Yargı Kararları
Boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği durumlarda, boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi uyarınca boşanmaya neden olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve tarafın az kusurlu olduğu tespit edildiğinde, ekonomik ve sosyal durum ile hakkaniyet ilkeleri gözetilerek kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bu talebin reddi bozma nedenidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1423, K. 2026/7461, 30.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1423
- Karar
- 2026/7461
- Tarih
- 30.06.2026
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174/2
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2007 E., 2025/2177 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/597 E., 2024/291 K.
Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne, ziynet alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarı, kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise; kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ve maddi tazminat, velayet, iştirak nafakası kabulü, ziynet alacağı talebinin kabulü ve erkeğin reddedilen tazminat talebine ilişkin karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabul edilen temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli toplamı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu hale göre erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Tarafların karşılıklı iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin boşanmaya neden olan kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Erkek vekilinin ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
b.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacı ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davacı-karşı davalı ...'ya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tenkis davasında, saklı payı ihlal eden mirasbırakanın taşınmazlarını tercih hakkını kullanarak kendisinde bırakmayı seçen mirasçının ödeyeceği bedel, tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değere göre belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4842 · K: 2026/3400 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflardan biri diğerine göre daha ağır kusurlu ise, mahkemece eşit kusur tespiti yapılamaz ve az kusurlu taraf yararına maddi-manevi tazminat koşulları oluşur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/792 · K: 2026/7094 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinin iptali davası, kural olarak murisin mirasçıları veya mahkemece yetki verilmiş kişiler tarafından açılabilir; mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendisine yetki de verilmemiş kişilerin açtığı bu tür davalar aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3604 · K: 2026/3250 · T: 15.06.2026