Yargı Kararları
Taşınmazın bedeli miras bırakan tarafından ödenmiş olsa dahi temlik miras bırakan tarafından yapılmamışsa muris muvazaası hükümlerine dayalı tapu iptal ve tescil talebi kabul edilemez; bu iddia ancak tenkis davasına konu olabilir ve tenkis isteği kanunda öngörülen hak düşürücü süreye tabidir.
Miras bırakanın temlikte bulunmadığı, yalnızca bedelin miras bırakan tarafından ödendiğinin ileri sürüldüğü hallerde 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanamayacağından muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil talebi reddedilir; bu iddia tenkis davasına konu olabilirse de TMK m. 571'de öngörülen mirasın açılmasından itibaren on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan tenkis davası da reddedilmelidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/13223, K. 2013/2418, 21.02.2013
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2012/13223
- Karar
- 2013/2418
- Tarih
- 21.02.2013
İlgili mevzuat
- TMK m. 571
- 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanları babası .... parsel sayılı taşınmazın bedelini ödeyerek davalılar adına tescil ettirdiğini, işlemin mal kaçırma amaçlı olduğunu ve saklı payın zedelendiğini ileri sürerek, muris muvazaası nedeniyle miras payı oranında tapu iptal ve adına tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden husumet nedeniyle, diğer bağımsız bölümler yönünden muris muvazaası ve tenkis koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 293 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan tarafından temlik edilmediği, davada bedelinin miras bırakan tarafından ödendiğinin ileri sürüldüğü, böylesine bir iddia yönünden 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı anlaşıldığına göre, tapu iptal ve tescil isteğinin reddi doğrudur.
Öte yandan bedelin muris tarafından ödendiği iddiası, kanıtlanması halinde tenkis talebine konu olabilir ise de, miras bırakanın 18.12.2002 tarihinde öldüğü, davanın ise 28.09.2009 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, TMK’nun 571. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığına göre, tenkis isteği yönünden bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 3,15 TL. Bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davalarında satış yoluyla ortaklığın giderilmesine ilişkin temyiz incelemesi görevi, yalnızca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca kat mülkiyetine geçilmek suretiyle ortaklığın giderilmesiyle sınırlı olan daireye değil, bu konuda görevli başka bir daireye aittir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E: 2015/4765 · K: 2016/861 · T: 21.01.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim isteği kat mülkiyetine dönüştürme isteğini de içeriyorsa, bu husustaki temyiz incelemesi görevli dairenin dışında kalır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2012/1892 · K: 2012/4751 · T: 26.03.2012 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ortaklığın giderilmesi davasında ivaz ilavesi suretiyle aynen taksime karar verilmesi halinde, belirlenen ivaz bedelinin davalı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra hüküm kurulması gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E: 2016/13740 · K: 2020/1758 · T: 13.02.2020