Yargı Kararları
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, mal rejiminin sona erdiği tarihte eş adına kayıtlı olan ve kişisel mal olduğu ispatlanamayan taşınmaz katılma alacağına esas alınır; taşınmazın sonradan üçüncü kişiye devredilmesi bu sonucu etkilemez.
TMK'nin 219, 220, 222 ve 235. maddeleri uyarınca, evlilik birliği içinde satın alınıp edinilmiş mal statüsünde olan ve mal rejiminin sona erdiği tarihte eş adına kayıtlı bulunan taşınmazın kişisel mal olduğu ispatlanamadığı ve mal rejiminin sona ermesinden sonra üçüncü kişiye devredildiği sabit olduğunda, bu taşınmaz yönünden katılma alacağına hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2599, K. 2026/4885, 30.04.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/2599
- Karar
- 2026/4885
- Tarih
- 30.04.2026
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 220
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 222
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 229
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 235
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/217 E., 2025/310 K.
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/277 E., 2024/571 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı davacı erkek vekilinin ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 219. maddesinde edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlanmıştır.
TMK'nin 220. maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır.
TMK'nin 222/1. maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. TMK'nin 222/3. maddesi uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır.
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Ayrıca, ispat yükü TMK'nin 6/1. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir./ Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmazın davacı davalı kadın adına kayıtlı olmadığı, 3. Kişi adına kayıtlı olduğu, bu kapsamda davalı davacı erkeğin davasını ispat edemediği gerekçesi ile katılma alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de;
Tarafların 1983 yılında evlendiği, 08.07.2020 tarihinde açılan boşanma davası neticesinde boşandıkları ve boşanma kararının 06.12.2021 tarihinde kesinleştiği, ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmazın satış sureti ile evlilik birliği içerisinde 19.08.2015 tarihinde davacı davalı kadın adına tescil edildiği ve edinilmiş mal statüsünde olduğu, mal rejiminin sona erdiği 08.07.2020 tarihinde de davacı davalı kadın adına kayıtlı olduğu ve Türk Medeni Kanunu'nun 235/1. maddesi uyarınca tasfiyeye tabi olduğu, bu taşınmazın davacı davalının kişisel malı olduğu hususu ispat edilemediği gibi, mal rejimi sona erdikten sonra taşınmazın 03.06.2021 tarihinde 3. Kişiye devredilmesinin de sonucu etkili bulunmadığı nazara alınarak, bu taşınmaz yönünden katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmaz yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı- davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak haklarından feragat edildiğinin kabulü için, feragat beyanının bu hususu açık ve kesin biçimde kapsaması gerekir; boşanmanın fer'î niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin genel ifadeler bu nitelikte feragat sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/354 · K: 2026/267 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İnançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında inanç sözleşmesinin varlığı ancak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile ispat edilebilir, bu deliller yoksa tanık dinlenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/2001 · K: 2026/3463 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği durumlarda, boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/1423 · K: 2026/7461 · T: 30.06.2026