İçeriğe geç

Yargı Kararları

Ticari satıma konu malların ayıplı çıkması ve alıcının bu durumu süresinde satıcıya bildirmesi hâlinde, satıcı malların teslimine kadar geçen süredeki ayıp nedeniyle oluşan zarardan ve imha masraflarından sorumludur.

Alıcının, satılan hayvan yeminin ayıplı çıktığını ve varış ülkesinde imha edilmesi gerektiğini süresinde satıcıya bildirmesine rağmen satıcının herhangi bir işlem yapmaması hâlinde, ayıplı malın imhası için yapılan masraflar ile ürün bedeli satıcıdan tahsil edilebilir ve bu talep genel zamanaşımı süresi içinde ileri sürülebilir.

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/2041
Karar
2025/7105
Tarih
27.11.2025

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m. 353/1-b(1)
  • 6100 sayılı HMK m. 370/1
  • 6100 sayılı HMK m. 372

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/871 Esas, 2025/83 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/125 E., 2023/222 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.



KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirkete 21.06.2018 tarihinde hayvan yemi sipariş ettiğini, bedelin ödendiğini, Katar'a gönderilen siparişin 6 konteynırının standartlara ve hayvan sağlığına aykırı olduğu gerekçesiyle 13.09.2018 tarihinde Katar Belediye ve Çevre Bakanlığı Veterinerlik Karantina Departmanı tarafından reddedildiğini, hızlıca ya ürünlerin iadesine ya da imha edilmesine karar vermeleri, her geçen gün için demuraj ödemek zorunda kalınacağının davalıya bildirildiğini, kabul edilmeyen ayıplı mal içeren 6 konteynırın bilgilerinin 16, 17, 18... tarihlerinde davalı şirkete e-posta ile gönderildiğini, davalı şirketin zararın sigortadan tazmin edilip gönderileceğini belirttiğini, davacının davalı şirketin talebi doğrultusunda ürünlerin imha edilmesi için gerekli girişimlerde bulunduğunu, 2 konteynır mısır yeminin 25... , 4 konteynır mısır yeminin de 29... tarihinde imha edildiğini, bu tarihlere kadar davacının demuraj ödemek zorunda kaldığını, davalının sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu ile ilgili hiçbir bilgi vermediğini, daha sonra davalının kusuru nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığının öğrenildiğini, imha edilen mal bedeli ve sair masrafların tahsili için davalı hakkında İstanbul 2. İcra Dairesinde 2020/2948 E. sayılı dosya ile takibe başlandığını, davalının yetki itirazı üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğünde 2020/26190 E. sayılı dosya ile takibe devam edildiğini, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk yoluna gidilse de davalının burada da borcunu ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili tarafından sunulan 23.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tamamen ıslah edilmiş, itirazın iptali olarak açılan dava, alacak davasına dönüştürülmüş olup ıslah dilekçesindeki yeni alacak davası ile itirazın iptali davasında ileri sürülen iddialar tekrarlanmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde, icra takibinden farklı olarak davalı tarafından satışı yapılan ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ederek dava açtığını, davacının 12.09.2018 tarihinde ürünlerin ayıplı olması nedeni ile ayıp ihbarında bulunduğunu iddia ettiği, bu tarihin üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçmiş olması nedeni ile davacının tüm hak ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının mevcut dava için teminat göstermesi gerektiğini, davacı tarafından haksız menfaat elde etmek amacı ile ayıplı bulunmayan ürünlerin ayıplı gibi gösterilmek sureti ile bedelinin talep edildiğini, davacının delil olarak dayandığı belgelerin her zaman düzenlenebileceğini, davalı yetkilisi ile yapılan bir görüşme veya mail yazışmasının bulunmadığını, davacının mail gönderdiği kişinin davalıyı temsil etme yetkisinin olmadığını, davacının telefon ile görüştüğünü iddia ettiği kişinin de davalıda iş aktine istinaden çalıştığını, davalı tarafından üretilen yemlerde hiçbir ayıbın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan hayvan ürünlerinin ayıplı çıkması sebebi ile davacı tarafça davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu, alınan 14.08.2022 tarihli ek rapora göre satıma konu ürünlerin ayıplı olduğu, bu ayıp tespitinin, davalı tarafından kendi sigortacısına yapılan başvuru üzerine sigorta şirketinin almış olduğu eksper raporu ile de tespit edildiği, dava dosyasına eklenen CD'de bulunan video ve resimlerin incelenmesinde de, dava konusu mısır flake yemlerinin ayıplı olduğunun gözle görülür şekilde belli olduğu, bu durumda davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ayıplı olan ürünlere ilişkin ödemiş olduğu bedeli davalıdan isteyebileceği gibi genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı olduğundan ayıplı ürünlerin Katar ülkesindeki imha sürecinde imha için harcanan bedeli de davalıdan isteyebileceği, 05.12.2022 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının 488.904,00 Katar riyalini davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 488.904,00 Katar riyalinin 27.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Katar riyali cinsi yabancı para ile açılan 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ticari satıma konu edilen malların davalıya gönderildiği, ancak yapılan kontrollerde ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu ve imha edilmesi gerektiği, bu hususun davacı tarafından mail yoluyla davalıya bildirildiği, ancak davalı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı, ürünler davacıya teslim edilinceye kadar geçen süredeki hasar ve ziyaın davalıya ait olduğu, bu sebeple davalının imha süresinde yapılan masraflardan sorumlu bulunduğu, hayvan yemi satışına ilişkin ilk siparişin 21.06.2018 tarihinde verilmesi ve takibin 27.01.2020 tarihinde başlatılmış olması karşısında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre davacının zararının 488.904,00 Katar riyali olduğu, başkaca ispatlanmış herhangi bir zararının bulunmadığı, arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dosya arasında bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından davacıya satılan ürünlerin ayıplı çıkması sebebiyle ürün bedelinin ve ayıplı çıkan ürünlerin imhası için harcanan bedelin tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.





Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama