İçeriğe geç

Yargı Kararları

Miras payı oranında açılan vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, dava değeri davacının payına isabet eden miktar üzerinden belirlenir ve bu miktar kesinlik sınırının altında kalıyorsa Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilemez.

Bir mirasçının diğer mirasçıya karşı vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı olarak açtığı pay oranındaki tapu iptali ve tescil davasında dava değeri davacının payına isabet eden değer olup, bu değer 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362, 366 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar onanır.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2024/1966
Karar
2024/3778
Tarih
22.05.2024

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352/1-b

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 16.01.2024
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret-Temyiz Talebi Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/449 E., 2023/559 K.

Taraflar arasındaki vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ek kararı ile, kesin nitelikte verilen kararın HMK'nın 362-(1)-a maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamayan kararlardan olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Hemen belirtilmelidir ki, bir mirasçı tarafından diğer mirasçıya karşı vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında dava açılabileceği ve dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.


Dosya içeriğine göre; çekişme konusu Amasya ili Merkez ilçesi ... köyü 120 ada 9 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan 790.175,00 TL değeri üzerinden davacı ...'nın (1/7) payına isabet eden değer 112.882,14 TL olup temyize konu edilen anılan miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (2023 yılı) itibariyle kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 16.01.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,


Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.


Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama