İçeriğe geç

Yargı Kararları

Kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazın bedeli, emsal karşılaştırması yapılarak emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenmek suretiyle takdir edilir ve her paydaş için hüküm altına alınan tazminat miktarı dava tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz istemi reddedilir.

Kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerektiği ve 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince temyiz kesinlik sınırının davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınarak belirleneceği, bu sınırın altında kalan paydaş payına ilişkin temyiz isteminin reddedileceği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas
2025/15198
Karar
2026/9504
Tarih
20.05.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Ek m. 1
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
  • 7531 sayılı Kanun m. 22
  • 7550 sayılı Kanun m. 20
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/... Esas, 2025/1469 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine, kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 18.09.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davalı ... aleyhine her paydaş için hüküm altına alınan tazminat bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı ... Başkanlğı vekilinin her paydaş için hüküm altına alınan kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... aleyhine paydaşlar yönünden karar verilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 36... parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu talebin gerçek rayicin çok fazla üzerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tazminat bedelinin fahiş olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.


IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde kat mülkiyetli yapı bulunduğundan kat maliklerinin birlikte dava açması gerektiğini, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, el atma tarihinin kesin olarak belirtilmediğini, objektif değer düşüklüğü uygulanmadığını, rızai terk olup olmadığının araştırılması gerektiğini, idarenin kalıcı kullanma iradesinin bulunmadığını, el atılan kısmın düzenleme ortaklık payı oranı içinde kalıp kalmadığında araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza el atılmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların aktif dava ehliyetinin olmadığını, davanın kat malikleri ile birlikte açılması gerektiğini, taşınmazdan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığını, bedelden ... kesintisi yapılması gerektiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, bedele yasal faiz uygulanması ve aplikasyon kroki masrafının eklenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, taşınmaz davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından husumetin doğru yöneltildiği, dosya kapsamından taşınmaza genişletme şeklinde 1983 yılından önce sonra el atıldığı, bedele yasal faiz işletilmesinin ve hesaplanan yargılama giderlerinde isabetsizlik olmadığı, taşınmaza yönelik rızai terk olmadığı gibi kamulaştırma işlemi de yapılmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediği ancak dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından karar harcının nispi olarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı ... Vekilinin Davacıların Payına Düşen Tazminat Bedellerine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı ... Vekilinin Davacıların Payına Düşen Tazminat Bedellerine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama