Yargı Kararları
Menfi tespit davasında senet lehtarının, senedin borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarına garantör sıfatıyla düzenlendiğini savunması senedin düzenlenme nedeninde talil anlamına gelmediğinden, senedin zorla ve tehditle alındığını ispat yükü davacı borçludadır.
Senet lehtarı davalının senedin davacının ortağı olduğu şirketin borçlarına garantör sıfatıyla verildiğini savunmasının talil niteliğinde sayılmadığı; dava konusu bononun zorla ve tehditle alındığına ilişkin iddiayı ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu ve bu iddianın ispatlanamaması halinde menfi tespit davasının reddinin gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7240, K. 2026/4103, 02.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/7240
- Karar
- 2026/4103
- Tarih
- 02.07.2026
İlgili mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 128
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/891 Esas, 2025/1048 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/379 E., 2022/530 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.06.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin turizm sektöründe ...A.Ş. ünvanıyla faaliyet gösterdiğini, dava dışı bir şirketin ortaklık vaadi üzerine şirketin ünvanını ... Yat. İnş. San. ve Tic. A.Ş. olarak değiştirdiğini, iki tane otel kiralayıp sezona hazır hale getirdiğini, ortaklık vaadi yerine getirilmeyince zor duruma düştüğünü ve şirketi dava dışı ...'e devrettiğini, tüm hak ve yükümlülüklerin devredildiğine dair protokol düzenlendiğini, devir öncesi turizm firmalarından aldığı avans çekleri karşılığı rezervasyonların kullandırılacağı konusunda anlaşılarak ilgili acentelerin bilgilendirildiğini, bu amaçla davalı ... ve Tur. A.Ş. yöneticisi ... ile görüşmeye gittiğini, müvekkiline baskı ve korku ile dava konusu 30.06.2021 tanzim tarihli, vade tarihi boş, .... ve Tur. A.Ş. lehine 5.000.000,00 TL bedelli senedin imzalattırıldığını, daha sonra da diğer davalıya ciro edilip icra takibi başlatıldığını, dava konusu senetle ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin ve senedin iptaline, davalıların %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ve Turizm A.Ş. vekili, davacının müvekkili ile yapılan kontenjan sözleşmesinde kurucu ortağı ve temsilcisi olan dava dışı.... A.Ş.'nin edim ve borçlarına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi kapsamında garantör olduğunu, müvekkilinin, davacının ortağı, temsilcisi ve garantörü olduğu şirkete sözleşme kapsamında toplam 37 adet çeki muhtelif tarih ve miktarlarda 15.000.000,00 TL'ye baliğ olacak şekilde düzenleyerek davacı imzasına teslim ettiğini, bugüne kadar vadesi gelen toplam 7.000.000,00 TL olan çeklerin müvekkili tarafından ödendiğini, dava dışı ...A.Ş.'nin sözleşmeye göre 2021 yılı Mayıs ayında işletmesinde bulunan iki oteli işletmeye açmadığını, davacının sözleşmedeki yasağa rağmen ...A.Ş.'nin ortaklığından çıktığının anlaşıldığını, davacının söz konusu şirketin hisselerini devretmeden önce şirketin içini boşalttığı, alacaklılarından mal kaçırdığı iddialarının ortaya çıktığını, müvekkilinin 01.07.2021 tarihli ihtarname ile ...A.Ş. ile arasındaki kontenjan sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin nakit alacağı 7.375.000,00 TL'nin ödenmesi, vadeleri gelmeyen konusuz ve karşılıksız kalan çeklerin işlemsiz olarak müvekkiline iadesinin talep edildiğini, ...A.Ş.'nin 13.07.2021 tarihli ihtarname ile usulen cevap verdiğini, ancak ödeme yapmadığını, çeklerin iade edilmediğini, 7.375.000,00 TL cari hesap nakit para alacağının tahsili için ...A.Ş. aleyhine takip başlatıldığını, davacının dava konusu bono üzerindeki imzaya itirazının bulunmadığını, davacının dava konusu bonoya ilişkin sahtecilik ve zorla alındığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Yatırımlar Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile diğer davalı arasında 01.01.2021 tarihli ... Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu senedi, diğer davalıdan muaccel olmuş alacaklarına karşılık avans mahiyetinde aldığını, yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında dava konusu senedin zorla ve tehditle alındığına dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden verilen takipsizlik kararının kesinleştiği, davacı vekili her ne kadar davalının yargılama aşamasında senedin teminat senedi olduğunu kabul ettiği, bu nedenle ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini ileri sürmüş ise de senet lehtarı olan davalı ... ve Turizm A.Ş. tarafından senedin davacının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin borçlarına karşılık garantör sıfatı ile davacı tarafından düzenlenip verildiği savunulmakla senedin düzenlenme nedeninde talil yapılmadığı, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının da senedin zorla ve tehditle alındığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünün İİK'nın 85. maddesinin uygulanma biçimine ilişkin işlemine yönelik şikayet üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemezken, kıymetli evrak araştırması, kilitli yer açılması ve yediemin teklif edilmemesine ilişkin işlemler İİK'nın 363. maddesinde sınırlı sayılan kesin kararlar kapsamında olmadığından bu işlemlere karşı istinaf yolu açıktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/630 · K: 2026/3319 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6519 · K: 2026/4098 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çek bedelini ödememek amacıyla sahte faturalara dayanılarak kendi şirketi aleyhine icra takibi başlatılıp itiraz edilmeden kesinleştirilmesi suretiyle hacizde öncelik kazanılması ve gerçek alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi, kamu kurumu niteliğindeki icra dairesinin vasıta kılındığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2021/33316 · K: 2026/7374 · T: 01.07.2026