Yargı Kararları
19. Hukuk Dairesi 2016/20295 E. , 2018/5475 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen…
19. Hukuk Dairesi 2016/20295 E. , 2018/5475 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/20295, K. 2018/5475, 05.11.2018
- Mahkeme
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2016/20295
- Karar
- 2018/5475
- Tarih
- 05.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının ... Yapı Ticaret isimli firmadan satın aldığı hırdavat malzemesine ilişkin olarak, davalının bu malzemelerin kendisine ait olduğunu, davalı tarafından Metaş isimli firmaya satıldığını, bu firmanın ödeme yapamayacak durumda olduğunu iddia ederek davacıdan tehdit ile 9 adet, toplam bedeli 132.000 TL olan bono aldığını ileri sürerek, davacının bu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı hakkında yapmış olduğu şikayete ilişkin olarak Savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bonoların davacının rızası ile düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, dava konusu bonoların tehdit ile imzalatıldığı iddiasına ilişkin soruşturma dosyasında davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı hakkında ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, bonoların davacının imzasını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan iş bu dava mutlak ticari dava niteliğinde olup anılan Yasanın 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi dahilindedir. 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 5. maddesi hükmüne göre asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde görev dava şartları arasında sayılmış ve aynı Yasanın 115. maddesinde dava şartlarının yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasının asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek mahkemece davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026