Yargı Kararları
İstihkak davasında, bozma ilamında talep aşımı yapıldığı açıkça belirtilerek dava konusu edilmeyen icra dosyası hakkında karar verilmemesi gerektiği vurgulanmış olmasına rağmen mahkemenin bu hususu gözetmeden ısrarla karar vermesi bozma gereklerinin yerine getirilmemesi niteliğindedir.
Üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasında, dava dilekçesinde talep edilmeyen bir icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilemeyeceği ve mahcuz malların ihale ile satılması halinde istihkak davasının İİK'nın 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüştüğünün gözetilmesi gerektiği, ayrıca HUMK'un 429. maddesi uyarınca davanın uzun süredir devam ettiği ve birden fazla bozma kararı verildiği hallerde dosyanın başka bir mahkemeye gönderilebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1810, K. 2026/3949, 03.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1810
- Karar
- 2026/3949
- Tarih
- 03.06.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İİK m. 96
- 2004 sayılı İİK m. 97/10
- 2004 sayılı İİK m. 366
- 1086 sayılı HUMK m. 428
- 1086 sayılı HUMK m. 429
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne, Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/58 57... /7865 esas sayılı dosyalarda davaya konu malların üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 11.12.2024 tarih, 2024/4264 Esas, 2024/10457 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu edilmeyen Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/5857 sayılı icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca tazminat açısından gerekçe ile hüküm arasında ve hükmün içeriğinde çelişki yaratıldığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/5857 (Bursa 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/149977) ve Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/7865 (Bursa 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/104716) sayılı dosyalarındaki mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7865 esas sayılı dosyasında haczedilen makinalar üzerindeki hacizlerin kaldırılması talep edilmiş, Mahkemece de bozma öncesi verilen 07.10.2020 tarihli kararda da, sadece Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7865 esas sayılı dosyasında haczedilen makinalar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; sonraki kararlarında dava konusu edilmeyen Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/5857 sayılı dosyasındaki hacizlerin de kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamında açıkça talep aşılarak dava konusu edilmeyen Bursa 1. İcra Dairesi'nin 2013/5857 sayılı dosyasındaki hacizlerin de kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, Mahkemece ısrarla dava konusu edilmeyen icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan,1086 sayılı HUMK 429. Maddesinde; "Yargıtay ilgili Dairesince temyiz edilen kararı bozarsa davayı karar vermiş olan Mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir Mahkemeye gönderir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, eldeki davanın 2013 yılında açılması, Mahkemece verilen kararların birden fazla Yargıtay’ın ilgili dairelerince bozulması, son bozma ilamında açıkça talep aşımı yapıldığı belirterek dava konusu edilmeyen Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5857 esas sayılı dosyası ile ilgili karar verilmemesi gerektiği belirtilmesi karşısında anılan hususlar bir arada değerlendirildiğinde HUMK 429/1. maddesi gereği karar verilmek üzere dosyanın Bursa 4.İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, taraflar arasında, dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında, mahcuzların ihale ile satılması halinde, istihkak davası İİK'nun 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüşür. Eldeki davaya konu menkullerin satışının yapıldığı iddiası olduğuna göre, satış yapılıp yapılmadığı, satış yapılmış ise bedel üzerinden devam edilerek karar verilmesi gerektiği hususunun dikkate alınmaması da isabetsizdir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nın 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın HUMK'nun 429. maddesi gereğince Bursa 4. İcra Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmeyip değer kesinleştiğinde, bu değer ihalenin feshi davasında yeniden tartışma konusu yapılamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/3419 · K: 2026/4053 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haciz edilen malın bulunduğu yerin borçlu ile akraba/ortaklık ilişkisi bulunan üçüncü kişiye borcun doğumundan sonra devredilmiş olması, borçlu ile üçüncü kişinin mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlem yaptığını gösterir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/735 · K: 2026/3950 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış ilanında taşınmazın tamamına ilişkin yıkım kararı varmış gibi yanıltıcı bilgi verilmesi, talep ve talibi azaltıcı esaslı hata niteliğinde olup ihalenin feshi sebebidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/2492 · K: 2026/4068 · T: 04.06.2026