İçeriğe geç

Yargı Kararları

İmar planında kamu hizmet alanına (park, belediye hizmet alanı vb.) ayrılan taşınmazın uzun yıllar boyunca imar programına alınmaması ve tahsis amacının gerçekleştirilmemesi hukuki kamulaştırmasız el atma teşkil eder ve taşınmaz bedelinin emsal karşılaştırması yöntemiyle belirlenerek idareden tahsiline karar verilir.

Fiilen el atılmamış olsa da uzun süre imar planında park veya belediye hizmet alanı olarak ayrılıp programa alınmayan taşınmazlarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11/1-g uyarınca emsal karşılaştırması yöntemiyle değer biçilir, tespit edilen bedele Anayasa m. 46/son gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz işletilerek idareden tahsiline ve tapu kaydının idare adına tesciline hükmedilir.

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas
2026/2104
Karar
2026/12652
Tarih
10.09.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11/1-g
  • Anayasa m. 46/son

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/611 Esas, 2025/2229 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/210 Esas, 2024/55 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 5 05... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planında "Park Alanında" 28 36... parsel sayılı taşınmazın "Belediye Hizmet Alanında", kalması nedeniyle davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiği, vekâlet ücretinin nispi olması gerektiğini ve alacağa imar planının kesinleştiği tarihten itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili el atma olmadığını ve emsal taşınmaz seçiminin uygun olmadığını ileri sürerek bedel ve davanın kabulü yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 5 05... parsel ve 28 36... parsel nolu taşınmazların sırasıyla 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''park" ve "Belediye Hizmet alanında '' kaldığı, taşınmazlarda fiili el atmanın bulunmadığı ancak, taşınmaza fiilen el atılmamış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi sebebiyle taşınmazda kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminat koşullarının oluştuğu ve taşınmazın imar planındaki fonksiyonu dikkate alındığında davalı tarafından taşınmaza hukuken kalıcı şekilde el atıldığının sabit olduğu, arsa niteliğindeki taşınmazlara dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik-üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesinin yerinde olduğu, belirlenen metrekare birim bedelinin taşınmazın konum ve özelliklerine göre makul ve adil ve hukuki el atma nedeniyle maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan "yasal faizi" ibaresinin çıkarılması, yerine "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama