Yargı Kararları
Yoksulluk nafakasının toptan mı yoksa irat biçiminde mi ödeneceğine karar verilirken kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve istekleri gözetilmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının toptan mı yoksa aylık irat biçiminde mi ödeneceğinin belirlenmesinde kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik-sosyal durumları ve ödeme gücü ile istekleri dikkate alınmalı; çocuğu bulunmayan ve kısa süreli evlilikte tarafların durumu itibarıyla yoksulluk nafakasının toptan ödenmesi gerekirken irat biçiminde ödenmesine hükmedilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1326, K. 2026/7365, 30.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1326
- Karar
- 2026/7365
- Tarih
- 30.06.2026
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3045 E., 2025/1519 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/320 E., 2022/155 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davalı-davacı erkek vekili tarafından; kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi, çocuklarının olmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, irat biçiminde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tenkis davasında, saklı payı ihlal eden mirasbırakanın taşınmazlarını tercih hakkını kullanarak kendisinde bırakmayı seçen mirasçının ödeyeceği bedel, tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değere göre belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4842 · K: 2026/3400 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflardan biri diğerine göre daha ağır kusurlu ise, mahkemece eşit kusur tespiti yapılamaz ve az kusurlu taraf yararına maddi-manevi tazminat koşulları oluşur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/792 · K: 2026/7094 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinin iptali davası, kural olarak murisin mirasçıları veya mahkemece yetki verilmiş kişiler tarafından açılabilir; mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendisine yetki de verilmemiş kişilerin açtığı bu tür davalar aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3604 · K: 2026/3250 · T: 15.06.2026