Yargı Kararları
Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, davalının dava açıldıktan sonra takipten vazgeçmesi hâlinde davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulur ve ön inceleme duruşmasından önce konusuz kalması bildirildiğinde vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe karşı açılan menfi tespit davasında, davalının dava açıldıktan sonra takipten vazgeçmesi üzerine dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve davanın açılmasına davalının sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması, ancak ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığının bildirilmesi hâlinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/5914, K. 2026/4293, 07.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/5914
- Karar
- 2026/4293
- Tarih
- 07.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 355
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 6
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/199 Esas, 2026/439 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2025/257 E., 2026/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olarak görünen tarafa hiçbir borcu olmadığını, takibe dayanak olarak sunulan ve senet olduğu iddia edilen belgede tanzim yeri bulunmadığını, emre muharrer senette tanzim yeri bulunmadığı gibi adres kısmında da herhangi bir idari birim gösterilmediğini, bu haliyle takip konusu evrakın hukuken kambiyo senedi vasfında bulunmadığından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağını ileri sürerek müvekkilinin Isparta İcra Müdürlüğünün 2025/10713 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kiraya verdiği aracının hem değer kaybına, hem de kazanç kaybına uğradığını, bu nedenle davacı tarafından verilen bononun gününde ödenmediğinden yasal takibe geçildiğini, Isparta İcra Dairesinin 2025/10713 E. sayılı takip yolundan 09.09.2025 tarihinde her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile taraflarınca vazgeçildiğini, söz konusu takip dosyasının kapatılıp usulüne uygun, davaya konu bono dayanak gösterilerek, Isparta İcra Müdürlüğünün 2025/13211 sayılı takip dosyası ile yeni bir takip yapıldığını, işbu davanın konusuz kaldığını savunarak davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dava açıldıktan sonra davaya konu takipten vazgeçildiğinin incelenen icra dosyası ve davalı vekilinin beyanından anlaşıldığı, dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından, davacı aleyhine Isparta İcra Dairesinin 2025/10713 E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, bunun üzerine davacı tarafından "kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı", "borç bulunmadığı" gerekçesi ile eldeki menfi tespit davasının açıldığı, ardından davalının eldeki dava açıldıktan sonra, 09.09.2025 tarihinde takipten vazgeçtiği, alacağın tahsili amacıyla davacı hakkında başkaca bir takip başlattığı, dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, davalı söz konusu takipten vazgeçtiğinden iş bu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği kabulü ile yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerinde görüldüğü, ancak davalı ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kaldığını bildirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca söz konusu Tarifede belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, HMK'nın 209/1 hükmü uyarınca takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için sahteliğin yaklaşık ispatını gösteren somut delil ve emarelerin bulunması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1452 · K: 2026/2851 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibinde imzaya itirazın kabulü üzerine hükmedilen para cezası, taraflarca istinaf konusu yapılmamış olsa da mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1044 · K: 2026/3766 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımda teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretim hatasından mı montaj hatasından mı kaynaklandığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı tam olarak tespit edilmeden, bu hususları açıklığa kavuşturmayan eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5740 · K: 2026/2975 · T: 14.05.2026