Yargı Kararları
Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonucunda doğan tazminat talebinin reddine karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmaması halinde, bu husus artık usuli kazanılmış hak oluşturur ve tekrar talep edilemez.
Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbirin uygulanması nedeniyle davacının tazminat talep hakkı doğmuş olsa da, ilk derece mahkemesinin bu talebi reddeden kararına davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmaması halinde bu husus davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağından, HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca tazminat talebinin reddine ilişkin kararın onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6456, K. 2026/4094, 02.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/6456
- Karar
- 2026/4094
- Tarih
- 02.07.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1329 Esas, 2025/1289 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/320 E., 2022/502 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosya borcuna mahsuben kendilerinden 107.270,00 TL meblağlı 28.08.2013 keşide tarihli senet aldığını, senet ile ilgili de davalı ile aralarında 28.08.2013 tarihli protokolün imzalandığını, davalının.... İcra Müdürlüğünün 2007/11302 sayılı dosyasından tahsilat yaptığı halde teminat olarak sunmuş oldukları senedi Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyasından takibe koyduğunu, davalıya borçlarının bulunmadığını, davalının aynı borcu kendilerinden tekrar tahsil etmek istediği ileri sürerek Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 ve Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyalarından takibe konulmuş senedin borçlusu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve yersiz olduğunu, davacının daha önce de Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/396 E. sayılı dava dosyası ve Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1177 E. sayılı dosyaları ile açmış olduğu davalardan yine kendisinin vazgeçtiğini, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/499 E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davadan da kendisinin vazgeçtiğini, davacının borcu kabul ettiğine ve ödemeleri yapacağına dair beyanının icra dosyasında mevcut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyasının takip tarihi olan 28.06.2016 tarihi itibari ile
Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosyasının bakiye alacak miktarı 105.096,08 TL olup işbu
alacak miktarının 4.246,38 TL’lik kısmı tahsil harcı bakiyesi olduğundan Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ilgili
dosyasından takibe konu edilemeyeceğinden 14. İcra Müdürlüğü ilgili dosyasından
toplamda 27.492,24 TL’lik kısım fazla talep olup ilgili dosyadan talep edilebilir alacak kalemlerinin asıl alacak
100.849,70 TL + bono komisyonu 321,81 TL olmak üzere toplamda 101.171,51 TL olduğu, ayrıca dava tarihi olan 12.12.2016 tarihi itibari ile Bursa 1. İcra Müdürlüğü 2007/11302 E. sayılı dosyasının bakiye
alacak miktarı 101,675,55 TL olduğu, davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosya borcuna mahsuben kendilerinden 107.270,00 TL meblağlı 28.08.2013 keşide tarihli senet bedelinden kalan 5.594,45 TL asıl alacak tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, davanın kısmen kabulü ile davacıların Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı icra takibine konu bono nedeni ile davalıya 5.594,45 TL asıl alacak tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibin Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı takip dosyasına konu borca yönelik olması, dava tarihi itibariyle yapılan ödemeler sonrası bakiye borcun 101.675,55 TL olarak iddia, savunma ve sunulu delillere göre yöntemince hesaplanması karşısında raporun hükme esas alınmak için yeterli olduğu, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden davacının işbu dava tarihinden sonra davacı borçlulardan yapılan tahsilatlar bulunmakta ise de; alacağa ilişkin takip masrafları (işleyecek faiz vs.) ve bu ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce gözetilecek olması sebebiyle bu davada değerlendirme konusu edilmediği, açıklanan bu nedenler karşısında yerel mahkemenin menfi tespit hükmüne yönelik tarafların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ayrıca Mahkemece icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın infaz edildiği dolayısıyla davacının reddedilen miktar üzerinden tazminat talep hakkının bulunduğu, ancak davanın açılıp, tedbirin verilip uygulandığı Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen karara davalının istinaf başvurusunda bulunmadığı, bu halde isteme konu edilen tazminat yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğu, dolayısıyla hükmedilmeyerek kesinleşen tazminatın artık talep edilemeyeceği, bu nedenle davalının tazminat talebinin reddi kararının da doğru olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibine konu senet sebebi ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımlarda malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcının bu durumu iki gün içinde, belli değilse incelemeyi müteakip sekiz gün içinde satıcıya ihbar etmesi gerekir ve bu süreye uyulduğunu ispat yükü alıcıya aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/4745 · K: 2026/2054 · T: 15.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaza kamulaştırma işlemi uygulanmış ve ilgililer tezyid-i bedel davası açarak bedel artırımı almışsa, kamulaştırma kesinleşmiş olup aynı taşınmaz için kamulaştırmasız el atma davası açılamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/1828 · K: 2026/12299 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tebligat sırasında muhatabın adreste bulunmama sebebini bildiren komşu, yönetici veya kapıcının açık kimliği tebliğ mazbatasında gösterilmediği takdirde yapılan tebligat usulsüzdür.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E: 2025/7373 · K: 2026/3918 · T: 06.05.2026