İçeriğe geç

Yargı Kararları

Ecrimisil davasında, davalının taşınmazı tapuda edinim tarihinden önce de kullandığı iddiasının ispat yükü davacı tarafa aittir ve bu husus ancak davacı tarafa usulüne uygun tanık listesi sunması için süre verilerek araştırılabilir.

Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazların haksız işgali nedeniyle açılan ecrimisil davasında, davalının tapuda pay edinim tarihinden önceki döneme ilişkin kullanımının davacı tarafça ispatlanamaması hâlinde bu döneme ecrimisil hesabı yapılamayacağı, edinim tarihi ile dava tarihi arasındaki döneme ilişkin hesaplamanın ise dosya kapsamına uygun olması durumunda bozmaya uyularak kurulan hükmün onanması gerektiği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas
2026/2477
Karar
2026/2812
Tarih
20.05.2026

İlgili mevzuat

  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 428
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 439/2
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu geçici m. 3/2

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2022/486 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için 20.05.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin maliki olduğu 11 27... ,2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar ile 11 39... ,4,5,9 ve 10 numaralı parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından çeşitli tesisler ve yapılar yapılarak haksız olarak işgal edildiğini, taşınmazlarla ilgili 09.05.1994 tarihinde ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını ve derdest olduğunu belirterek toplam 2.045.843,00 TL ecrimisil bedelinin davalıların işgal oranlarına uygun olarak kademeli üçer aylık dönemler için işleyecek reeskont faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş olup 21.03.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 417.112, 67 TL olarak belirlemiştir
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2015 tarihli kararıyla; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11 27... ,2,3 ve 11 39... ,4,5 ve 9 parsellerle ilgili açılan davanın reddine, 11 39... parselle ilgili davanın kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 30,00 TL olmak üzere toplam 60,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 27,00 TL olmak üzere toplam 135,00 TL ve ... için 45,00 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 22.671,70 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 910,31 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine, davalı ....aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 24.669,90 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine karar verilmesi üzerine verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... mirasçıları temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2018/1992 Esas, 2018/16371 Karar sayılı ilâmıyla; davacılar vekilinin tüm, davalılardan ... mirasçılarının sair temyiz itirazlarının reddine, “...Somut olayda, dosya arasında yer alan tapu kayıtlarına göre, ...’nın, dava konusu 11 27... ,2 parsel, 11 39... ,4,5 parsel sayılı taşınmazların 16/1920 payını 24/07/2007 tarihinde satın aldığı, 11 27... parsel sayılı taşınmazda ise 24/04/2007 tarihinde 16/1920 pay edindiği sonrasında 08/05/2009 tarihinde edindiği yeni pay ile toplam hissesinin 208/1920 olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalılar ... mirasçıları hakkında dava tarihinden geriye doğru 5 yıl hesaplanarak, murisin tapuda edinimden öncesi tarih için de ecrimisil tazminatına hükmedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki,muris ...'in dava konusu taşınmazları tapuda edinim tarihi olan 2007 tarihinden öncesinde de kullanımı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır. Davacılar, dava dilekçelerinde tanık delillerine dayanmışlar ancak mahkemece davacılara usulüne uygun olarak tanık listesi vermeleri için süre verilmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, muris ...'in dava konusu taşınmazları edinim tarihi olan 24/07/2007 tarihinden önce de dava konusu taşınmazlarda kullanımının olup-olmadığının kanıtlanması amacı ile davacı tarafa dayandığı delilleri sunması için usulüne uygun süre verilmesi, davacı tarafça dava konusu taşınmazların edinim tarihinden önce de kullanıldığının ispatlanması halinde, 24/07/2007 tarihinden öncesi için de şimdiki gibi ecrimisile hükmedilmesi, aksi halde bu tarihten öncesi için ecrimisil hesaplanmasının yapılmaması olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı olduğu şekilde davalılar ... mirasçıları aleyhine dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı müteveffa ...'nın dava konusu taşınmazları edinim tarihi olan 2007 tarihinden önce de kullandığı iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği, 24.07.2007 tarihi ile 21.06.2010 dava tarihi aralığındaki ecrimisil hesaplamasının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11 27... ,2,3 ve 11 39... ,4,5 ve 9 parsellerle ilgili açılan davanın reddine, 11 39... parselle ilgili davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 30,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 27,00 TL olmak üzere toplam 108,00 TL ve ... için 45,00 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 22.671,70 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine, davalı ... ve dâhili davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 910,31 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine, dahili davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 15.139,39 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak tapu payları oranında davacılara verilmesine karar verilmesi üzerine verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Tanık delilleri ile davalı ...'in 24.07.2007 tarihinden önce de haksız işgalde bulunduğunun ispat edildiğini,
3. Davalı ...'in müdahale ettiği alan 5.450 m² olarak tespit edilmesine rağmen hatalı şekilde 5.420 m² zerinden hesaplama yapıldığını,
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar için düşük kira bedeli tespit edildiğini ve sunulan emsallerin de dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.












Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama