Yargı Kararları
Karşılıklı boşanma davasında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda bir taraf ağır, diğeri az kusurlu ise taraflar eşit kusurlu sayılamaz ve az kusurlu taraf yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi uyarınca, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olmadığı anlaşılan eşin kişilik haklarının karşı tarafça saldırıya uğradığı durumlarda, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile 4721 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerindeki hakkaniyet ilkeleri gözetilerek az kusurlu eş yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/961, K. 2026/6939, 22.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/961
- Karar
- 2026/6939
- Tarih
- 22.06.2026
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/378 E., 2025/1165 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eşme Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2019/244 E., 2021/465 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı -karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen manevî tazminat talebi yönünden; davalı -karşı davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin manevi tazminat talebinin, kadının ise maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin başvurusunun kusura esas alınan vakıalar yönünden kısmen kabulü ile gerekçenin düzeltilmesine, yine de tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğunun tespitine, kadının tüm, erkeğin sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince yukarıda belirtilen yönlerden temyiz edilmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı -karşı davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta tarafların Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı -karşı davacı kadın ağır, davacı -karşı davalı erkek ise az kusurludur. Hal böyle iken, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi isabetli görülmemiş, kusur belirlemesi yönünden hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak erkek eş yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davacı -karşı davalı erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davalı -karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı -karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'a iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusundan feragat eden taraf, Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etmediği yönler kesinleştiğinden bu yönlerden temyiz hakkını kaybeder.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/587 · K: 2026/7397 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İlk derece mahkemesi kararının bir kısmına karşı istinaf yoluna başvurmayan taraf, bu kısım kesinleştiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı o yönden temyiz hakkına sahip değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1375 · K: 2026/7400 · T: 30.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İnternet yayını yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan tazminat davasında, zararın meydana gelme ihtimali bulunan yer mahkemesinde dava açılması haksız fiilden doğan davalarda yetkiye ilişkin genel kurala uygundur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/3793 · K: 2026/12290 · T: 07.09.2026