İçeriğe geç

Yargı Kararları

Kanunla belirlenen asgari ücrette sözleşme imzalandıktan sonra öngörülemeyecek şekilde meydana gelen artış nedeniyle hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki ücretin uyarlanması ve dava tarihine kadarki dönem için fiyat farkının hakedişlere itiraz kaydı konulmasına gerek olmaksızın talep edilebilmesi mümkündür.

Malzemeli yemek pişirme hizmet alım sözleşmesinde, sözleşme imzalandıktan sonra asgari ücrette öngörülemeyecek oranda artış meydana gelmesi hâlinde, asgari ücret artışının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle işin başlangıcından dava tarihine kadar olan dönem için hakedişlere itiraz kaydı konulmasına gerek kalmaksızın fiyat farkı talep edilebileceği, dava tarihinden sözleşmenin bitimine kadarki dönem için ise sözleşmedeki ücretin uyarlama yoluyla yeniden belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas
2026/731
Karar
2026/2931
Tarih
01.07.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/97 E., 2025/351 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin, kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 03.11.2015 tarihinde 01.01.2016 - 31.12.2016 dönemine ilişkin olarak Malzemeli Yemek Pişirme Hizmet Alımı İşi Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında asgari ücrette sözleşme öncesinde ve imzalanması sırasında ön görülemeyen yüksek artış olduğunu, fiyat farkı ödenmesine ilişkin başvurularının reddedildiğini, sözleşme kapsamında 22 işçinin çalıştırıldığını, asgari ücretteki artışın aşırı ifa güçlüğüne de neden olduğunu belirterek hizmet sözleşmesinin değişen koşullara göre uyarlanmasına ve bu kapsamda fiyat farkı ödemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli kararı ile davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında malzemeli yemek alım işine ilişkin hizmet sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkesi kapsamında sözleşmenin aynen uygulanmasının gerektiği, sözleşmenin 14. maddesinde mücbir sebep ya da idareden kaynaklanan sebeplere dayalı olarak işin uzaması hali dışında fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, asgari ücrette artış olacağının öngörülmeyen ya da öngörülmesi mümkün olmayan bir durum olmadığı, mücbir sebebin bulunmadığı, sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi'nin 07.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2024 tarihli kararı ile asgari ücretin kanunla belirlendiği, belirlenen ücret altında ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılan ödemelere davalı idare tarafından asgari ücret fiyat farkının eklenmediği, eski ve yeni asgari ücret tutarları arasındaki fiyat farkının hesaplanmasına ilişkin rapor alınarak asgari ücret fiyat farkı alacağına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2016 yılı malzemeli yemek alım işine ilişkin hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin imzalanmasından sonra asgari ücret miktarında öngörülemeyecek oranda meydana gelen artış nedeniyle davacının zarara uğradığı, 01.01.2016 işin başlama tarihinden 23.03.2016 dava tarihine kadar asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farkının talep edilebileceği, asgari ücret artışının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hakedişlere itiraz kaydı konulmaksızın da talep edilmesinin mümkün olduğu, dava tarihine kadar fiyat farkı ödenmesinin ve dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak ise sözleşmedeki asgari ücret miktarının uyarlama yoluyla belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.733,70 TL asgari ücret fiyat farkı alacağının davalıdan alınmasına, 23.03.2016 dava tarihinden sonra sözleşmenin bitiş tarihine kadar uygulanması gereken brüt asgari ücretin 1.647,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu dönemin ihale süresinin tamamına ilişkin olduğunu ancak mahkeme tarafından 01.01.2016 işin başlama tarihi ile 23.03.2016 dava tarihi arasındaki döneme ilişkin fiyat farkı alacağına hükmedildiğini, tüm dönem yönünden fiyat farkı alacağına karar verilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin uyarlanması koşulların gerçekleşmediğini, sözleşmenin 14. maddesinde fiyat farkı ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, fiyat farkı talep edilebilmesine esas olacak şekilde itiraz kaydının bulunmadığını, işçilere yapılan ödemeler dikkate alınmadan karar verildiğini, tacirin sorumluluğuna ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığını, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, asgari ücretin artacağı hususunun öngörülemez nitelikte olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı asgari ücretteki artış nedeniyle sözleşmenin uyarlanması ve fiyat farkı ödenmesi istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olamadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama