 2026/377 · T: 18.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2942 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki 'sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yer' kavramı ormanları kapsamadığından, orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde oluşturulan muhdesatın bedelinin zilyede ödenmesi mümkün değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2026/157 · K: 2026/479 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve hükmü temyiz etme hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/4827 · K: 2026/6192 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası iddiasında, taşınmaz devrinin bedelinin para yerine uzun süreli bakım ve emek karşılığı olarak verildiğinin ispatlanması ve mal kaçırma kastının kanıtlanamaması halinde devir işlemi geçerli kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1287 · K: 2026/6201 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davası birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesi diğerleri hakkında da kesin yetkilidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2354 · K: 2026/12262 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesinin, toplanan delilleri serbestçe takdir ederek leh ve aleyhteki kanıtları gerekçeli biçimde değerlendirip verdiği beraat kararı, usul ve kanuna uygun olduğu sürece bozma nedeni oluşturmaz.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E: 2026/1021 · K: 2026/8768 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Murisin taşınmaz devrinde mal kaçırma iradesi bulunmayıp devir, bakım yükümlülüğünün yerine getirilmesi veya alınan bir bedel karşılığı yapılmışsa muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi kabul edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1826 · K: 2026/6437 · T: 24.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi ve devamındaki satış dosyasında taraflardan birinin adresini bildiği halde hileli biçimde gerçeğe aykırı tebligat adresi bildirmesi nedeniyle taraf teşkili usulünce sağlanmamışsa, bu işlemlere dayanılarak yapılan tescil yolsuz nitelik taşır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/952 · K: 2026/5989 · T: 15.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, eski kiracı olunması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddeleri gereğince yapılacak hakkaniyet indirimi yüzde on ile yüzde yirmi arasında olmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2017/7927 · K: 2018/4805 · T: 08.05.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, taşınmaz ve emsaller bilirkişi kurulu tarafından tek tek görülüp incelenmeden, yalnızca internet ilanlarının ortalamasına dayanan rapor hükme esas alınamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2017/3809 · K: 2018/10734 · T: 30.10.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, dava konusu taşınmaz ve emsaller bilirkişi tarafından tek tek görülüp incelenmeden, internet ilanlarının ortalaması esas alınarak hazırlanan genel ifadeli rapora göre hüküm kurulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2013/1344 · K: 2013/3127 · T: 27.02.2013 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiraya veren, süreli konut kira sözleşmesinde sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde ihtiyaç nedeniyle açtığı tahliye davasında, sağlık durumu ve taşınmaz kayıtlarıyla desteklenen gerçek, samimi ve zorunlu konut ihtiyacını tanık beyanları ile de ispatladığında tahliye kararı verilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/927 · K: 2025/6060 · T: 10.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Özel kanunlarda bir alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceğinin öngörülmesi, onu bu Kanun anlamında amme alacağına dönüştürmez; tahsil usulü bu Kanun'a tabi olsa da kanuni temsilcinin şahsi sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/724 · K: 2026/306 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sigorta şirketlerinin 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarmadığı trafik kazası sağlık hizmet bedeli prim payları, 6183 sayılı Kanun anlamında amme alacağı niteliğinde olmadığından bu alacak için şirket yöneticileri hakkında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine dayanılarak takip yapılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/721 · K: 2026/305 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazın tapu kaydında kayıtlı olduğu dönemde elde ettiği kira gelirlerini gerçek malike iade etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5875 · K: 2026/3477 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca sigorta şirketlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarmakla yükümlü olduğu prim payları, 6183 sayılı Kanun anlamında amme alacağı niteliğinde sayılamaz ve bu borçtan dolayı şirket yöneticilerinin kişisel sorumluluğuna gidilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/426 · K: 2026/304 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paydaşlardan birinin diğer paydaşların payına düşen kira gelirini kendisinde toplaması, vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olup bu alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/1880 · K: 2026/3493 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca sigorta şirketlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarmadığı prim payları özel sigorta ilişkisinden doğduğundan kamu alacağı niteliği taşımaz ve bu alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre ödeme emri düzenlenerek takibi mümkün değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5539 · K: 2026/3486 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet tespiti davalarında kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır ve çalışma olgusu, işveren ile komşu/bordro tanıklarının beyanları, kurum kayıtları ve tüm yan delillerin birlikte değerlendirilmesiyle ispatlanabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/637 · K: 2026/369 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkta Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşma belli bir ülke hukukunun uygulanmasını öngörmüşse, 5718 sayılı Kanun'daki hukuk seçimi ve iş sözleşmesine uygulanacak hukuka ilişkin hükümler devre dışı kalır; ayrıca kesinleşen işe iade kararı sonrasında işçinin işe başlatılmaması üzerine gerçekleşen fesih tarihi esas alınarak feshe bağlı…
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/4434 · K: 2026/4079 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, davalı en geç cevap dilekçesi veya ön inceleme duruşmasında yabancı hukukun uygulanmasına itiraz etmezse ve taraflar hukuk seçiminde anlaşmamışsa Türk hukukunun zımnen seçildiği kabul edilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1681 · K: 2026/1917 · T: 03.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin iş sözleşmesi emekliliğe hak kazanması sebebiyle kanundan kaynaklanan zorunlu nedenle sona erdiğinden, işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1705 · K: 2026/4863 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesine uygulanacak hukuku belirleyen bir uluslararası anlaşma varsa, bu anlaşma hükümleri 5718 sayılı Kanun'a göre öncelikle uygulanır ve feshe bağlı alacaklarda zamanaşımı, işe iade sonrası işe başlatmama suretiyle gerçekleşen fesih tarihine göre hesaplanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/5145 · K: 2026/4064 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde, yani işçinin istifası veya haklı fesih nedeniyle sona erdiğini ispat yükü işverene aittir ve bu ispat sağlanamazsa işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/2216 · K: 2026/4865 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Adi ortaklığın tasfiyesi davasında yargılama sonucunda belirlenen değer, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla ise bu fark üzerinden nispi karar ve ilam harcı tamamlanmadan davaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4777 · K: 2026/4420 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, davacının kabul ettiği ve davalının itiraz etmediği sürekli iş göremezlik oranı usuli kazanılmış hak oluşturur ve hesaplamada bu oranın esas alınması gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/740 · K: 2026/10262 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazası sonucu oluşan bedensel zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde, işverenin gözetim ve denetim yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle oluşan kusur ve zarar miktarı somut olayın özellikleri ve ispat kurallarına göre belirlenir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/772 · K: 2026/10441 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusundan feragat eden taraf, Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etmediği yönler kesinleştiğinden bu yönlerden temyiz hakkını kaybeder.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/587 · K: 2026/7397 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Karşılıklı boşanma davasında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda bir taraf ağır, diğeri az kusurlu ise taraflar eşit kusurlu sayılamaz ve az kusurlu taraf yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/961 · K: 2026/6939 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinin iptali davasında nüfus kaydındaki soybağının gerçeğe aykırı olduğu iddiası, yeterli ve somut delillerle ispat edilmedikçe kabul edilmez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4431 · K: 2026/3133 · T: 11.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesi kararının bir kısmına karşı istinaf yoluna başvurmayan taraf, bu kısım kesinleştiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı o yönden temyiz hakkına sahip değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1375 · K: 2026/7400 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakan tarafından yapılan temlikin bağış (hibe) niteliğinde olduğu durumlarda bu işlem 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında muris muvazaası olarak değerlendirilemez ve tenkis talebi ancak kazandırmanın saklı payları aşması halinde kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/812 · K: 2026/6185 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırma kastıyla gerçek satış amacı olmaksızın yaptığı temlikler, bakım ya da hizmet karşılığı gösterilse de bu edimlerle orantısız ise muvazaalı kabul edilerek iptal edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1371 · K: 2026/6198 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İnternet yayını yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan tazminat davasında, zararın meydana gelme ihtimali bulunan yer mahkemesinde dava açılması haksız fiilden doğan davalarda yetkiye ilişkin genel kurala uygundur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/3793 · K: 2026/12290 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası veya tenkis talebinde, tasarrufun karşılıksız yapıldığı ya da saklı payı etkisiz kılma amacı taşıdığı davacı tarafça ispatlanmadıkça tapu iptali ve tenkis isteminin reddi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/4222 · K: 2026/6199 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra enflasyon ve döviz kurlarındaki genel ekonomik dalgalanmalar, sözleşmeye bağlılık ilkesinin istisnası olan uyarlama şartlarını kendiliğinden oluşturmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4944 · K: 2026/1947 · T: 07.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak haklarından feragat edildiğinin kabulü için, feragat beyanının bu hususu açık ve kesin biçimde kapsaması gerekir; boşanmanın fer'î niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin genel ifadeler bu nitelikte feragat sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/354 · K: 2026/267 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmede dönem için sabit fiyat kararlaştırılmış olmasına rağmen tedarikçinin tek taraflı olarak daha yüksek fiyatlı yeni bir tarife teklif etmesi ve karşı tarafın bunu kabul etmemesi üzerine sözleşmeyi feshetmesi haksız fesih niteliğindedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4927 · K: 2026/2798 · T: 05.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmenin TBK 138. madde uyarınca uyarlanabilmesi için öngörülemeyen olağanüstü durumun ortaya çıkması yetmez, bu durumun ifayı dürüstlük kuralına aykırı şekilde güçleştirmesi ve işlem temelinin çökmesi de aranır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4932 · K: 2026/1946 · T: 07.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İnançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında inanç sözleşmesinin varlığı ancak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile ispat edilebilir, bu deliller yoksa tanık dinlenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/2001 · K: 2026/3463 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan gecikme cezası niteliğindeki cezai şart yalnızca sözleşmede kararlaştırılan dönem için geçerli olup, sonraki döneme ilişkin zarar mahalli rayiç kira bedeline göre hesaplanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/494 · K: 2026/2858 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, mal rejiminin sona erdiği tarihte eş adına kayıtlı olan ve kişisel mal olduğu ispatlanamayan taşınmaz katılma alacağına esas alınır; taşınmazın sonradan üçüncü kişiye devredilmesi bu sonucu etkilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/2599 · K: 2026/4885 · T: 30.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Eser sahibinin, işin tesliminden önce gecikme cezası talep etme hakkını saklı tuttuğuna ilişkin yazılı beyanda bulunması halinde, geçici kabulün itirazsız yapılması cezai şart talep hakkını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/2796 · K: 2026/2012 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
7571 sayılı Kanun ile değişen TMK'nin 734. maddesi uyarınca önalım bedelinin belirlenmesinde, değişiklikten sonra açılan davalarda dava tarihi, değişiklik yürürlüğe girdiğinde derdest olan davalarda ise değişikliğin yürürlük tarihi esas alınır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/2386 · K: 2026/575 · T: 04.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
7571 sayılı Kanun ile değişik TMK'nin 734. maddesi uyarınca önalım bedeline esas rayiç değer, değişiklik sonrası açılan davalarda dava tarihine, değişiklik öncesi açılmış ve derdest davalarda ise değişikliğin yürürlük tarihine göre belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/5955 · K: 2026/1328 · T: 09.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde, sözleşmede bağımsız bölümlerin arsa sahibi veya yüklenici sıfatıyla tescil edileceğine ilişkin açık bir ayrım yapılmamışsa, tapu kaydındaki sıfat esas alınarak bu kayda iyiniyetle dayanan üçüncü kişilerin kazanımları korunur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/3619 · K: 2026/2964 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin kefilin kendi el yazısıyla yazılmaması halinde sözleşme geçersizdir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5059 · K: 2026/2474 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiracının kira sözleşmesini haklı nedenle ileriye etkili feshetmesi halinde, sözleşme kapsamında yaptığı ve kiralanandan zarar vermeden sökülüp götürülemeyen harcamalarından oluşan menfi zararını, tahliye sonrası kalan süreyle orantılı olarak kiraya verenden talep edebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4741 · K: 2026/4335 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu eş yararına hükmedilecek maddi ve manevi tazminat miktarı; tarafların ekonomik-sosyal durumu, kusur derecesi, evlilik süresi ve paranın alım gücü dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/453 · K: 2026/353 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa karşı ileri sürülen takas savunmasına dayanak gösterilen ödemeye ilişkin belgenin içeriği tutarsız ve alacağı ispata yeterli değilse takas talebi kabul edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2176 · K: 2026/2946 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Müteselsil kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğu hususu kefilin kendi el yazısıyla belirtilmedikçe sözleşme geçerli olmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/3034 · K: 2026/2247 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmede devir bedelinin sahadan fiilen çıkarılan maden miktarına göre oranlanarak belirleneceği kararlaştırılmışsa, kömür henüz çıkarılmadan açılan borçsuzluk tespiti ve fazla ödemenin istirdatı davası erken açılmış olur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6083 · K: 2026/4105 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir bilgisayar programının ve web sitesinin çalışma prensibi, veri işleme yöntemi ve içerik kullanım biçimi sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde özgün ise, bu unsurların yetkisiz kullanılması haksız rekabet oluşturur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6453 · K: 2026/4089 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaz satışında satış ilanının hissedarlara tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, bu sebebe sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarlar dayanabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2015/13418 · K: 2015/18151 · T: 29.06.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Alacaklının yasal süresi içinde satış talebinde bulunmaması nedeniyle icra müdürünün haczi kaldırmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, bu işlem nedeniyle Devletin İİK m. 5 uyarınca tazminat sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2019/2583 · K: 2021/4061 · T: 01.07.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra takibine ilişkin tebligat ve haciz işlemleri usulüne uygun yapılmışsa, icra memuruna atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından İİK m. 5 uyarınca Devletin sorumluluğuna hükmedilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2010/5528 · K: 2011/7341 · T: 22.06.2011 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ve miktarına bakılmaksızın adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E: 2024/6190 · K: 2026/11529 · T: 17.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haksız tutuklama nedeniyle el konulan silahın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi halinde, idarece silah veya rayiç bedelinin iade edilip edilmediği araştırılmadan ve el koyma anındaki rayiç değer tespit edilmeden maddi tazminata hükmedilemez.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2022/8125 · K: 2026/6870 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan kurum davadan haberdar edilmeden ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kendisine tebliğ edilmeden verilen kararlar usulsüz kesinleşmiş sayılır ve bu durumda dava zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2026/3674 · K: 2026/6869 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anayasa Mahkemesi'nin müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine karar vermesi üzerine yapılan yargılamanın yenilenmesinde, usuli işlemlerin kanuna uygun ve eksiksiz yapıldığı, delillerin hukuka uygun elde edildiği belirlenirse önceki mahkumiyet hükmü onanabilir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E: 2025/6143 · K: 2025/28675 · T: 11.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yargılama sürecinde ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği hâllerde gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2024/23646 · K: 2026/9444 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, önceki mahkumiyet yargılamanın yenilenmesi yoluyla iptal edilip beraat kararı verilmişse, ödenen adli para cezası ile gözaltı/tutuklulukta geçen süre esas alınarak hak ve nesafet ilkesine uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2025/7835 · K: 2026/6859 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cezasının alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlardan yargılanan sanığın zorunlu müdafiliği, soruşturmadan hükmün kesinleşmesine kadar kovuşturmanın tüm evrelerinde, istinaf aşaması dahil olmak üzere kesintisiz devam eder.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E: 2022/23903 · K: 2026/3994 · T: 26.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunda, ele geçen maddenin parçalı halde bulunması ve kullanım sınırının üzerinde olmasının yanı sıra kan ve idrar tahlillerinde uyuşturucuya rastlanmaması, sanıkların maddeyi satış amacıyla bulundurduklarına dair kabulü destekler.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2025/4450 · K: 2026/9729 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdir raporunun borçluya usulsüz tebliğ edilmiş olması, borçlu bu duruma satış ilanının tebliği ile muttali olup yasal yedi günlük sürede itiraz etmediği takdirde, tek başına ihalenin feshi sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2016/631 · K: 2016/7057 · T: 10.03.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle tazminat davasında, alacaklı vekilinin usulsüzlüğü icra dosyasından öğrendiği tarihte illiyet bağı kesilir ve sonraki zarardan tebligatı yapan kurum sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2016/3200 · K: 2016/5711 · T: 27.04.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, ceza mahkemesinin kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığından maddi olgu yönünden hukuk hâkimini bağlamaz; hukuk hâkimi illiyet bağını ve kusuru kendisi değerlendirmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2021/380 · K: 2022/975 · T: 21.06.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhale konusu malın satılacağını öğrenen borçlunun, satış ilanının kendisine usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istemesi gerekir, aksi halde talep süre yönünden reddedilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2020/2515 · K: 2020/3371 · T: 01.06.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasının devamı sırasında dava konusu borcun ödendiğinin anlaşılması halinde dava talep olmaksızın kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2021/828 · K: 2021/565 · T: 04.10.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Senede dayalı menfi tespit davasında icra hukuk mahkemesinde alınan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, dar yetkili bu mahkemenin kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından genel yetkili mahkemede kesin delil sayılamaz ve bu rapora dayanılarak karar verilemez.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/17631 · K: 2018/2274 · T: 24.04.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünce gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi halinde, zararın tazmininden PTT değil, icra memurunu istihdam eden Devlet (Hazine) sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2023/5243 · K: 2024/3446 · T: 31.10.2024 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra dosyasında vekili bulunmayan borçluya satış ilanının satıştan makul süre önce bizzat ve usulüne uygun tebliğ edilmiş olması halinde, bu husus ihalenin feshi sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2022/974 · K: 2022/4352 · T: 04.04.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğü görevlilerinin haciz talebini makul süre içinde işleme almayarak taşınmazın üçüncü kişiye devrine yol açması hâlinde, bu kusurlu işlem ile alacaklının zararı arasındaki illiyet bağı nedeniyle Devlet İİK m.5 uyarınca sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4186 · K: 2026/1130 · T: 02.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış kararında menkul mal ihalesine ilişkin satış ilanının sadece bilgi amaçlı tebliğ edileceği belirtilmişse, borçlu bu tebligatın usulsüzlüğünü ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2017/1938 · K: 2017/12092 · T: 09.10.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilen menkul malların taraflar huzurunda düzenlenen tutanakla usulüne uygun şekilde yediemine teslim edildiği ve icra memurunun kusurlu bir işleminin bulunmadığı hâllerde, malların yedieminin elinde kaybolmasından dolayı Devletin tazminat sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2024/2295 · K: 2025/1406 · T: 06.03.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürünün ihaleyi resen kaldırma yetkisi, taşınmazı alanın ihale bedelini süresinde ödememesi hâliyle sınırlı olup, tebligat usulsüzlüğü gibi hususları inceleyerek ihaleyi iptal edemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2014/16815 · K: 2015/1899 · T: 23.02.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihbari bilgi üzerine durdurulan araçta yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddenin ticari amaçla bulundurulduğuna ilişkin kanaatin, sanığın ortaklaşa temin beyanı ve dosya kapsamındaki delillerle desteklenmesi halinde uyuşturucu madde ticareti suçunun sübuta erdiği kabul edilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2025/7036 · K: 2026/9482 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşması için sanığın örgütle organik bağ kurarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğunun kesin ve şüpheden uzak delillerle kanıtlanması gerekir; örgüt iltisaklı kuruma üyelik, şüphelilerle aynı tarihte konaklama veya sohbet toplantısına dinleyici katılım tek başına örgüt üyeliğini değil sempatiyi gösterir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E: 2026/5906 · K: 2026/15313 · T: 07.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Direnme kararının temyiz incelemesi sırasında uyuşmazlığı doğrudan etkileyecek nitelikte yeni bir kanun hükmü yürürlüğe girerse, Hukuk Genel Kurulu işin esasını incelemeden dosyayı bu yeni duruma göre değerlendirilmek üzere Özel Daireye gönderir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2026/324 · K: 2026/425 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemlerinde geri alma yetkisine ve satış bedelinin kanuni faiziyle iadesine dayanak oluşturan hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, bu düzenlemeye dayalı tapu iptali ve tescil talepleri hukuki dayanaktan yoksun kalır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2025/74 · K: 2026/1789 · T: 12.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda arama ve elkoyma işleminin usule uygun yapılması halinde elde edilen deliller hükme esas alınabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/7131 · K: 2026/10666 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunda ilk derece ve istinaf mahkemelerinin delil değerlendirmesi, suç vasfının tayini ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması yönündeki takdirlerinde isabetsizlik bulunmadıkça temyiz incelemesinde bozma nedeni oluşturmaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/7359 · K: 2026/10613 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket pay sahibinin dolaylı zarara dayalı tazminat talebini ıslah yoluyla şirkete ödenmek üzere talebe dönüştürmesi halinde, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ıslah tarihine göre değerlendirilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/3996 · K: 2026/4169 · T: 13.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Aynı taraflar arasında aynı taşınmaza ilişkin kullanım kadastrosuna itiraz davasının kesinleşen reddi, sonradan açılan tescil davası için kesin hüküm oluşturur ve bu davanın da reddi gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2026/1120 · K: 2026/2072 · T: 30.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımlarda malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcının bu durumu iki gün içinde, belli değilse incelemeyi müteakip sekiz gün içinde satıcıya ihbar etmesi gerekir ve bu süreye uyulduğunu ispat yükü alıcıya aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/4745 · K: 2026/2054 · T: 15.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonucunda doğan tazminat talebinin reddine karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmaması halinde, bu husus artık usuli kazanılmış hak oluşturur ve tekrar talep edilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6456 · K: 2026/4094 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaza kamulaştırma işlemi uygulanmış ve ilgililer tezyid-i bedel davası açarak bedel artırımı almışsa, kamulaştırma kesinleşmiş olup aynı taşınmaz için kamulaştırmasız el atma davası açılamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/1828 · K: 2026/12299 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vergi kaçakçılığı suçunda tarh edilen verginin hüküm tarihinden önce ödenmiş olması halinde, soruşturma evresindeki ödemeler için öngörülen etkin pişmanlık indirimi uygulanmalıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2025/3351 · K: 2026/2808 · T: 24.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tebligat sırasında muhatabın adreste bulunmama sebebini bildiren komşu, yönetici veya kapıcının açık kimliği tebliğ mazbatasında gösterilmediği takdirde yapılan tebligat usulsüzdür.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E: 2025/7373 · K: 2026/3918 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yargılamanın iadesi talebiyle birlikte istenen ihtiyati tedbir ve icranın durdurulması talebi, aynı hususun daha önce ayrıntılı ve gerekçeli bir ek kararla değerlendirilmiş olması hâlinde yeniden incelenmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/9154 · K: 2026/6515 · T: 14.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davasında murisin mal kaçırma kastı, tenkis davasında ise saklı payı ihlal kastı davacı tarafça ispatlanmadıkça talep kabul edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/3376 · K: 2026/6068 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Aynı takvim yılı içinde menfaat karşılığında sahte fatura düzenleyip bunu başkasının vergisel işlemde kullanması ile başkası tarafından düzenlenen sahte faturanın vergisel işlemde kullanılması eylemleri, vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketleri olup kül halinde tek ve zincirleme suç oluşturur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E: 2026/3866 · K: 2026/4318 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, bakılmakta olan davalarda uygulanması gerektiğinden, teminat tutarının tahakkuk ettirilerek 6183 sayılı Kanun uyarınca takibini öngören hükümlerin iptaliyle bu hükümlere dayanılarak düzenlenen ödeme emri, tesis edildiği tarihte hukuka uygun olsa bile sonradan hukuka aykırı hale gelir.
Danıştay 9. Daire · E: 2024/3868 · K: 2025/5748 · T: 15.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Serbest muhasebeci mali müşavirin, muhasebeciliğini yaptığı mükellefin sahte belge düzenleme fiiline doğrudan iştirak ettiğinin kesinleşmiş yargı kararları ve somut tespitlerle ortaya konulması halinde, doğan vergi ziyaı kamu alacağından asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması hukuka uygundur.
Danıştay 9. Daire · E: 2025/5683 · K: 2025/5839 · T: 17.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hastaya uygulanan tıbbi müdahaleler ve ameliyatlar öncesinde komplikasyonların açıkça izah edildiği aydınlatılmış onamın alınıp alınmadığının araştırılmadan manevi tazminat talebinin reddedilemeyeceği.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/1686 · K: 2026/332 · T: 04.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Manevi tazminat davasının kısmen reddi halinde, Anayasa Mahkemesi'nin bu davalar yönünden HMK m. 326/2'yi iptal etmesi nedeniyle reddedilen kısım için davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez.
Danıştay 8. Daire · E: 2025/3593 · K: 2026/983 · T: 23.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arabuluculuk anlaşma belgesinde taraflarca kararlaştırılan taksitlerin öngörülen vadede ödenmemesi hâlinde alacaklıya ödenen tutarları mahsup ederek alacağın tamamını talep etme hakkının tanınmış olması, anlaşılan hususlar hakkında yeniden dava açma yasağını ihlal etmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/499 · K: 2025/329 · T: 21.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tacirler arasında nispi ticari davalardan olan ecrimisil alacağına ilişkin davanın dava şartı olarak arabulucuya başvurulmadan açılması usulden reddi gerektirir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/3061 · K: 2026/3061 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca belgesiz akaryakıt bulundurma nedeniyle özel tüketim vergisi tarhiyatı, yalnızca lisanslı ithalatçı veya rafinericilerle sınırlı olmayıp akaryakıt bayileri ile diğer gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri adına da yapılabilir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/333 · K: 2026/3 · T: 19.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerliliği alacak davasında ön sorun olarak incelenir ve bu hususta ayrı hüküm kurulması, temyiz kesinlik sınırının alacak miktarına göre belirlenmesini değiştirmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/4288 · K: 2025/4730 · T: 22.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çeki elinde bulundurana karşı açılan çeklerin istirdatı davasında, davadan önce arabulucuya başvurulmaksızın dava açılması hâlinde dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/4038 · K: 2026/3030 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Fiili veya kaydi envanter sırasında Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli listedeki malların belgesiz bulundurulduğunun tespiti halinde, bu malları belgesiz bulunduran kişinin özel tüketim vergisi mükellefi olması şartı aranmaksızın, akaryakıt bayii dahil her türlü gelir ve kurumlar vergisi mükellefi adına özel tüketim vergisi tarhiyatı ve vergi ziyaı cezası uygulanabilir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/335 · K: 2026/2 · T: 19.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, davalı tarafın ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesine dayanarak dava açılamayacağını savunması halinde, mahkeme bu anlaşma belgesinin geçerliliğini ön sorun olarak inceleyip değerlendirmeden davanın esasına girilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2022/15677 · K: 2025/9369 · T: 16.06.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Evli kişinin eşinin açık rızası olmaksızın kefil olduğu kefalet sözleşmesi geçersizdir ve kefil ile asıl borçlu arasındaki akrabalık veya birlikte iş yapma ilişkisi bu geçersizliğe dayanmayı dürüstlük kuralına aykırı kılmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6288 · K: 2026/3053 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hırsızlık suçunda, sanığın mağdurdan birden fazla kez eşya çaldığına dair iddianame, tanık beyanı veya başkaca delil bulunmadığı takdirde zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza artırılamaz.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E: 2023/18971 · K: 2026/610 · T: 15.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Geminin satışına ilişkin sıra cetvelinde alacakların doğum tarihi itibariyle uygulanacak Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre gemi alacaklısı hakları ve bunların öncelik sırası belirlenmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/2732 · K: 2025/3316 · T: 08.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli hâle gelmesi için failin mağdurla iletişimi bilişim aracılığıyla kurması gerekir; mağdurun faili salt telefonla araması bu nitelikli unsuru oluşturmaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2026/539 · K: 2026/6800 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık hakkında, denetim süresi içinde işlenen yeni bir suç nedeniyle ihbarda bulunulduğunda, ihbara konu suçun da yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olması hâlinde, önceki hükmün açıklanabilmesi için bu durum tek başına yeterli olmaz; sanığın denetim süresinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığının araştırılması gerekir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E: 2024/10828 · K: 2026/12556 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bölge adliye mahkemesinin 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan haller dışında dosya üzerinden bozma kararı vermesi hukuka açık ve ağır aykırılık oluşturur ve hükümsüzdür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E: 2023/25932 · K: 2026/1514 · T: 03.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Gemi adamının deniz kazasında ölümünden kaynaklanan alacak, gemi alacağı hakkı doğurur ve bu alacağa dayalı ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşmemiş olsa da sıra cetvelinde pay ayrılmasını gerektirir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/552 · K: 2026/707 · T: 25.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmemesi nedeniyle ortadan kalkıp dava düşme kararı kesinleştiğinde, bu karara yönelik itirazın reddine dair mercii kararının kanun yararına bozulmasında hukuki yarar bulunmaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2025/5127 · K: 2026/10751 · T: 08.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunda, hükümde zincirleme suç hükümleri uyarınca yapılan artırımın maddi hata sonucu 'indirim' olarak yazılması, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bir hata olup Yargıtay tarafından düzeltilerek hükmün onanmasını gerektirir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2025/4127 · K: 2026/1134 · T: 05.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sıra cetveline muvazaa nedeniyle itiraz davasında, davalı alacaklının borçlu ile ipotek tarihinden önce başlayan ticari ilişki, fatura, irsaliye ve cari hesap kayıtlarıyla gerçek ve muaccel bir alacağının bulunduğunun kanıtlanması halinde ipoteğin muvazaalı olduğu ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1829 · K: 2026/2218 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra satışında usulüne uygun ihale edilen ve haczi kabil olmadığı ispatlanamayan taşınmaz için şikayet veya ihalenin feshi davası açılmadan yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali davası açılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/4590 · K: 2026/4315 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilmezlik şikâyetinin incelenmesinde, haczin konulduğu tarihte elektronik satış uygulaması henüz başlamamışsa satış isteme süresi 7343 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki altı aylık süre esas alınarak belirlenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/707 · K: 2026/280 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Götürü bedelli eser sözleşmesinde iş kalemlerine ilişkin ayrı pursantaj tablosu bulunmuyorsa, iş bedeli bilirkişi incelemesiyle belirlenen işin tamamlanma oranına göre hesaplanır ve menfi tespit davasında İİK m. 72 uyarınca taraflar lehine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/504 · K: 2026/2961 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasında bulunan kişinin, lehine iddiada bulunulan üçüncü kişiyi temsile yetkili olmadığının anlaşılması halinde geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından, bu iddiaya karşı açılan istihkak davasında hukuki yarar yoktur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/108 · K: 2026/2941 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedini ciro yoluyla devreden kişi, aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde bildirmez veya aldığı bedeli geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır ve bu süre geçtikten sonra menfi tespit davası açamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5275 · K: 2026/4121 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstinaf başvurusunda bulunmayan taraf, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını temyiz edemez; aksi hal istinaf aşamasını devre dışı bırakır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/4015 · K: 2026/4989 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Müteselsil kefil, imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/2663 · K: 2026/4173 · T: 13.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirkette olağan genel kurul toplantısının kanunda öngörülen üç aylık sürede yapılmaması, tek başına genel kurul kararlarının iptalini gerektiren bir sebep teşkil etmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5004 · K: 2026/2348 · T: 27.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satıma konu malların ayıplı çıkması ve alıcının bu durumu süresinde satıcıya bildirmesi hâlinde, satıcı malların teslimine kadar geçen süredeki ayıp nedeniyle oluşan zarardan ve imha masraflarından sorumludur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/2041 · K: 2025/7105 · T: 27.11.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette haklı sebeple fesih talebinde, ticari hayatın devamlılığı ilkesi gereği mahkeme şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme hükmedebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1605 · K: 2026/1454 · T: 11.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette ortağın ölümüyle esas sermaye payı mirasçılara genel kurul onayına gerek olmaksızın geçse de, bu pay üzerinde iştirak (elbirliği) mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe mirasçılar payla ilgili yönetim ve oy haklarını birlikte kullanmak zorundadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5302 · K: 2026/2396 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliği, eksik soruşturma bulunması halinde itirazı reddetmek yerine soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2026/389 · K: 2026/4205 · T: 20.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satım sözleşmesinde ayıp iddiasına dayalı tazminat davasında, davaya konu malın davalıdan satın alınan mal olduğunun davacı tarafından somut ve bağlayıcı delillerle ispatlanması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/652 · K: 2025/805 · T: 10.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi, genel kurula usulsüz davet edilmesi ve uzun süre kâr dağıtımı yapılmaması, ortağın şirketten haklı sebeple çıkma hakkını doğurur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/3651 · K: 2026/1928 · T: 13.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilmişse, bu dava arabulucuya başvurulduktan sonra yeniden açılan davaya göre derdest sayılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5483 · K: 2026/2281 · T: 21.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli markanın tescil edildiği şekilden farklı olarak, tanınmış bir markayla karıştırılmaya yol açacak biçimde hakim unsur öne çıkarılarak tabela, broşür ve menüde kullanılması haksız rekabet teşkil eder.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/779 · K: 2026/2274 · T: 21.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenecek tazminata, yasal faiz yerine dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/18008 · K: 2026/9522 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paylı mülkiyette taşınmazın satış öncesinden itibaren paydaşlar arasında fiilen taksim edilmiş ve her paydaşın belirli bir kısmı kullanıyor olması hâlinde, bu kısma isabet eden payın satılması üzerine yasal önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/1830 · K: 2026/2521 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Şirket ortağının ayrılıp aynı sektörde kurulan rakip şirkete geçerken eski şirketin kalifiye çalışanlarını kısa süre içinde transfer etmesi ve şirkete tahsisli telefon hatlarının bu çalışanlarla birlikte rakip şirkete taşınması, dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak haksız rekabet teşkil eder.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5339 · K: 2026/2261 · T: 21.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İçme suyu havzasında kısa mesafeli koruma alanında kalıp fiilen kullanımına engel olunmayan taşınmaz yönünden kamulaştırmasız el atma davası adli yargıda değil idari yargıda görülür.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/18027 · K: 2026/9419 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmenin geçersizliği nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilecek para alacaklarında da Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca munzam zarar talep edilebilir ve munzam zararın hesabında yüksek enflasyon dönemlerinde somut ispat şartı aranmaksızın soyut yöntem uygulanabilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/172 · K: 2026/2155 · T: 18.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Distribütörlük sözleşmesi devam ederken distribütörün, sözleşme kapsamındaki markalı ürünlerin satışı ve tanıtımı amacıyla marka adını alan adında ve sosyal medya hesabında kullanması, marka sahibinin bilgisi ve rızasına dayanıyorsa marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/4693 · K: 2026/2404 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Marka tescilinin kötüniyetli sayılabilmesi için başvuru sahibinin markayı kullanma niyeti olmaksızın rakiplerine karşı kullanma, marka stoklama ya da marka ticareti yapma gibi hallerden en az birinin somut olarak tespit edilmesi gerekir; salt önceki tescilli markadaki harflerin yerinin değiştirilmesi bu sonucu doğurmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6170 · K: 2026/3050 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan temlikte, temlik konusu taşınmazın değeri ile diğer mirasçılara verilenler arasında aşırı fark bulunması, temlik döneminde devralanın gerçek bir bakım ihtiyacının olmaması ve mirasbırakanın diğer mirasçılarla husumeti birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin miras hakkından mal kaçırma amacıyla muvazaalı yapıldığı kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/6411 · K: 2026/4334 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiracının, kiralananı mevcut haliyle kabul ederek imzaladığı yenileme sözleşmesi bulunması ve salt zarara uğradığının belirlenmesi tek başına yeterli olmaması durumunda, kira sözleşmesinin uyarlanması ve ayıp nedeniyle bedel indirimi talep edilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5871 · K: 2026/2586 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin uyarlanması davasında, kira bedelindeki artışın öngörülemeyen olağanüstü bir gelişmeden kaynaklandığı ve aşırı ifa güçlüğü koşullarının oluştuğu ispatlanamadıkça uyarlama talebi kabul edilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5800 · K: 2026/2841 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tapulu taşınmazın resmi şekilde düzenlenmeyen adi yazılı satış vaadi sözleşmesi geçersiz olup, geçersiz sözleşme uyarınca ödenen bedel denkleştirici adalet ilkesi gereğince ifa imkansızlığının doğduğu tarihteki alım gücüne göre iade edilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5833 · K: 2026/2977 · T: 12.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe iade davasını kazanan işçinin, işe başlatılmama nedeniyle boşta geçen süreye ilişkin olarak işveren aleyhine ayrıca hizmet tespiti davası açması mümkün değildir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/19403 · K: 2026/6171 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Aynı yargı çevresindeki bağlantılı davaların birleştirilmesi hâlinde her bir dava bağımsızlığını korur ve kanun yolu bakımından kendi karar tarihine göre ayrı ayrı istinaf veya temyiz incelemesine tabi olur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1966 · K: 2026/2136 · T: 14.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Şirket temsilcisinin prim borçlarından dolayı ödeme emri ile takibinde, sorumluluk temsil ve ilzama yetkili olduğu döneme özgülenmeli, idari para cezaları cezaların şahsiliği ilkesi gereği dışlanmalı ve ay ay hesaplama yapılmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/17029 · K: 2026/5346 · T: 22.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet tespiti davasında, sigortalının işyerinde imzaladığı sözleşmelerin varlığı yeterli olmayıp fiilen ve gerçek anlamda çalışıldığının tanık beyanları ve diğer delillerle ispat edilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/19195 · K: 2026/6357 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağı ve müdürü, yalnızca ortaklık ve müdürlük sıfatının devam ettiği döneme ait prim borçlarından sorumlu olup, bu borçlara ilişkin ödeme emrine karşı açılan iptal davası 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki süre ve zamanaşımı kurallarına tabidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/15998 · K: 2026/5328 · T: 22.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kurum denetim elemanlarınca çalıştıkları re'sen tespit edilen sigortalılara ait prim borcunun iptali istemli davalarda, sigortalılığın gerçekliği hâkim tarafından resen araştırma ilkesi çerçevesinde tüm delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/15019 · K: 2026/5708 · T: 27.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet tespiti davasında, birden fazla davalı işveren söz konusu olduğunda davacının hangi dönemde hangi şirket işçisi olarak ne kadar süre çalıştığı açıklattırılıp ilgili sözleşme ve belgeler celp edilerek karar verilmelidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/20488 · K: 2026/7764 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığında, ürün bedelinden %1 tevkifat yapılması tescil işlevi görür ve tevkifatın Kuruma intikal etmemesi sigortalılığın kabulüne engel değildir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/17958 · K: 2026/7768 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşveren tarafından düzenli olarak tutulan puantaj kayıtları yazılı delil niteliğinde olup, bu kayıtlara dayanılarak hesaplanan fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarında hakkaniyet indirimi uygulanmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1024 · K: 2026/2756 · T: 26.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Minibüs durağında kahyalık (değnekçilik) yapan kişinin ücretini durakta faaliyet gösteren araç sahiplerinin ödediği ve işe alınma, ücret belirleme gibi işveren yetkilerinin bu kişilerce kullanıldığı durumlarda, işveren sıfatı esnaf odasına değil araç işletmecilerine ait olur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/5414 · K: 2026/4844 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesinde hukuk seçimi anlaşması bulunmayan dönemler için işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır ve bu hukuktaki zamanaşımı süresi, aşırı kısa olmadıkça kamu düzenine aykırılık oluşturmadığından uyuşmazlığa uygulanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/4837 · K: 2026/4342 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş sahibinin işi anahtar teslimi vererek kendisi sigortalı çalıştırmaması ve yapılan işin bağımsız bir eser sözleşmesi niteliği taşıması hâlinde, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmaz ve iş sahibinin işçinin kazasından sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/1048 · K: 2026/10015 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşçinin devamsızlığının amirinden aldığı ücretsiz izne dayandığı ve mazeretsiz olmadığı anlaşılırsa, bu devamsızlık nedeniyle yapılan fesih haklı nedene dayanmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1670 · K: 2026/4846 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, işverenin kusurunu veya kusursuz sorumluluğunu doğuran olguların dosya kapsamında ispatlanamaması hâlinde tazminat talepleri reddedilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/19979 · K: 2026/10021 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe iade davasında iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği tespit edilip bu karar kesinleştiğinde, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/2240 · K: 2026/4872 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesinden doğan alacak davasında borç yabancı para birimi üzerinden kararlaştırılmış ve dava dilekçesinde bu para biriminden talep edilmişse, mahkemece talebe aykırı biçimde farklı bir yabancı para birimi veya Türk Lirası karşılığı üzerinden hüküm kurulamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/362 · K: 2026/6513 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tenkis davasında, saklı payı ihlal eden mirasbırakanın taşınmazlarını tercih hakkını kullanarak kendisinde bırakmayı seçen mirasçının ödeyeceği bedel, tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değere göre belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4842 · K: 2026/3400 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflardan biri diğerine göre daha ağır kusurlu ise, mahkemece eşit kusur tespiti yapılamaz ve az kusurlu taraf yararına maddi-manevi tazminat koşulları oluşur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/792 · K: 2026/7094 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinin iptali davası, kural olarak murisin mirasçıları veya mahkemece yetki verilmiş kişiler tarafından açılabilir; mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendisine yetki de verilmemiş kişilerin açtığı bu tür davalar aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3604 · K: 2026/3250 · T: 15.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın vasiyet ettiği taşınmazı sağlığında sağlararası bir işlemle devretmesi hâlinde vasiyetname o mal yönünden hükümsüz kalır ve tenkis için mal kaçırma kastının ispatı gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3640 · K: 2026/3350 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yoksulluk nafakasının toptan mı yoksa irat biçiminde mi ödeneceğine karar verilirken kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve istekleri gözetilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1326 · K: 2026/7365 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinde mirasbırakanın altsoyundan birine miras payı verilmemiş olması, belgenin gerçek mirasçılık durumuna aykırı olması nedeniyle iptal ve yeni belge düzenlenmesini gerektirir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3874 · K: 2026/3349 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Okuma yazma bilen ancak fiziksel engel nedeniyle imza atamayan murisin resmî senede parmak izi basarak yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tanıklarca sözleşme içeriğinin kendisine okunup onaylandığı tevsik edildiğinde geçerlidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/5182 · K: 2026/3517 · T: 29.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği durumlarda, boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1423 · K: 2026/7461 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmenin uyarlanması — Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2828 K. 2026/2021
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/2828 · K: 2026/2021 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Evlilik birliği içinde eşlerden biri adına kayıtlı olan bir taşınırın boşanma davası açılmasından hemen önce, kısa bir süre içinde üçüncü kişiye devredilmesi, diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldığının karinesi olup, bu değerin mal rejiminin tasfiyesinde eklenecek değer olarak dikkate alınması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/1911 · K: 2026/4884 · T: 30.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmede öngörülen cezai şartın, borçlunun ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte ve oranda olması hâlinde, hâkim tarafından TBK m. 182 uyarınca resen tenkis edilerek indirilmesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/1586 · K: 2026/3223 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira sözleşmesinin, Covid-19 salgınının etkilerinin toplumca bilinir ve öngörülebilir hale geldiği bir tarihte taraflarca serbest iradeleriyle imzalanmış olması hâlinde, salgın sonradan ortaya çıkan öngörülemeyen olağanüstü bir durum sayılamayacağından sözleşmenin uyarlanması talep edilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5719 · K: 2026/2961 · T: 12.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anne veya babasının ölümü üzerine velayeti askıda kalan çocuk için açılan vesayetin kaldırılması davasında, çocuğun yasal temsilcisiz kalmaması amacıyla sağ kalan ebeveyn tarafından açılan velayetin değiştirilmesi davası bekletici mesele yapılmalı; vesayet davası velayet davasının sonucuna göre karara bağlanmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/2183 · K: 2025/6791 · T: 02.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar veya katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler dışında, tasfiye anında mevcut olmayan bir malın eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2025/9563 · K: 2026/7000 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Eser sözleşmesi kapsamında asansör imalatı işlerinde, asansörün güvenli kullanıma hazır hale geldiğini gösteren yeşil etiketin alındığı tarih işin bitiş tarihi olarak kabul edilir ve gecikme cezası bu tarihe göre hesaplanır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1302 · K: 2026/2938 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kanunla belirlenen asgari ücrette sözleşme imzalandıktan sonra öngörülemeyecek şekilde meydana gelen artış nedeniyle hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki ücretin uyarlanması ve dava tarihine kadarki dönem için fiyat farkının hakedişlere itiraz kaydı konulmasına gerek olmaksızın talep edilebilmesi mümkündür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/731 · K: 2026/2931 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ön alım davalarında dava konusu payın rayiç bedeli, 7571 sayılı Kanun ile değişik TMK'nın 734. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılıp bu tarihte derdest olan davalarda değişikliğin yürürlük tarihi esas alınarak belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/1991 · K: 2026/2674 · T: 13.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sağlık hizmetine ilişkin tam yargı davalarında hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut tıbbi verilere ve nesnel bilimsel değerlendirmeye dayanmaması, sonradan elde edilen ceza soruşturması dosyasındaki yeni bilirkişi raporuyla hekimin özensizliği ve hizmet kusuru ortaya konulduğunda, idarenin hizmet kusuru sabit kabul edilerek maddi ve manevi zararın tazmini gerekir.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/2291 · K: 2025/7163 · T: 31.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kanuni temsilcilik sıfatı sona erdikten sonra gerçekleşen yapılandırma ihlaline dayanılarak, yapılandırma ve ihlal tarihlerinde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan kişi adına ödeme emri düzenlenemez.
Danıştay 3. Daire · E: 2023/2975 · K: 2025/5729 · T: 18.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sağlık hizmeti kusuru nedeniyle açılan tam yargı davalarında, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunu düzenleyen kurulda uyuşmazlık konusu tıbbi işlemle ilgili uzman hekimler bulunmuyorsa, ilgili uzmanların katıldığı Adli Tıp Üst Kurulundan yeniden ve ayrıntılı rapor alınmadan idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığına hükmedilemez.
Danıştay 10. Daire · E: 2022/4463 · K: 2025/7170 · T: 31.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tıbbi hatadan doğan tam yargı davalarında destekten yoksun kalma tazminatının hesabında hesaplama başlangıcı ölüm tarihi olmalı; miktar artırım dilekçesiyle dava dilekçesinde talep edilmeyen yasal faiz istenemez ve sonradan ortaya çıkan yeni bir olgu bulunmadıkça manevi tazminat miktarı artırım yoluyla yükseltilemez.
Danıştay 10. Daire · E: 2022/6380 · K: 2025/4617 · T: 31.12.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tıbbi ihmal iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunun komplikasyon riskinin oranı, alınabilecek tedbirler ve tedavi sürecindeki olası gecikmeler gibi hususları somut ve bilimsel verilerle açıklığa kavuşturmaması halinde bu rapor hükme esas alınamaz.
Danıştay 10. Daire · E: 2022/7651 · K: 2026/7 · T: 05.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ödeme emrinin iptali (vergi borcu) — Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/68 K. 2026/10
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/68 · K: 2026/10 · T: 28.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İdari eylemin gerçekleştiği tarih ile bu eylem sonucu doğan zararın hak sahibi yönünden ortaya çıktığı tarih farklı olabilir; tapu tescil davası sonucunda mülkiyet hakkı kazanılan taşınmazın idari eylem nedeniyle daha önce sular altında kalmış olması durumunda, hak sahibi yönünden zarar tescil tarihinde doğmuş sayılır ve dava açma süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
Danıştay 4. Daire · E: 2025/6019 · K: 2026/102 · T: 14.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tıbbi ihmal iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosyadaki maddi verilerle çelişen ya da dayanaksız tespitler içermesi halinde, bu rapor idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesinde yeterli kabul edilemez.
Danıştay 10. Daire · E: 2023/1984 · K: 2026/333 · T: 04.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kendi beyanı üzerine tahakkuk eden vergi borcuna ilişkin ödeme emri düzenlendikten sonra, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması uyarınca yurt dışında ödenen verginin mahsubu suretiyle verilen düzeltme beyannamesiyle ödenecek verginin sıfırlanması hâlinde, dayanağı kalmayan ödeme emri hakkında borcun bulunmadığı itirazı ileri sürülebilir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/69 · K: 2026/11 · T: 28.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kanuni temsilci, görevde bulunduğu dönemden önceki vergi borçlarından sorumlu tutulamaz; ancak görev süresi içindeki döneme isabet eden kamu alacağından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takip şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak belirlenmelidir.
Danıştay 3. Daire · E: 2023/8372 · K: 2025/1636 · T: 27.03.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarhiyat yapılabilmesi için, bulundurulan malın olay tarihinde bandrol veya benzeri özel etiket kullanma zorunluluğuna tabi olması gerekir; bu zorunluluğun bulunmaması, ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki 'böyle bir borcun olmadığı' itirazı kapsamında ileri sürülebilir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/3245 · K: 2026/24 · T: 19.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali davası ile bu tutanağa konu işçilik alacağı veya işe iade davası ayrı açılmışsa bu davalar birleştirilemez; alacak veya işe iade davasında anlaşma tutanağının iptali davasının sonucu bekletici mesele yapılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/3837 · K: 2025/5683 · T: 02.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Elektrik dağıtım şirketi, sorumluluk alanındaki dağıtım tesisatından (yapı bağlantı kutusu/kofre) kaynaklanan arıza nedeniyle meydana gelen yangından doğan zarardan sorumludur ve sigorta şirketi, sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle bu zararı dağıtım şirketinden rücuen talep edebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4350 · K: 2026/3407 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin tespitinde, öncelikle şirketin bilinen adresine tebligat çıkarılıp çıkarılmadığının araştırılması, ancak bu adreste tebliğ yapılamaması halinde temsil yetkisi bulunan kişinin yerleşim yeri adresine gidilebileceğinin gözetilmesi gerekir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/2130 · K: 2026/56 · T: 20.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taraflar arasında henüz bir hukuki uyuşmazlık doğmadan, işverence başlatılan arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi olarak kabul edilemez ve iş sözleşmesinden doğan borcun ifasını belgelendirme aracı olarak kullanılamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/4126 · K: 2025/5830 · T: 03.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat istemine ilişkin davalar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6202 · K: 2026/3104 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bandrolsüz özel tüketim vergisine tabi mal bulundurma nedeniyle re'sen vergi tarhiyatı yapılabilmesi için hem bulundurma fiilinin hem de bulundurulan malın özel tüketim vergisine tabi olup kullanılma zorunluluğu getirilen bandrol veya kod taşıması gereken mallardan olduğunun birlikte tespit edilmesi gerekir.
Danıştay 7. Daire · E: 2024/3331 · K: 2026/41 · T: 20.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağı, hisse devri halinde devir öncesi dönemlere ait amme alacaklarından devreden ortakla birlikte müteselsilen sorumlu olup, bu sorumluluğun kapsamı ile asıl borçlu şirket hakkındaki takibin usulüne uygunluğu ve zamanaşımı hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/2770 · K: 2026/58 · T: 20.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinin dayanağı olarak gösterilen asıl borçlu adına kesinleşmiş ödeme emri içeriğindeki kamu alacakları ile ödeme emrinde tahsili istenen alacaklar arasında dönem, vade ve tutar bakımından bağlantı kurulamıyorsa, ödeme emri bu kısımlar yönünden hukuka aykırıdır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu · E: 2024/55 · K: 2026/12 · T: 28.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boğaz geçişinde önündeki tekneyi yetişen gemi olarak takip eden geminin, çatışma tehlikesi ortaya çıktığında yol verme ve neta tutma yükümlülüğüne uymayarak gözcülük kurallarını ihlal etmesi, çatmada asli kusur oluşturur ve önündeki teknenin gözcülük eksikliği ise tali kusur sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2024/5443 · K: 2025/4985 · T: 09.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin tespiti davasında, kiralananın çatılı iş yeri niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak kiralanandaki yapıların büyüklüğü, niteliği, sabit olup olmadığı ve açık alanın büyüklüğü ile kullanım amacı değerlendirilerek galip vasfın tespit edilmesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4986 · K: 2026/3318 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, taşınmazlar görülüp incelenmeden yalnızca internet ilanlarının ortalaması esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/1265 · K: 2026/3231 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde davacının talebi ileriye etkili fesih ise, geriye etkili feshin koşulları oluşmuş olsa dahi mahkemece usulüne uygun ıslah yapılmadan sözleşme geriye etkili şekilde feshedilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/24 · K: 2026/2149 · T: 18.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaz üzerindeki ipoteğe konu borcun tam olarak ödenip ödenmediği araştırılmadan, ipoteğin fekki talebinin reddine karar verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4485 · K: 2026/2810 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Beş yıllık kira süresinin dolmasından sonraki dönemde kira bedelinin tespitinde, hak ve nesafet ilkesine göre belirlenen bilirkişi raporundaki bedelden ayrıca hakkaniyet indirimi yapılabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/113 · K: 2026/3228 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yargılama sırasında dosyaya yeni vekaletname sunularak taraf yeni bir vekille temsil edildiğinde, istifa etmiş önceki vekile yapılan duruşma günü tebligatı usulsüzdür ve bu tebligata dayanılarak tarafın yokluğunda karar verilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4625 · K: 2026/3423 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kiraya veren gerçek kişi, kiralanan taşınmazın ortağı olduğu ticari şirketin işyeri ihtiyacına dayanarak kiracının tahliyesini isteyemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/6063 · K: 2026/2872 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan teslim tarihinden sonra taşınmazın teslim edilmemesi hâlinde, sözleşmede öngörülen aylık cezai şart, öngörülen teslim tarihi ile dava tarihi arasındaki süre esas alınarak hesaplanır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4919 · K: 2026/3058 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyaç nedeniyle açılan tahliye davasında kiracının yasal sınırlar içinde savunma ve yargılama yollarını kullanması hukuka aykırı olmadığından, kiraya veren bu sebeple kiracıdan kira bedeli dışında geç tahliye tazminatı talep edemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/6254 · K: 2026/3320 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kentsel dönüşüm projesi kapsamında konutların geç tesliminden kaynaklanan kira tazminatı hesaplanırken, sonraki yıllara ilişkin kira artış oranlarının hangi esasa göre belirlendiğinin bilirkişi raporunda denetime elverişli şekilde açıklanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5979 · K: 2026/3298 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kendi adına düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmasa da, şirket ortağı sıfatıyla borç tehdidi altında bulunan kişinin açtığı iptal davası, hâkim tarafından menfi tespit davası olarak nitelendirilip esastan incelenmelidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/17055 · K: 2026/5396 · T: 22.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bağ-Kur tevkifat kesinti listelerinde yer alan kişinin davacı ile aynı kişi olup olmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti için ilgili nüfus idarelerinden tüm Türkiye çapında araştırma yapılması, aidiyet iddiasında bulunanların davaya dahil edilmesi ve tanık beyanlarına başvurulması gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/196 · K: 2026/6352 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bölge adliye mahkemesi kararlarında, reddedilen tazminat tutarının karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalması hâlinde bu kısma ilişkin temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/20675 · K: 2026/8469 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş sözleşmesini ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak fesheden işçi, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının varlığını ispatladığında kıdem tazminatına hak kazanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/451 · K: 2026/2618 · T: 26.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kimliğinin bilgisi ve rızası dışında üçüncü bir kişi tarafından kullanılması suretiyle kurulan ve ortağı bulunulmayan şirketten kaynaklanan prim borcuna ilişkin ödeme emri, gerçek hak sahipliğinin bulunmadığının anlaşılması hâlinde iptal edilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/18044 · K: 2026/6184 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hizmet tespiti davasında, tanık beyanları, ücret ödemesine ilişkin belgeler ve site yönetimi genel kurul kararı gibi delillerle işveren nezdinde belirli bir dönem çalışıldığının somut olarak ortaya konulması hâlinde, sigortasız geçen bu sürenin hizmet olarak tespitine karar verilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/18653 · K: 2026/6512 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşçinin fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu dönemde işyeri giriş çıkış kayıtlarının bulunması hâlinde bu kayıtlara göre, kayıt bulunmayan dönemler için ise tanık beyanlarına göre hesaplama yapılarak hakkaniyet indirimi uygulanması gerekir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1067 · K: 2026/2933 · T: 01.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen bir aylık itiraz ve dava açma süresi hak düşürücü süre niteliğinde olup, bu sürenin geçirilmesi Kurum alacağını kesinleştirmekle birlikte açılan davanın esasının incelenmesine engel bir dava şartı teşkil etmez.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2025/6906 · K: 2026/6250 · T: 05.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2926 sayılı Kanun kapsamında tarımsal faaliyette bulunan kişinin ürün bedeli üzerinden yapılan tevkifat, tevkifatın Kuruma intikal ettirilmemiş olsa dahi Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin gerçekleştiğini gösterir ve hizmet tespiti davasında tescil başlangıç tarihi olarak esas alınır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E: 2026/5314 · K: 2026/6564 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşçinin gece çalışması yaptığı sabit olan dönemlerde gece 7,5 saati aşan çalışmalar için işverence alınmış yazılı onay bulunmadığı takdirde, bu çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilerek zamlı ücrete hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/4682 · K: 2026/3942 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taraflar arasında henüz somut bir hukuk uyuşmazlığı doğmadan işverence başlatılan ihtiyari arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, arabuluculuk faaliyetinin amacına aykırı olup geçerli kabul edilemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/5689 · K: 2025/7562 · T: 08.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, icra takip tarihi itibarıyla alacaklının defterlerinde davalı aleyhine kaydi bir alacak bulunmadığının karşılıklı faturalaşma yoluyla anlaşılması hâlinde dava reddedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5832 · K: 2026/3197 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Yıllık ücretli izin alacağı davasında, dava dilekçesinde izinlerin tamamının değil büyük kısmının kullanılmadığı ileri sürülmüşse, mahkeme tarafların söylemediği şekilde iznin hiç kullanılmadığı kabulüyle hesaplama yapamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/414 · K: 2026/6512 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe iade davası kesinleştiği ve feshin geçersizliğine karar verildiği hâlde işveren tarafından işten çıkış kodunun haklı fesih nedenine ilişkin olarak bildirilmesi durumunda, işçinin bu kodun düzeltilmesini talep etmekte hukuki yararı vardır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1775 · K: 2026/4318 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali istemli davada, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun yürütülmediği veya irade fesadı bulunduğu iddiasının ispat yükü davacıya aittir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/5789 · K: 2025/7613 · T: 09.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Organik bağ içindeki şirketlerden birine usulüne uygun şekilde arabuluculuk davet mektubu gönderilip tutanağa geçirilmesi hâlinde, mektubun tebliğ edilmediği iddiası dava şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurmaz ve organik bağ tespit edilen tüzel kişilerin her biri, sözleşmeye taraf olmasa da alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1184 · K: 2026/3272 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe iadesine karar verilen işçiye geçersiz fesih tarihinde bildirim süresine ait ücret usulüne uygun olarak peşin ve eksiksiz ödenmişse, işe başlatmama nedeniyle ayrıca ihbar tazminatı ödenmesi gerekmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2026/1149 · K: 2026/6511 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Konkordato mühlet tarihini takip eden bir aylık hak düşürücü süre içinde İİK m. 308/b uyarınca açılan çekişmeli alacağın tespiti davası, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2945 · K: 2026/2952 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma tutanağı geçerli ise, üzerinde anlaşılan hususlarda ayrıca dava açılamaz ve bu husus dava şartı yokluğu oluşturur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/9051 · K: 2026/440 · T: 20.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir; kesin yetki bulunmadıkça davacının seçtiği yetkili mahkeme esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2179 · K: 2026/9627 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhale konusu taşınmaz satışında satış ilanının borçluya usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi hâlinde, tebligat işlemindeki usulsüzlük PTT'nin görev alanına giren bir hata olduğundan icra müdürlüğünün ve dolayısıyla Devletin İİK m. 5 kapsamında sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4428 · K: 2026/3342 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İİK'nın Geçici 18/3. maddesi uyarınca, tarifenin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen miktarın altında kalan satış avansı tamamlanmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki haciz, ihale tarihi itibariyle düşer.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2918 · K: 2026/2945 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davalarında satış yoluyla ortaklığın giderilmesine ilişkin temyiz incelemesi görevi, yalnızca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca kat mülkiyetine geçilmek suretiyle ortaklığın giderilmesiyle sınırlı olan daireye değil, bu konuda görevli başka bir daireye aittir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E: 2015/4765 · K: 2016/861 · T: 21.01.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim isteği kat mülkiyetine dönüştürme isteğini de içeriyorsa, bu husustaki temyiz incelemesi görevli dairenin dışında kalır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2012/1892 · K: 2012/4751 · T: 26.03.2012 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında ivaz ilavesi suretiyle aynen taksime karar verilmesi halinde, belirlenen ivaz bedelinin davalı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra hüküm kurulması gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2016/13740 · K: 2020/1758 · T: 13.02.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmazın aynına ilişkin ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir ve bu yetki taşınmazın idari sınırları içinde kaldığı il veya ilçe esas alınarak belirlenir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2015/14604 · K: 2017/5295 · T: 20.06.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında öncelikle taşınmazın aynen bölünerek paylaştırılmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalı, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesine karar verilmelidir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2016/3830 · K: 2018/9425 · T: 25.12.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davasında, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunması ve bir paydaşın bu hususta hak iddia etmesi halinde, o paydaşa görevli mahkemede dava açması için uygun süre verilmesi ve sonucunun beklenmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2015/12744 · K: 2017/4230 · T: 25.05.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğu davalı tarafça açıkça kabul edilmiş ve bu doğrultuda karar verilmişse, ayrıca açılan muhdesat aidiyetinin tespiti davasında hukuki yarar kalmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2024/4556 · K: 2025/2699 · T: 20.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesi davasında, bağımsız bölüm sayısı paydaş sayısından az ise mahkemece öncelikle paydaşlardan bir kısmının birlikte bir bağımsız bölüme malik olmayı isteyip istemedikleri araştırılmalı ve Kat Mülkiyeti Kanununun aradığı diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E: 2007/3412 · K: 2007/4449 · T: 17.05.2007 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın aynen taksimine karar verilebilmesi için ilgili belediye veya il idare kurulundan taksimin imar mevzuatına uygunluğunun ve ifraz projesinin onaylanabilirliğinin sorulması gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2017/1136 · K: 2021/396 · T: 27.01.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında davacı aynen taksim istese bile, davalılardan biri satış suretiyle giderilmeyi talep ederse taşınmazın satış yoluyla ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2016/13547 · K: 2020/1698 · T: 12.02.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İddianamede sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasında, sanık hakkında iddianame dışına çıkılarak sahte fatura kullanmak suçundan hüküm kurulamaz; bu iki suç birbirine dönüşmez.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2016/8211 · K: 2019/7624 · T: 06.11.2019 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Konkordato geçici veya kesin mühlet süresince borçlu hakkında hiçbir takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; Yargıtay tarafından tasdik kararının bozulması üzerine yeniden mühlet kararı verilmemişse, bozma tarihinden itibaren borçlunun malvarlığı üzerine uygulanan haciz geçerlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2836 · K: 2026/2935 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilen taşınır malın kanuni satış isteme süresi içinde, satış talebi ile birlikte satış avansının da usulüne uygun olarak peşin yatırılmaması hâlinde, süresinde satış istenmemiş sayılarak haciz düşer ve düşen hacze dayanılarak yapılan ihalenin feshi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/5213 · K: 2026/5004 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
19. Hukuk Dairesi 2016/20295 E. , 2018/5475 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/20295 · K: 2018/5475 · T: 05.11.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hukuk Genel Kurulu 2021/445 E. , 2022/1773 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit ve istirdat” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2021/445 · K: 2022/1773 · T: 20.12.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
19. Hukuk Dairesi 2016/13484 E. , 2018/422 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/13484 · K: 2018/422 · T: 06.02.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince lehtarın ciro imzasının sahte olması, keşideci ve diğer geçerli imza sahiplerinin kambiyo sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve ciro zincirini koparmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2014/806 · K: 2016/298 · T: 09.03.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bono metninde borcun sebebinin "nakden" olarak gösterilmesine rağmen alacaklının savunmasını farklı bir ticari ilişkiye ve alacağa dayandırması, senedin tek taraflı talili sonucunu doğurur ve bu durumda ispat yükü alacaklıya geçer.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2022/617 · K: 2023/107 · T: 18.01.2023 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bonoda borcun nedeni "nakden" olarak belirtilmişken taraflardan yalnızca biri senet metnindeki bu kaydı talil ederse ispat yükü, talilde bulunan tarafa; buna karşılık karşı taraf senedin ihdas nedenini değiştirmeksizin yalnızca senet dışı başka alacaklardan söz ederse ispat yükü değişmez ve bedelsizlik iddiasını ispat yükümlülüğü senet borçlusunda kalır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/345 · K: 2025/665 · T: 22.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında, davalının senedin gerçek bir borç ilişkisine dayandığını gösteren delil ve belgeler sunması halinde, mahkemece bu deliller de dikkate alınarak alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2015/9777 · K: 2015/9673 · T: 30.09.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedinin taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin anlaşılması hâlinde, senedin düzenleme tarihi itibariyle teminat edilen hususun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan, temel alacağın doğup doğmadığı belirlenmeden bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası sonuçlandırılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2017/40 · K: 2021/542 · T: 29.04.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesinde öngörülen beş yıllık süre dolmadan önce kira bedelinin, sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin genel hüküm niteliğindeki 138. madde uyarınca artırılması talep edilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2024/1083 · K: 2025/1439 · T: 10.03.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin tespiti davası, ileriye yönelik bir kira dönemi için bedelin tek seferde açık ve net biçimde belirlenmesini amaçlayan, inşai davalara yakın kendine özgü bir dava olduğundan talep bölünemez ve bu davalarda fazlaya ilişkin hak saklı tutularak ıslah yoluyla kira bedelinin artırılması istenemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2017/2792 · K: 2021/267 · T: 16.03.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin uzun süreli sözleşmeye rağmen değişen ekonomik koşullara uyarlanması istenen davada, uyuşmazlık salt kira tespiti usul ve esaslarına göre değil, işlem temelinin çökmesi ilkesi çerçevesinde çözülmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2014/7121 · K: 2014/8734 · T: 01.07.2014 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir taşınmazın satışına dayanak oluşturan ihalenin feshedilmesi halinde, bu ihaleye istinaden alıcı adına yapılmış olan tapu tescili hukuki dayanaktan yoksun kalarak yolsuz tescil durumuna düşer.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2014/8137 · K: 2015/5190 · T: 09.04.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmazın bedeli miras bırakan tarafından ödenmiş olsa dahi temlik miras bırakan tarafından yapılmamışsa muris muvazaası hükümlerine dayalı tapu iptal ve tescil talebi kabul edilemez; bu iddia ancak tenkis davasına konu olabilir ve tenkis isteği kanunda öngörülen hak düşürücü süreye tabidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2012/13223 · K: 2013/2418 · T: 21.02.2013 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tapu iptali ve tescili davasını açan davacının yargılama sırasında ölmesi halinde, tapu ölü kişi adına değil, davayı takip eden tüm mirasçılar adına miras payları oranında iptal ve tescil edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2013/1135 · K: 2013/2466 · T: 22.02.2013 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Eşler arasında muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası, mal rejiminin tasfiyesi veya katkı payı alacağı talebi içermediği sürece Aile Mahkemesinin değil genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girer.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E: 2013/15824 · K: 2014/1784 · T: 13.02.2014 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılar elbirliği mülkiyeti devam ederken, mirasbırakanın ehliyetsizliği veya vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenlerine dayanarak mirasçı olmayan üçüncü kişi adına kayıtlı taşınmaz hakkında miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası açamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2024/5725 · K: 2025/1035 · T: 03.03.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ehliyetsizlik veya vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının, terekeyi temsilen tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya diğer mirasçıların muvafakatinin sağılması ya da terekeye temsilci atanması gerekir; mirasçı olmayan üçüncü kişiye karşı miras payı oranında açılan bu tür davalar dinlenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2023/3827 · K: 2025/2393 · T: 06.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakandan intikal eden taşınmazın vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle iptali istemine ilişkin davalarda elbirliği mülkiyeti bulunduğundan, dava tereke adına açılmalı olup mirasçıların yalnızca kendi miras payları oranında dava açması görülebilirlik koşulunu sağlamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2017/2073 · K: 2018/14284 · T: 08.11.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Miras payı oranında açılan vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, dava değeri davacının payına isabet eden miktar üzerinden belirlenir ve bu miktar kesinlik sınırının altında kalıyorsa Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2024/1966 · K: 2024/3778 · T: 22.05.2024 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette esas sermaye borcunu ödemeyen ortağın ıskatı için ana sözleşmede ödeme süresi ve miktarı açıkça belirlenmişse ihtarname gönderilmesi ve temerrüde düşürülmesi şartıyla yönetim organının aldığı ıskat kararı, kanunda öngörülen ilan usulü yerine noter ihtarnamesi ile bildirim yapılmış olsa da geçerlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5471 · K: 2026/2182 · T: 20.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibinde, senedin düzenlenme ve vade tarihleri ile borçlunun ekonomik durumu, taraflar arasındaki muvazaaya dayalı tapu iptali davalarının kesinleşmesi gibi olgular birlikte değerlendirildiğinde senedin muvazaalı düzenlendiği sonucuna varılabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5491 · K: 2026/2128 · T: 16.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kooperatif yöneticilerine özel kişilerden borç alma konusunda yetki verilmemiş olmasına rağmen borç alınmış ise bu işlem kooperatifi bağlamaz ve alacaklının takip konusu borcun gerçekliğini yasal delillerle ispat edememesi hâlinde kooperatifin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1185 · K: 2026/2965 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının, diğer ortakların şirket imkanlarını kullanarak aynı faaliyet alanında yeni şirketler kurup asıl şirketi gayrifaal hale getirmesi, ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkma hakkı doğurur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5109 · K: 2026/1866 · T: 02.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Organize sanayi bölgesi yönetim kurulunun arsa tahsisini iptal eden kararına karşı açılacak iptal davasında 4562 sayılı Kanun ve Yönetmelikte hak düşürücü süre öngörülmediğinden, davanın kararın tebliğinden itibaren dürüstlük kuralı çerçevesinde makul bir süre içinde açılması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/2393 · K: 2026/2854 · T: 07.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bonodan kaynaklanan borcun ödendiğini iddia eden borçlu, bu iddiasını yazılı delille ispat etmek zorunda olup senede açık atıf içermese dahi ilişkilendirilebilen bir ödeme belgesi bu ispat yükünü karşılayabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5054 · K: 2026/2158 · T: 20.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarca sonradan düzenlenen paylaşım sözleşmesi ile tadil edilmesi hâlinde, bu paylaşım sözleşmesi kapsamında verilen bonolar geçerli olup arsa sahibinin bonolara ilişkin menfi tespit talebi kabul edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/3708 · K: 2026/2947 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirketin haklı sebeplerle feshi davasında mahkeme, şirketin feshine karar vermek yerine haklı nedenlerin varlığı hâlinde davacı ortağın paylarının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına hükmedebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/3237 · K: 2026/3156 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bonoda yazı ile ve rakamla gösterilen bedeller arasında fark bulunması hâlinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur ve icra takibi bu miktarı aşamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1390 · K: 2026/2153 · T: 20.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın ehliyetsizliği hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası, mirasçılar arasında miras payı oranında açılabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2021/409 · K: 2021/2299 · T: 15.04.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın verdiği vekaletname ile yapılan temlikte vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayanılarak mirasçılar tarafından miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası açılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2021/1713 · K: 2021/4815 · T: 28.09.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Eşin, taşınmazın bedelini kendisinin ödediğini ancak muvazaa ile diğer eş adına tescil edildiğini ileri sürerek açtığı tapu iptali ve tescil davası, mal rejiminin tasfiyesi veya katkı payı alacağına ilişkin olmadığından genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E: 2014/12652 · K: 2014/13744 · T: 17.10.2014 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir işletmenin eski çalışanının, kişisel bilgi ve tecrübesini kullanarak rakip bir işletme bünyesinde faaliyet göstermesi ve bu işletmenin eski işverenin müşterilerinden birine satış yapması, sözleşmedeki rekabet yasağına dayanılmadıkça ve haksız rekabet teşkil eden somut fiiller ispatlanmadıkça tek başına haksız rekabet oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5901 · K: 2026/3196 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Önalım davalarında dava konusu payın rayiç bedeli, 7571 sayılı Kanun değişikliğinden sonra açılan davalarda dava tarihi, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan davalarda ise bu tarih esas alınarak belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/5945 · K: 2026/2870 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımda başka yerden gönderilen malın alıcıya ulaşmasından sonra derhal muayene ve gizli ayıp halinde öğrenildiğinde derhal ihbar külfeti yerine getirilmezse alıcı satılanı kabul etmiş sayılır ve satıcının sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6112 · K: 2026/3083 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ayıplı hizmet nedeniyle birden çok kişinin farklı sebeplerle aynı zarardan sorumlu olduğu hâllerde, sorumluların kusur oranlarına göre değil müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4418 · K: 2026/3438 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İmar planında kamu hizmetine tahsis edilen taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi, mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşir ve taşınmaz bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/17762 · K: 2026/9496 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
7571 sayılı Kanun ile değişik TMK'nın 734. maddesi uyarınca önalım hakkına konu payın rayiç bedeli, değişiklikten sonra açılan davalarda dava tarihi, değişiklikten önce açılmış ve derdest olan davalarda ise değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4687 · K: 2026/2873 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlar arasında uzun süredir devam eden fiili taksim bulunması ve payını satan paydaşın kendi kullandığı kısmı devretmesi halinde, diğer paydaşların yasal önalım hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2197 · K: 2026/3335 · T: 17.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satım sözleşmesinden dönülmesi hâlinde satılan malın fiziken telef olmuş veya çalınmış olması nedeniyle aynen iadesi mümkün değilse, mahkemece bu imkânsızlık gözetilmeden aynen teslim yönünde hüküm kurulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/3543 · K: 2026/722 · T: 04.02.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazın bedeli, emsal karşılaştırması yapılarak emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenmek suretiyle takdir edilir ve her paydaş için hüküm altına alınan tazminat miktarı dava tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz istemi reddedilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/15198 · K: 2026/9504 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat talepleri, işçilik alacaklarına ilişkin taleplerden ayrı bir davada iş mahkemesi sıfatıyla birlikte görülüp sonuçlandırılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2017/15100 · K: 2020/4361 · T: 12.03.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davasında hükmedilecek miktar, tarafların kusur oranı, davacının sürekli iş göremezlik derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile olayın ağırlığı gibi objektif ölçütler gözetilerek belirlenmelidir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E: 2010/5627 · K: 2012/1086 · T: 06.02.2012 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İş kazasına dayalı maddi tazminat davasında, Kurumca sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ve geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi kısmı hesaplanan maddi zarardan tenzil edilmeden hüküm kurulamaz.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E: 2014/4869 · K: 2014/11330 · T: 26.05.2014 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Vekaletnamesinde kiralama yetkisi bulunmayan vekilin yaptığı kira sözleşmesi geçersizdir; ancak kiracının kira bedeli ödemelerini malikin benimsemesi ve bu ödemelere itiraz etmemesi hâlinde taraflar arasında zımni kira ilişkisi kurulmuş sayılır ve taşınmazın kullanımı haksız işgal teşkil etmez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4541 · K: 2026/2724 · T: 14.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Miras bırakanın terekesindeki taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taksimin yazılı ya da sözlü olarak yapıldığı ispatlanamadığı takdirde bu talep kabul edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4922 · K: 2026/3369 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Dava konusu taşınmazın yargılama sırasında üçüncü bir kişiye devredilmesi hâlinde, mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek davacıya davayı devralana yöneltme veya temlik edene karşı tazminat davası olarak sürdürme yönünde seçimlik hakkının hatırlatılması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/6179 · K: 2026/4343 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kat irtifakı kurulmamış olsa da paydaşlar arasında fiili taksim yapıldığı ve pay devrinin bu fiili taksime göre belirli bir bölüme karşılık geldiği ispatlanmışsa, bu bölüm üzerinde ön alım hakkı kullanılamaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2972 · K: 2026/3397 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaz malikinin açık rızasıyla ve resmi şekle bağlı olmaksızın üçüncü kişiye bırakılan kullanım, kullanım ödüncü (ariyet) niteliğinde sayılır ve bu kullanım haksız işgal olarak nitelendirilip ecrimisile konu edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4118 · K: 2026/2755 · T: 18.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerindeki yapının muhdesat niteliği taşımadığının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi hâlinde, bu yapının kime ait olduğunun tespiti istemi hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3615 · K: 2026/3360 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın malvarlığının önemli bölümünü mirasçılarından birine, satış bedelinin ödendiği kanıtlanamadan ve taşınmazı fiilen kullanmaya devam ederek devretmesi, mirastan mal kaçırma amaçlı muvazaalı temlik olarak kabul edilir ve diğer mirasçılar miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep edebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/5899 · K: 2026/4322 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Elbirliği mülkiyetine tâbi murise ait taşınmazları münhasıran kullanan paydaşın, diğer paydaşların payına düşen kullanım karşılığını ecrimisil olarak ödemesi gerekir; ancak kullanım için diğer paydaşça kendisine bırakılan bağımsız bölüm yönünden ecrimisile hükmedilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4425 · K: 2026/3279 · T: 16.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlar arasında fiili taksim gerçekleşmiş ve bu husus ispatlanmış ise, satılan payın bulunduğu kısımla ilgili olarak diğer paydaşın önalım hakkını kullanması mümkün değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3151 · K: 2026/3492 · T: 29.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşçinin kıdem süresine göre belirlenen bildirim öneli süresinden daha az süreli ihbarın işçiye verilmesi halinde, işveren ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2015/21907 · K: 2018/17446 · T: 04.10.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir tarafça açılan asıl davadan önce yapılan arabuluculuk görüşmelerinde, karşı tarafın alacak talebi de görüşülüp son tutanağa anlaşamama olarak yazılmışsa, bu talebe dayalı karşı dava yönünden ayrıca arabulucuya başvurulmamış olması dava şartı eksikliği oluşturmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2023/3808 · K: 2023/4378 · T: 27.03.2023 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşverenin fesih bildiriminde belirlenen ihbar öneli süresince işçiye günlük iş arama izninin kullandırılmaması, tanınan ihbar önelini geçersiz kılmaz ve işçinin ihbar tazminatı talep etmesine hak kazandırmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2016/16373 · K: 2020/5009 · T: 08.06.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıdem tazminatı hesabında işçinin ücretsiz izinde geçirdiği süreler, iş sözleşmesi askıda kaldığından kıdem süresine dahil edilemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2012/6708 · K: 2014/12089 · T: 10.04.2014 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası iddiasında, murisin gerçek amacının mirasçılarını, özellikle kız çocuklarını miras hakkından yoksun bırakmak olduğu kanıtlandığında yapılan temlik işlemi geçersiz sayılır ve tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescili gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/2331 · K: 2026/4313 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paylı mülkiyete konu taşınmazda hissedarlar arasında fiilen taksim yapılıp uzun süredir bu şekilde kullanılıyorsa, taşınmazın kendisine düşen kısmının başka bir hissedar veya üçüncü kişiye satılması hâlinde önalım hakkı kullanılamaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3398 · K: 2026/3515 · T: 29.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ecrimisil davasında, davalının taşınmazı tapuda edinim tarihinden önce de kullandığı iddiasının ispat yükü davacı tarafa aittir ve bu husus ancak davacı tarafa usulüne uygun tanık listesi sunması için süre verilerek araştırılabilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2477 · K: 2026/2812 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paydaşların bilgisi ve rızası dahilinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması amacıyla bir paydaşın payını yükleniciye satması hâlinde diğer paydaşlarca sonradan kullanılan önalım hakkı, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2873 · K: 2026/3415 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ecrimisil davasında birden fazla davacının ihtiyari dava arkadaşlığı ile subjektif dava yığılması şeklinde birlikte dava açması hâlinde, istinaf kesinlik sınırı her bir davacının kendi payına isabet eden miktar esas alınarak ayrı ayrı belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2200 · K: 2026/2908 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırma sınırının hatalı belirlenmesi nedeniyle taşınmazın kamulaştırılmayan kısmına inşaat yaparak kullanan basiretli tacir sıfatındaki davalı ile denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu idaresi, mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmadığından iyi niyet iddiasında bulunamaz ve fuzuli şagil olarak el atmanın önlenmesi ile ecrimisilden sorumlu tutulur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/652 · K: 2026/3425 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Miras taksim sözleşmesi uyarınca kendisine taşınmazdan pay verilmeyen mirasçının tapu iptali ve tescil talebinde bulunmakta hukuki yararı bulunmaz; sözleşme uyarınca payı zaten devredilmiş olan mirasçının ise davada aktif husumet ehliyeti yoktur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/5221 · K: 2026/3437 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tenkis davasında mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesi tespit edilerek yapılan hesaplamaya göre saklı payın ihlal edilmediğinin belirlenmesi hâlinde tenkis talebi reddedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4782 · K: 2026/2855 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaza başlangıçta malikin rızasıyla kurulum yapılmış olsa bile, malik bu rızasını her zaman geri alabileceğinden, verilen ihtarname süresinde kurulumun kaldırılmaması hâlinde işgal, ecrimisil borcu doğurur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/2627 · K: 2026/2768 · T: 18.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tapulu taşınmazlar üzerindeki harici taksimin geçerliliği kabul edilse dahi, harici taksime konu edilen yerin gerçekte tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve eski tarihli hava fotoğraflarında makilik alan olarak göründüğü, dava tarihine kadar zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığı anlaşılırsa taşınmazın Hazine adına tescili gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2025/2143 · K: 2026/4538 · T: 23.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaza ilişkin arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2017/2296 · K: 2019/2496 · T: 20.03.2019 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe İade Sonrasında İşçi İşe Başlama, İşveren ise İşe Başlatma Konusunda Samimi Olmalıdır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2014/26985 · K: 2015/24025 · T: 03.07.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe İade Talebi Reddedilen İşçinin Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacakları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2021/6757 · K: 2021/11140 · T: 30.06.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Performans Düşüklüğü Nedeniyle Fesih
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2008/20570 · K: 2009/6142 · T: 09.03.2009 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe İade Davalarında Asıl-Alt İşverene Yöneltilecek Husumet
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2010/36824 · K: 2010/32093 · T: 08.11.2010 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşveren Vekili ve Yardımcıları İş Güvencesi Kapsamı Dışındadır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2008/16621 · K: 2009/5561 · T: 02.03.2009 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe iade davası açılması için gerekli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olma şartı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2008/27905 · K: 2009/11203 · T: 20.04.2009 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe İade Davasında 6 Aylık Kıdem Süresi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2016/28920 · K: 2017/17860 · T: 09.11.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İşe İade Davasında Otuz İşçi Şartının Tespiti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2013/5859 · K: 2013/14013 · T: 09.05.2013