İçeriğe geç

Yargı Kararları

Miras bırakanın terekesindeki taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taksimin yazılı ya da sözlü olarak yapıldığı ispatlanamadığı takdirde bu talep kabul edilemez.

Miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasçılar arasında taşınmazların paylaşıldığına ilişkin yazılı veya sözlü bir taksim sözleşmesinin varlığının davacı tarafça ispat edilememesi hâlinde, Medeni Kanun'un 611. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas
2025/4922
Karar
2026/3369
Tarih
22.06.2026

İlgili mevzuat

  • Medeni Kanun m. 611
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 428
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 439/2
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Geçici m. 3

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1990/306 E., 1993/268 K.

Mahkeme kararı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, dava konusu taşınmazlardan 1033,1762, 1908, 2282 parsellere ilişkin 1989/395 Esas numaralı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, tarafların kök murisi ...’ın 1942 yılında öldüğünü, 1762 parselin ... oğlu ...’a 4753 sayılı Kanun'a göre verildiğini, ...’ın 1942 yılında ölümünden sonra ..., ... ve .... arasında taksim edildiğini, 119, 351, 2282, 121, 1908, 124, 1033, 210 parsellere revizyon gören taşınmazların ...’a bırakıldığını, ...’ın ölümünden sonra ise 28.09.1971 tarihli sözleşme ile taşınmazları taksim ettiğini, taksimde ...’ın eşi olan ... ’a düşen 22 82... parseller üzerinde, ...’ın ilk eşinden olan çocukları olan ...ve ...’ın hakkı olmadığını, diğer parsellerde de muhtelif devirler gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 22 82... parsellerin ... ve ... adına eşit olarak, 17 62... parsellerin ... adına, 121 parselin ... adına, 1 19... parsellerin ... adına, 10 33... parsellerin ... adına, 124 parselin ... adına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ile davalı ... vekili, aşamalardaki beyanlarında taşınmazların kök muristen geldiğini ve geçerli bir taksim sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Medeni Kanun'un 611. maddesine göre taşınmazlar tüm mirasçıların katılımı ile taksim edildiyse bunu yazılı bir sözleşme ile belirlemeleri gerektiği, dosya kapsamı ile davacı tarafça taraflar arasında yazılı ya da sözlü şekilde taksim yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ..., ..., (... mirasçıları) ..., ..., ..., ... vekili temyizinde, dava dilekçesini tekrar etmiş ve 28.09.1971 tarihli taksim sözleşmesine göre davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama