İçeriğe geç

Yargı Kararları

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar veya katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler dışında, tasfiye anında mevcut olmayan bir malın eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilmesi mümkün değildir.

Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi uyarınca, mal rejiminin sona ermesinden dört yıl önce satılan bir aracın davalı eş tarafından diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla devredildiği ispatlanamadığından, bu aracın eklenecek değer sayılarak katılma alacağı hesaplamasına dahil edilemeyeceğine ve bu yöne ilişkin davanın reddi gerektiğine karar verilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas
2025/9563
Karar
2026/7000
Tarih
23.06.2026

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 179
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 229
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 235
  • 4722 sayılı Kanun m. 10
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1602 E., 2025/2271 K.
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2016/720 E., 2023/445 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b. Davalı-davacı erkek vekilinin birleşen dava konusu 33... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.

Somut olayda; taraflar 13.06.2007 tarihinde evlenmiş, 07.10.2016 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 21.11.2017 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun md.10, TMK md. 202/1). Birleşen davada tasfiye konusu 33... plakalı araç 13.12.2012 tarihinde erkek adına satın alınmış, 01.12.2014 tarihinde devredilmiştir, dava dışı 66... plakalı araç da 01.12.2014 tarihinde kayınvalide ... adına satın alınmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).

Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Mahkemece 33... plakalı araç eklenecek değer olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu 33... plakalı aracın mal rejiminin sona erdiği tarihten yaklaşık dört yıl önce satılarak dava dışı 66... plakalı aracın kayınvalide ... adına satın alındığı, tasfiye konusu aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmadığı, davalı-davacı erkek tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapıldığı da mevcut delillerle de ispatlanamadığı, devrin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devir niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, birleşen davada tasfiye konusu tasfiye konusu 33... plakalı araç yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eklenecek değer kabul edilerek katılma alacağı hesaplanması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
Davalı-davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
B. Birleşen Dava Yönünden
.. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2.b.) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA,
3. Davalı-davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama