Yargı Kararları
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
İİK 99. madde uyarınca açılan istihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında akrabalık ve aynı işyeri adresi bulunması tek başına yeterli görülmeyip, takip konusu borcun dayanağı ticari ilişkinin tarafları, mal tesliminin kime yapıldığı, fatura ve sevk irsaliyeleri ile ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi ve haciz tarihinde haciz mahallini kimin işlettiğinin kolluk araştırmasıyla tespiti gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/234, K. 2026/2876, 28.04.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/234
- Karar
- 2026/2876
- Tarih
- 28.04.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 99
- 5311 sayılı Kanun ile değişik İcra ve İflas Kanunu m. 364/2
- 6100 sayılı HMK m. 373/1
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, alacaklının İİK 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince borçlu ile davacı 3. kişinin kardeş olmaları, aralarında örtülü iş yeri devrinin olması nedeniyle alacaklının davasının kabulüne karar verilmiş, kararın davalı üçüncü kişi tarafından esasa ilişkin nedenlerle alacaklı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme karar vermeye yeterli değildir.
Alacaklı, borçlu ve 3. kişinin ticari defterleri ve işletme defterleri temin edilerek takip konusu borcun dayanağı çeklere ilişkin alacağın doğum tarihi, borçlu ile alacaklının ticari ilişkisinin ne zaman başladığı, emsal dosyada yapılan vergi yoklaması cevabına göre her iki davalının iş yeri adres ve numarasının aynı olduğu belirtilmiş ise de dayanak borcun sebebinin davacı tanığı beyanlarına göre de mal alışverişi olduğu, davacı şirketin borçluya mal verdiği, karşılığında çeklerin alındığı, buna göre mal alışverişine ilişkin fatura ve sevk irsaliyelerinin temin edilmesi, mal tesliminin borçluya mı, yoksa diğer davalıya mı yapıldığı, ticari ilişkinin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura bedellerin ödenip ödenmediği bilirkişi marifetiyle incelenerek, haciz tarihinde haciz mahallini kim veya kimlerin işlettiğine dair kolluk araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda yazılı nedenlerle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30/09/2025 tarih ve 2024/416 E. 2025/987 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.05.2023 tarih ve 2022/1330 E. 2023/295 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz
harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir; kesin yetki bulunmadıkça davacının seçtiği yetkili mahkeme esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2179 · K: 2026/9627 · T: 20.05.2026