İçeriğe geç

Yargı Kararları

İlk derece mahkemesinin, toplanan delilleri serbestçe takdir ederek leh ve aleyhteki kanıtları gerekçeli biçimde değerlendirip verdiği beraat kararı, usul ve kanuna uygun olduğu sürece bozma nedeni oluşturmaz.

Görevi kötüye kullanma suçundan yargılanan avukat sanık hakkında, delilleri serbestçe takdir eden ilk derece mahkemesinin gerekçeli beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi kapsamında yapılan temyiz incelemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Esas
2026/1021
Karar
2026/8768
Tarih
14.09.2026

İlgili mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/2-e
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 289/1
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 302/1
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 304
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 59

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1170 Esas, 2025/912 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2020/94 Esas, 2024/168 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2024/1170 Esas, 2025/912 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Ortaklığın giderilmesi davasında katılanların vekilliğini üstlenen sanığın, diğer ortakların ön alım hakkını engellemek amacıyla iddia konusu taşınmazların gerçek değerlerini göstermeyerek katılanların zararına olacak şekilde kızı ve oğlunun üzerine tescil ettirmek suretiyle menfaat temin ettiğine, bilirkişi raporunun uzman kişiler tarafından hazırlanmadığına, sanığın taşınmazların değerini yüksek gösterdiği hususunu ikrar ettiğine, eksik inceleme sonucu hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama