İçeriğe geç

Yargı Kararları

İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, davacının kabul ettiği ve davalının itiraz etmediği sürekli iş göremezlik oranı usuli kazanılmış hak oluşturur ve hesaplamada bu oranın esas alınması gerekir.

İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, davacı tarafın kabul ettiği ve davalı tarafın itiraz etmediği iş göremezlik oranının usuli kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu oranın tazminat hesabında esas alınmasının usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas
2026/740
Karar
2026/10262
Tarih
07.09.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2210 E., 2025/425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/477 E., 2025/304 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 13.07.2021 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 301.982,35 TL maddi tazminat talebinin ve 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 13.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle ret vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davacının kusuru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının görev tanımında açıkça makine çalışırken içeriye girilmesinin yasak olduğunun belirtildiğini,hareketli aksama tedbirsizce elini uzattığını, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini ,iş göremezlik oranı yönünden raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen ATK 2.Üst Kuruldan rapor alınmadan, davacının %2.1 iş göremezlik oranını kabul etmesi ve davalının bu orana itiraz etmemiş olması nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hesaplamada % 2.1 iş göremezlik oranının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ücrete ilişkin istinaf istemi hakkında değerlendirme yapmadığını, davacının ücreti ... kayıtları ve bordrolar ile sabitken tanık beyanlarına göre fazla çalışma,yol ve yemek dahil edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, yemin deliline dayanmış olmasına rağmen yemin teklifinin mahkemece reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama