İçeriğe geç

Yargı Kararları

Ehliyetsizlik veya vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının, terekeyi temsilen tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya diğer mirasçıların muvafakatinin sağılması ya da terekeye temsilci atanması gerekir; mirasçı olmayan üçüncü kişiye karşı miras payı oranında açılan bu tür davalar dinlenemez.

Terekenin haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve el atmanın önlenmesi davaları dışında ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davalarının, mirasçı olmayan üçüncü kişiye karşı miras payı oranında açılması halinde dinlenme olanağı bulunmadığından ve terekeye temsilci atanması da bu eksikliği gidermeyeceğinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi veya muvafakatlerinin alınması gerektiği gerekçesiyle davanın reddi kararı Yargıtayca onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2023/3827
Karar
2025/2393
Tarih
06.05.2025

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/290 E., 2023/639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/436 E., 2023/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacılar vekili ve diğer davalı ... gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA
Davacılar; murisleri ...’nin okuma-yazma bilmediğini, davalı torunu ...’nin muris tarafından satış yetkisi de içerir şekilde vekil tayin edildiğini, ....’nin anılan vekaletname ile murisin 51 parça taşınmazını 06.06.2017 tarihinde murisin kardeşinin oğlu olan davalı ...’e temlik ettiğini, vekaletname tarihinde murisin 84 yaşında olduğunu ve sağlık raporu alınmadığını, bedel ödenmediğini, değerin çok düşük olduğunu, davalı ...’in taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar için bedelin davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazların dedesinden kaldığını, babası öldüğü için kendisinin ve kardeşlerinin de mirasçı olduğunu, murisin ve diğer mirasçıların taksim yaptığını, 11 parça taşınmazın murise vekaleten ....’ye temlik edildiğini, devrin muvazaalı olmadığını, miras taksimi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davası olduğu, mirasbırakanla bağlantılı olarak ve mirasbırakana teban açıldığı, davanın tüm mirasçılar adına tescil istemi ile açılması gerektiği, mirasçının tek başına ve kendi miras payı oranında dava açabilmesine yasal olanak olmadığı, muris ... mirasçıları yönünden taşınmaz maliki davalı ...’in üçüncü kişi konumunda olduğu, davada muris ...e'nin mirasçısı olan....’ın yer almadığı, mirasçıların tümü tarafından dava açılmadığı gibi davanın da miras payına hasren açıldığı, üçüncü kişiye karşı pay oranında açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların dava konusu taşınmazın murisleri ...'dan kaldığını açıklayarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulundukları, terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan murisin davacılar dışında ... adında bir mirasçısının bulunduğu, muris ... mirasçılarından olan davacıların, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı aleyhine açtıkları tapu iptali ve tescil davasının dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığı, aktif husumet ehliyetinin tamamlanma imkanı da bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması ile ilgili olduğunu, vekaletname örneğinin dosyada mevcut olduğunu, davalı ...’nin babaannesinin murisinden kalan taşınmazları diğer davalı ...'e sattığını, murisin, satış vekaletinin verildiği tarihte oldukça yaşlı olduğunu, ayırt etme gücünün olup olmadığının ise şüpheli olduğunu, miras paylaşımı olması durumunda satış vekaleti verilmeden de murisin mirasçıları arasında taksim yapması gerektiğini, vekalet yetkisinin kötüye kullanıldığının açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden, mirasbırakan ....’nin 03.12.2020 tarihinde öldüğü, geriye miraçsı olarak eşi ... ile çocukları ...,...,..., ve dava dışı ....’ın kaldığı, ...’in de 09.12.2020 tarihinde öldüğü görülmüştür.
Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve el atmanın önlenmesi gibi davaların dışında ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davada muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 640. madde) tartışmasızdır. Mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi hukuki nedenlere dayalı miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığına göre terekeye temsilci tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmeyeceği açıktır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 435,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.



Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama