Yargı Kararları
Limited şirket ortağının haklı sebebe dayalı çıkma davasında, haklı sebebin varlığı dava tarihi itibarıyla değerlendirilmeli ve davanın açılmasından sonra ortaklar arasında açılan davalar haklı sebep oluşturmaz.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca açılan limited şirketten çıkma davasında haklı sebebin varlığı dava tarihine göre belirlenir ve dava açıldıktan sonra ortaklar arasında ortaya çıkan ihtilaflar ile açılan davalar çıkma için haklı sebep teşkil etmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2796, K. 2026/3253, 03.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/2796
- Karar
- 2026/3253
- Tarih
- 03.06.2026
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 638
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/1
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1114 Esas, 2024/1703 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/214 E., 2021/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı davada davacılardan ... ve ..., birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyasında davacılar tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin, 30.05.2014 tarihinde tescil edilmiş üç ortaklı bir limited şirket olan davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, müdür olarak özenle çalıştığını, şirketin menfaati için gerekli olan tüm faaliyetleri icra ettiğini, diğer ortakların şirketin büyümesi için katkı sağlayacak herhangi bir eylem ve işlerinin bulunmadığını, davalı şirket ortağı ...’nin Suriye vatandaşı olduğunu, Türkiye’ye çok nadiren geldiğini, ortak amaca ulaşmak için hiçbir çaba göstermediğini, finansal kaynağın da bu nedenle sağlanamadığını, müvekkili ile ortaklardan ... arasında yapılan ve diğer ortak ...’ye gönderilen hisse devri karşılığı mal paylaşımı sözleşmesi aktedildiğini, söz konusu sözleşme ile ortakların kendilerine uygun birtakım şirket mallarını kendi aralarında paylaştıklarını, bu hususun ortakların fiili olarak zaten daha fazla ortaklık yapmak istemediklerini açık bir şekilde gösterdiğini, ortaklık ilişkisinin müvekkili için çekilmez hale geldiğini, müvekkilinin diğer ortaklarla defalarca görüştüğünü, ilgili problemleri çözmeye çalıştığını, hisse devri sözleşmesi aktedildiği halde diğer ortakların hisselerini devretmek istemediklerini, müşterek gayeye ulaşmak için çaba sarf etmediklerini ileri sürerek müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 638. maddesi uyarınca davalı şirketten çıkmasına, ayrılma akçesinin esas sermaye payının gerçek değerine uyacak şekilde hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 26.11.2021 tarihli dilekçesi ile davasını ayrılma akçesi yönünden 57.862,00 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 30.05.2014 tarihinde davalı ... ile davacılar ... ve ... tarafından kurulduğunu, bu şirket kurulmadan önce davacı ... ve davalı ...’un davacılardan ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.’de ortaklıklarının bulunduğunu, davalı ...’un 12.12.2014 tarihinde bu şirketteki paylarının tamamımını davacı ...’ya devrederek ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.’deki ortaklıktan ayrıldığını, sonrasında davalının davacı ... ... ile dava dışı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hisselere dair adi yazılı hisse devri sözleşmesi düzenlediğini, davacı ... ...’nın, söz konusu malları paylaşımına ilişkin sözleşmeyi diğer ortak ...’nin de kabulü ve gerekli tescil işlemlerini, yasal tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmesi şartı ile kabul ettiğini, davalının ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ana sözleşmesinin 9. maddesine aykırı davranarak diğer ortağın rızası olmaksızın yalnızca ... ile adi yazılı bir hisse devri sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kendisine bırakılması planlanan davacı şirket ve dava dışı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı makine ve teçhizatların davacılardan ...’nın geçici muvafakati ile şirket merkezinden bir kısmını alıp başka bir yere naklettiğini, bir kısmını da sattığını ve satış bedelini davacı şirket hesabına yatırmadığını, söz konusu hisse devri sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olduğunu ileri sürerek mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürmüş olduğu 1 adet ... ... Heidenhain control makinesi, 1 adet MSI marka laptop, bir adet toplama masa üstü PC, bir adet Worknc Dental Xpert yazılımı, tarama bodyleri, premiledler, titanbaseler, titanyum blokların davacılara iadesini, bunun mümkün olmaması durumunda şimdilik 1.000,00 TL bedelin tazminini talep etmiştir.
3.Davacılar vekili birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalının, ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.’de ortaklıklarının bulunduğunu, davalının 12.12.2014 tarihinde bu şirketteki paylarının tamamımını davacı ...’ya devrederek ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.’deki ortaklıktan ayrıldığını, sonrasında davalının, davacı ... ... ile ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hisselere dair adi yazılı hisse devri sözleşmesi akdettiğini, davacı ... ...’nın, söz konusu malları paylaşımına ilişkin sözleşmeyi diğer ortak ...’nin de kabulü ve yasal tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmesi şartı ile kabul ettiğini, davalının ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ana sözleşmesinin 9. maddesine aykırı davranarak diğer ortağın rızası olmaksızın yalnızca ... ile adi yazılı bir hisse devri sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kendisine bırakılması planlanan şirketler adına kayıtlı makine ve teçhizatların davacılardan ...’nın geçici muvafakati ile şirket merkezinden bir kısmını alıp başka bir yere naklettiğini, bir kısmını da sattığını ve satış bedelini davacı şirket hesabına yatırmadığını, söz konusu hisse devri sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olduğunu ileri sürerek mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürmüş olduğu 1 adet ... ... Heidenhain control makinesi, 1 adet MSI marka laptop, bir adet toplama masa üstü PC, bir adet Worknc Dental Xpert yazılımı, tarama bodyleri, premiledler, titanbaseler, titanyum blokların davacılara iadesini, bunun mümkün olmaması durumunda şimdilik 1.000,00 TL bedelin tazminini talep etmiş, 14.01.2021 tarihli dilekçesi ile alacak talebini 90.386,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının soyut ve genel nitelikli iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, şirket aleyhine gerçekleştirdiği usulsüz işlemler nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmaya çalıştığını, hisse devir sözleşmesinin hukuken hüküm ifade etmediğini, herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, yazılı şekilde yapılması, imzalarının noterce onanması ve ortaklar genel kurulunca uygun bulunması, pay defterine kaydedilmesi, pay devirlerinin tescili için şirket müdürleri tarafından otuz gün içerisinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulması gerektiğini, hisse devir sözleşmesinde bu şartların yerine getirilmediğini, davacının, anılan sözleşmeye dayanarak sözleşmede kendisine bırakılması planlanan davalı şirket ve dava dışı ... Elektronik Mak. Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı makine ve teçhizatların şirket merkezinden bir kısmını alıp başka bir yere naklettiğini, bir kısmını da piyasa şartlarının altında bedellerle sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyasına cevap dilekçesinde; davaya konu ... ... kontrol makinesinin ve titanyum blokların dava dışı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, davacıların bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığını, MSI marka laptop ve masa üstü PC’nin götürülmediğini, Bostancı’daki işyerinde bırakıldığını, Worknc Dental Xpert yazılımın ise zaten demo yazılım olduğunu ve kullanım süresinin dolduğunu, tarama bodyleri, titanbaseler ve premiletlerin de kendileri tarafından götürülmediğini, Bostancı’daki işyerinde bulunduğunu, davacıların dava açma hakkının bulunmadığını, zira söz konusu makine ve parçaların dava dışı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğunun davacılar tarafından da ikrar edildiğini, ... ... kontrol makinesinin satış fiyatının piyasa koşullarının üstünde kârlı bir satış olduğunu fakat satım bedelinin henüz ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı vekili birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyasında cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyanın davacısı ... ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ortakları arasında birden fazla dava bulunduğu, bu durumun ortaklar yönünden ortaklığı çekilmez hale getirdiği, buna göre davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde olduğu, davacının ayrılma akçesinin 57.862,00 TL olduğunun anlaşıldığı, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyasında davacılar ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’nın davalı ...’a karşı dava açarak, devir sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olması nedeniyle, sözleşmedeki mal paylaşımına göre davalı ...’un aldığı makinelerin iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin iadesini istedikleri, davaya konu Mach 5 ... makinesinin dava dışı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğu, bu makine yönünden davacıların talep hakkının bulunmadığı, iddia edilen diğer makinelerin davalıya teslim edildiğine dair kabule yeterli delil bulunmadığı, birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyasında davacılar ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’nın davalı ...’a karşı dava açarak, devir sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olması nedeniyle, sözleşmede davalıya devredileceği belirtilen makine ve teçhizatın iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelini istedikleri, davaya konu söz konusu ürünlerin davalı ...’a teslim edildiğine ilişkin bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davacı ...’un davalı İmperience Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, ayrılma akçesi olarak belirlenen 57.862,00 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, birleşen her iki davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı- birleşen davalarda davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin ..., ... ve ... tarafından kurularak 30.05.2014 tarihinde tescil edildiği, eldeki ortaklıktan çıkma davasının 09.02.2015 tarihinde açıldığı, bu süreç içerisinde tarafların, ortaklığın sona erdirilmesi yönünde iradesinin ortaya çıkması üzerine adi yazılı şekilde yapılan ve resmi şekle uyulmadığından geçersiz olan hisse devrine ilişkin taahhüt sözleşmesi imzalayarak ilkin uyuşmazlığı hisse devri yoluyla gidermeye çalıştıkları dikkate alınarak bilirkişi raporunda davacının kusurlu sayılmasının yerinde görülmediği, tanık anlatımlarından ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, bu hususta davacının bilerek ve isteyerek katkı sağlamış olduğu ispatlanamadığından asıl davada ortaklıktan çıkmaya ilişkin haklı sebeplerin bulunduğu dikkate alınarak asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyası yönünden; davaya konu edilen malların daha sonra ... Medikal Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait olduğunun belirtilmesi, ... ile ... arasında yapılan hisse devir taahhüdüne ilişkin sözleşmede “... Medikal’de bulunan” şeklinde malların belirtilmesi ve ... ... isimli makinenin 08.07.2014 tarihinde ... Elektronik Mak. Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Medikal Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ye fatura edilmesi karşısında davacılar ... Elektronik Makine Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... tarafından açılan bu davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyası yönünden; dava konusu edilen malların ... ve ... arasında yapılan hisse devir taahhüdüne ilişkin sözleşmede ... Medikal Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. içerisinde bulunduğu yazılı olan ve ...'a bırakılacağı belirtilen mallar olduğu, söz konusu bu malların birleşen dosya davacıları ... ve ...’ye ait olduğuna ilişkin bir iddia ve ispat bulunmaması nedeniyle davanın bu davacılar yönünden reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, ... ... işleme merkezi ve aksesuarlarının satışı ile ilgili olarak birleşen dosya davalısı ...’un bu makineyi şirketten götürdüğü iddiasının ispatlanamadığı, şirket adına satılan malın parasının şirkete ödenmediği iddiasının ise eldeki davanın konusu olmadığı, talep konusu diğer malların da birleşen dosya davalısı ... tarafından götürüldüğünün ispatlanamadığı, birleşen bu davanın da reddine karar verilmesinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl dava davalısı, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyası davacılarından ..., ..., birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyası davacıları tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, haklı nedene dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkma istemine; birleşen davalar ise şirkete ait malların iadesi, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Birleşen davalar yönünden yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, özellikle davacı ortaklar yönünden dolaylı zararlarının kendilerine verilmesinin talep edilemeyecek olmasına göre, temyiz edenin sıfatı göz önüne alındığında yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde, uyuşmazlık somut olayda limited şirkette ortaklıktan çıkmayı gerektirir haklı neden bulunup bulunmadığı ile dava tarihi sonrasında ortaklar arasında açılan davaların ortaklıktan çıkmayı gerektirip gerektirmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Limited şirketlerde ortakların ortaklıktan doğan şahsi ve mali hakları söz konusudur. Ortakların pay hakkı, şirket kârına katılma gibi mali haklarının yanı sıra, oy kullanma hakkı, ortaklığı yönetim ve idare hakkı gibi katılma hakları mevcuttur. Limited şirketlerde ortaklık haklarından biri de 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinde düzenlenen, ortağın ortaklıktan çıkma hakkıdır. Çıkma hakkı, ortağın özgür iradesi ile ortaklıktan çıkma istemini içerir. Çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılan ortağın, ortaklığa ait bütün hak ve mükellefiyetleri sona ererek şirketle arasındaki bütün ilişkisi kesilmiş olacaktır. Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir.
Bu bağlamda kanuni düzenleme 6102 sayılı Kanun'un 638. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir. Haklı sebep şirketin yönetimine, ticari faaliyetlere, şirketin ekonomik durumuna, ortağın diğer ortaklarla kişisel ilişkilerine ilişkin olabilir. Ayrıca haklı sebep ortağın kendisi yanında şirket tüzel kişiliğinden yahut diğer ortaklardan da kaynaklanabilir. Ancak burada önemle belirtilmelidir ki; çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder.
Davacı, yabancı ortak sebebi ile bankalardan kredi alınamaması, sözleşme gereği pay devri yapılamadığından ortaklığın çekilmez hale gelmesi, diğer ortakların şirket ile ilgilenmemesi gibi hususları ortaklıktan çıkmaya dair haklı sebep olarak ileri sürmüş, bu noktada davacı tarafça iddiaların ispatına yarar bir belge sunulamamış, dosya kapsamında alınan 23.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile asıl davanın açıldığı tarihte ortaklar arasında başka bir dava bulunmadığı, birleşen davaların asıl dava sonrasında açıldığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince asıl dosyanın davacısı olan ... ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ortakları arasında birden fazla dava bulunduğu, bu durumun ortaklar yönünden ortaklığı çekilmez hale getirdiği kabul edilerek asıl davanın kabulüne karar verilmiş ise de her davanın açıldığı tarih itibarı ile değerlendirilmesi gerektiği, ortaklar arasında ortaklığı çekilmez hale getirdiği belirtilen davaların asıl davanın açılmasından sonra açıldığı, bu hususun ortaklıktan çıkma için haklı sebep teşkil etmeyeceği hususu gözetilmeksizin asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyası davacılarından ..., ... ile birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyası davacılarının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. sayılı dosyası yönünden verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, yukarda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirketin haklı bir gerekçe göstermeden kâr elde ettiği hesap döneminde kârı dağıtmayıp tamamını yedek akçeye ayırmasına ilişkin genel kurul kararı, pay sahiplerinin kazanılmış kâr payı hakkını zedelediğinden iptal edilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6510 · K: 2026/3320 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Esas sözleşmenin eki niteliğindeki iç yönergede yönetim kurulu kararları için ağırlaştırılmış nisap öngörülmüşse, bu yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak kararla mümkündür ve nisaba uyulmadan alınan kararlar yok hükmündedir; buna muhalefet eden yönetim kurulu üyeleri ile pay sahipleri ticaret sicil memuru kararına itirazda ilgili sıfatını taşır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/425 · K: 2026/403 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının haklı sebeple şirketten çıkarılması için ortaklar kurulu kararı tek başına yeterli olmayıp, ortaklığın devamını çekilmez kılan haklı sebebin somut ve ispatlanmış olması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5694 · K: 2026/3173 · T: 03.06.2026