Yargı Kararları
Sanığın aynı mağdura karşı birden fazla hırsızlık suçu işlediğine dair beyanı bulunuyorsa, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için ilgili dava dosyalarının getirtilmesi gerekir.
Sanığın aynı hastaneden farklı tarihlerde birden fazla hırsızlık yaptığına ilişkin beyanları bulunması halinde, mükerrer cezalandırmanın ve çelişen hükümlerin önlenmesi amacıyla ilgili dava dosyalarının getirtilip mümkünse birleştirilmesi, TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç koşullarının tartışılması ve kesinleşmiş cezaların mahsup edilerek infaz edilecek cezanın belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/10980, K. 2025/19225, 28.10.2025
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi
- Esas
- 2025/10980
- Karar
- 2025/19225
- Tarih
- 28.10.2025
İlgili mevzuat
- 5271 sayılı CMK m. 288
- 5271 sayılı CMK m. 294
- 5271 sayılı CMK m. 298
- 5271 sayılı CMK m. 260
- 5271 sayılı CMK m. 291
- 5271 sayılı CMK m. 302
- 5271 sayılı CMK m. 304
- 5271 sayılı CMK m. 307
- 5237 sayılı TCK m. 43
- 7165 sayılı Kanun m. 9
B O Z M A Ü Z E R İ N E İ S T İ N A F
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/924 E. 2024/934 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
I)Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde
Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarih, 2024/924 Esas, 2024/934 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II)Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz talebinin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kendisine zorunlu müdafii atanması gerektiği, savunma hakkının kısıtlandığı ve lehine olan maddelerin uygulanmasını istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunmalarında aynı hastaneden iki kez daha hırsızlık yaptığına dair beyanları doğrultusunda yapılan UYAP sorgulamasında, aynı hastaneden işlediği 30.07.2019 tarihli hırsızlık suçuna ilişkin düzenlenen 16.09.2019 tarihli iddianame ile açılmış Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/133 Esas, sayılı ve yine 15.07.2019 tarihinde işlenen 05.09.2019 tarihli iddianame ile açılmış Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/601 Esas sayılı kamu davalarının bulunduğu, iddianame ve suç tarihlerine göre eldeki dosya ile bu dosyalar arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen, bahse konu dosyalar getirtilerek ve yine sanık hakkında aynı katılana karşı işlediği başka suçlara ilişkin kamu davalarının bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak, zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi, birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, ilgili dava dosyaları getirtilip incelenmesi gerektiği, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK' nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılıp değerlendirilmesi zorunluluğu ve zincirleme suç ilişkisi bulunan suçlara ilişkin mahkûmiyetlerin kesinleşmiş olması halinde kesinleşen ceza süresi mahsup edilerek infaz edilmesi gereken cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 24.07.2019 tarihinin de yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Uyuşturucu madde ticareti suçunun zincirleme biçimde işlenmesi hâlinde, sanığın cezasında TCK'nın 43. maddesi gereği yapılacak artırım miktarının eylem sayısına göre yeterli ölçüde belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E: 2024/2161 · K: 2025/4031 · T: 20.05.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hile ve tehdit hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, hile veya tehdidin varlığı ile davalının bu durumu bilerek kötü niyetle tapuyu devraldığı somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmadıkça dava kabul edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/5932 · K: 2026/4406 · T: 02.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye dava açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesindeki usule uyulmaması, kararın kesinleşmemesine ve TCK'nın 191/4. maddesi gereği açılacak kamu davasının dava şartının gerçekleşmemesine yol açar.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E: 2026/8645 · K: 2026/11349 · T: 15.09.2026