İçeriğe geç

Yargı Kararları

Tapulu taşınmazlar üzerindeki harici taksimin geçerliliği kabul edilse dahi, harici taksime konu edilen yerin gerçekte tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve eski tarihli hava fotoğraflarında makilik alan olarak göründüğü, dava tarihine kadar zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığı anlaşılırsa taşınmazın Hazine adına tescili gerekir.

Kadastro tespitine itiraz davasında, tapulu taşınmazların mirasçılar arasındaki harici taksiminin 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında geçerli kabul edilebilmesi için taksime konu yerin tapu kaydı kapsamında kalması gerektiği, eski tarihli hava fotoğraflarına göre makilik alan niteliğinde olan ve dava tarihine kadar davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşulları da oluşmayan parsellerin tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği, buna karşılık bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak durumunun yeniden incelenemeyeceği ve uyulan bozma doğrultusunda yapılan inceleme ve delil değerlendirmesine dayalı kararın diğer parseller yönünden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas
2025/2143
Karar
2026/4538
Tarih
23.06.2026

İlgili mevzuat

  • 766 sayılı Tapulama Kanunu m. 32/c
  • 766 sayılı Tapulama Kanunu m. 34
  • 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 4
  • 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 12/son
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Geçici m. 3
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 428
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 439
  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 440/I
  • 7139 sayılı Kanun m. 33
  • 6831 sayılı Orman Kanunu

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/19 E., 2024/25 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar bir kısım davacılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre 1986 yılında yapılan kadastro sırasında, 1520 parsel sayılı 8.850 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına, 1761 parsel sayılı 3.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına, 1818 parsel sayılı 3.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 1820 parsel sayılı 8.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına tapuda kayıtlıdır. 1503 parsel sayılı 1.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1505 parsel sayılı 8.150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1506 parsel sayılı 7.850 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1507 parsel sayılı 19.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1510 parsel sayılı 8.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1514 parsel sayılı 3.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1517 parsel sayılı 2.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1518 parsel sayılı 15.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1519 parsel saylı 11.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1521 parsel sayılı 3.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1523 parsel sayılı 74.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1951 parsel sayılı 7.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 1952 parsel sayılı 2.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 2066 parsel sayılı 1.302 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla 2178 parsel sayılı 31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla, 2227 parsel sayılı 1.904 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bahçeli kargir ev vasfıyla 2228 parsel sayılı 560 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bahçeli kargir ev vasfıyla tespit edilmiştir.
Dava devam ederken 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesine göre yapılan kadastro sırasında, 1 02... parsel sayılı 1.179.536,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; murisleri ... üzerine kayıtlı 3 adet tapu kaydının 1975/175 Esas sayılı izaleyi şuyu dava dosyasında davalı olduğunu, bu taşınmazları davalıların murisleri olan kardeşi ... ile aralarında rızaen ve haricen 50 yıl önce taksim ettiklerini belirterek tapularının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir.
3. Davacı ...'in ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı Birleşen 1976/333 Esas sayılı dosyasında; ...'in kendisine düşen taşınmazlardan ikisindeki hissesini harici senetle satın aldığını, bu sebeple kök tapunun hukuki değerini yitirdiğini belirterek kök tapunun iptali ile ...'e ait hissenin adına tescilini talep etmiştir.
4. Birleşen Gelibolu Kadastro Mahkemesinin 1987/1 95... /56 Karar sayılı dosyası ile davacı ... vekilinin ... köyü 1505, 1506, 1507, 1510, 1503, 1514, 1517, 1518, 1519, 1521, 1523, 1951, 1952, 2066, 2178, 22 27... numaralı taşınmazların yapılan kadastro tespitleri sırasında davalılar adına tespit gördüğünü oysa bu yerlerin kök murisinin ... adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptalini talep etmiştir.
5. Birleşen Gelibolu Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas 2003/7 Karar sayılı dosyası ile davacılar ... mirasçıları vekilinin 24.01.2003 tarihli dava dilekçesinde 2228 parsel sayılı taşınmazın tespit öncesi kök muris ... , ...'den oğlu ...'e mirasen ve rızai taksime dayalı olarak intikal ettiğini ileri sürerek, müvekkileri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
6. Müdahil ... müdahale dilekçesinde; 1503, 1510, ... nolu parslelerin eski hava fotoğraflarında maki formatlı alana isabet ettiklerinden ve 1 02... parsel nolu alanın orman olduğundan bahisle davaya müdahil olarak katıldığı görülmüştür.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.1983 tarihli ve 1976/332 Esas, 1983/129 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 08.11.1983 tarihli ve 1983/9022 Esas, 1983/10617 Karar sayılı ilamıyla; "...davacı ...'ın haricen pay satın aldığını öne sürdüğü taşınmazın öncesinin tapuda kayıtlı olup alım satım tarihi ile dava tarihi arasında Tapulama Kanunu 32/c maddesinde öngörülen 10 yıllık zilyedlik süresi geçmediğinden ...'in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine ve hakkındaki hükmün onanmasına, diğer davacı ...'ın temyiz itirazları yönünden; Tapulama Kanununun 34. maddesinde; tapulama bölgesinde bulunan tapuda kayıtlı taşınmazların harici taksiminin geçerli olduğu, şeklinin belirlenmediği, zilyetlik süresinin şart koşulmadığı, bu bakımdan mirasçılar arasında tamamının iştiraki ile yapılan harici taksimde taşınmazın ...'a düştüğünün belirlenmesi halinde taksime geçerlilik izafe edilmesi gerektiği, bu itibarla dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmaz başında tekrar bilgilerine başvurulurak taksimde hangi mirasçıya ne verildiği ve akibetinin neye müncer olduğu açıklanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi..." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu ... nolu parsel yönünden; ilgili parselin 1986 tarihli edinme sebebi, 2015 yılında yapılan her iki keşif, uygulanan vergi kaydının tarihi ile keşif tarihi arasında geçen süre, eski mevki ve sınırları bilen mahalli bilirkişi teminindeki güçlükler birlikte değerlendirildiğinde ... nolu parselin davacı ... davalılar ile üstsoyları ile bir alakasının bulunmadığı, parselin ... isimli kişiden geldiği, ... kızı ... ye intikal ettiği, ...'nin daha sonra davacı ... oğlu ... ile evlendiği, ... oğlu ... ile bu şekilde bir bağın sonradan oluştuğu, davacıların üstsoyu ile akdi,kanuni,ırsi başkaca bir bağın olmadığı anlaşılmakla 2178 parselin edinme sebebinde belirtildiği gibi ... kızı ... adına tespit ve tesciline, ... nolu parsel yönünden; ilgili parselin 1986 tarihli edinme sebebi, 2015 yılında yapılan her iki keşif, uygulanan tapu kaydı ve komşu parsel kaydı okumalarır birlikte değerlendirildiğinde ... nolu parselin davacı ... davalılar ile üstsoyları ile bir alakasının bulunmadığı, parselin tapu kayıt maliki ... isimli kişiden geldiği,ondan da çocuklarına intikal ettiği, komşu parsel kayıtlarında da bu parselin ahmet olarak okunduğu ve tapu kaydının malikini bu anlamda doğruladığı, davacıların üstsoyu ile akdi,kanuni,ırsi başkaca bir bağın olmadığı anlaşılmakla 2066 parselin edinme sebebinde belirtildiği gibi ... mirasçıları (her ne kadar ...'in ...,... yazılmış ise de nüfus kayıtlarına göre ... isimli kızının mirasçı olduğu,... çocuksuz bekar vefatı nedeniyle mirasçı olmadığı görülmüş ve olması gerektiği şekilde mirasçıları tespit edilerek yazılması gerekmiştir.) adına tespit ve tesciline, 22 27... nolu parseller yönünden yapılan incelemede; bu parsellerin ... ve ... üstsoyundan gelmekle harici taksim sonucu ... nolu parselin ...'e, ... nolu parselin ...'a isabet ettiği noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ilgili parselin ... adına yapılan 1986 tarihli edinme sebeplerindeki açıklamalar, 2015 yılında yapılan her iki keşif, 1976 yılında ... tarafından ...'in hisselerinin 1973 tarihinde satın aldığına yönelik iddiaların 10 yıllık süre geçmediğinden reddine dair kararın Yargıtay incelemesinden onanarak ve tashihi karar talebinin reddine karar verilerek davalılar lehine usuli kazanılmış hak sonucunu doğurduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava süreciyle başlayıp bölgede başlayan tapulama nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredildiği, bu aşamadan sonra kadastro Mahkemesinini görevinin kadastro tespit tarihi itibariyle malikini belirlemekten ibaret olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... aleyhine kesinleşen karar göz önüne alındığında kadastro tespit tarihine değin davasız aralıksız asli zilyetlik süreleri dolmadığından ... nolu parselin ... mirasçıları adına tespit ve tesciline, 1505, 1506, 1507, 1510, 1514, 1517, 1518, 1519, ... nolu parseller yönünden yapılan incelemede; ilgili parsellere bir bütün halinde 210 tahrir nolu vergi kaydı uygulanmış ancak sınırları mahalline tam olarak uygulanamamış ise de; ilgili parsellerin 1986 tarihli edinme sebepleri, 2015 yılında yapılan her iki keşif, 02.06.2017 tarihli celsede ve beyan dilekçelerinde bu parsellerden feragat edildiğine dair beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; bu parsellerin ... ve ... üstsoyu olan ... ağadan geldiği, harici taksim sonucu parsellerin ... isabet ettiği, ...ın 1983 yılında vefatı ile mallarının mirasçıları arasında harici ve rızai olarak taksim edildiği, taksim sonucu mirasçılara isabet eden yerlerin 2015 yılında yapılan keşifte alınan beyanlarla da doğrulandığı anlaşılmakla davacı ... davasının kabulü ile bu parsellerin edinme sebebinde belirtildiği gibi 15 05... nolu parsellerin ... oğlu ..., 1517,1518, ... nolu parsellerin ... oğlu ..., ... nolu parselin ... oğlu ..., ... nolu parselin ... oğlu ...,15 06... nolu parsellerin ... oğlu ... adlarına tespit ve tesciline, 15 23... nolu parseller yönünden; ... nolu parsele ... adına kayıtlı 225 tahrir, ... nolu parsele yine ... adına kayıtlı 224 tahrir nolu vergi kayıtlarının uyduğu, komşu taşınmaz uygulamasında ise bu parsel yönlerinin ... olarak okunması nedeniyle parsellerin evveliyatı itibariyle ...'e ait olduğu hususunda tam bir kanaat oluştuğu, 1986 tarihli edinme sebebi açıklamalarında ... zilyet olduğu yazılmış ise de;1976 yılında ... tarafından ...'in hisselerinin 1973 tarihinde satın aldığına yönelik iddiaların 10 yıllık süre geçmediğinden reddine dair kararın Yargıtay incelemesinden onanarak ve tashihi karar talebinin reddine karar verilerek davalılar lehine usuli kazanılmış hak sonucunu doğurduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava süreciyle başlayıp bölgede başlayan tapulama nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredildiği, bu aşamadan sonra kadastro Mahkemesinini görevinin kadastro tespit tarihi itibariyle malikini belirlemekten ibaret olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... aleyhine kesinleşen karar göz önüne alındığında kadastro tespit tarihine değin davasız aralıksız asli zilyetlik süreleri dolmadığından bu parsellerin ... mirasçıları adına tespit ve tesciline, ... nolu parsel yönünden; ilgili parselin 19 86... tarihli edinme sebebi, 2015 yılında yapılan her iki keşif birlikte değerlendirildiğinde ... nolu parselin davacı ... davalılar ile üstsoyları ile bir alakasının bulunmadığı, parselin bitişiğindeki ... nolu parselin miktar fazlası olduğundan önce Maliye Hazinesi adına tespitinin yapıldığı, 3402 sayılı Kanun norm sınırlaması yönünden yeniden yapılan incelemede engel bulunmadığı görülerek ... oğlu ... adına tespitinin yapıldığı, Hazinenin bu anlamda bir itirazının bulunmadığı, parselin evveliyatının ... isimli kişiden geldiği,ondan da çocuklarına intikal ettiği ve harici ve rızai taksimle ... isabet ettiği, davacıların üstsoyu ile akdi,kanuni,ırsi başkaca bir bağın olmadığı anlaşılmakla 1503 parselin edinme sebebinde belirtildiği gibi ... adına tespit ve tesciline, ... nolu parsel yönünden; ilgili parselin 1986 edinme sebebi, 2015 yılında yapılan her iki keşif birlikte değerlendirildiğinde ... nolu parselin davacı ... davalılar ile üstsoyları olan ... ağa ile bir alakasının bulunmadığı, davacı ...'ın eşi ...'in ceddinden geldiği, ... ölümüyle oğlu ibrahimin zilyetliğine geçtiği, 1986 tarihi ile 2015 tarihi arasında geçen sürede zilyetliğin bu şekilde devam ettiği ve taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmadığı, davacıların üstsoyu ile akdi,kanuni,ırsi başkaca bir bağın olmadığı anlaşılmakla 1952 parselin edinme sebebinde belirtildiği gibi ... oğlu ... adına tespit ve tesciline, karar vermek gerekmiştir. 1761, 1818, 1820, ... nolu parsellerin Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1975/175 ortaklığın giderilmesi davasında keşfi yapılan alanda kalması nedeniyle sonradan davalı belirtmesi yapılmış ise de parsellerin kadastro tespitlerinin 1987 yılında yapılıp kesinleştiği, tapuda el değiştirdiği 3402 sayılı K.K'nun 12/son maddesi gereğince tapuya güven ilkesi gereği ve bir kısım davacılar vekilinin bu alanda hak taleplerinin olmadığına dair beyanları dikkate alınarak son tapu kayıt malikleri adına kazanımların korunarak tesciline karar vermek gerekmiştir. Dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 1 02... parsel içinde kalan 08.02.2017 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 19021,11 m² kısmın bir kısım davacılar vekilinin bu alanda hak taleplerinin olmadığına dair beyanları dikkate alınarak dava konusu olmayan diğer kısımlar gibi orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Asli müdahil Orman İdaresinin 1503, 1510, ... nolu parseller yönünden yapıyan incelemede; 3 orman mühendisi bilirkişisi refakati ile yapılan keşif sonrası alınan rapor ve ek raporlarla bu alanların eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarına göre %5 eğimde oldukları, toprak muhafaza karakteri taşımadıkları, ziraat arazilerine dayalı şekilde kadimen tarla halinde oldukları, 6831 sayılı kanun gereğince orman sayılmayan yerlerden oldukları..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1503 parselin 1.757,60 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1505 parselin 8.092,73 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1506 parselin 7.731,05 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1507 parselin 19.321,70 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1510 parselin 8.435,16 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1514 parselin 3.245,31 m² yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1517 parselin 4.107,00 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1518 parselin 16.058,05 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1519 parselin 10.920,24 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1521 parselin 3.596,25 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 1523 parselin 48.164,18 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları, 1951 parselin 7.777,19 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları, 1952 parselin 2.250,05 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ..., 2066 parselin 1.304,61 metrekare yüzölçümüyle arsa vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları, 2178 parselin 34,45 metrekare yüzölçümüyle arsa vasfıyla İbiş kızı ..., 2227 parselin 1.923,65 metrekare bahçeli kargir ev vasfıyla; ... mirasçıları, 2228 parselin 548 metrekare yüzölçümüyle bahçeli kargir ev vasfıyla ... mirasçıları adlarına tespit ve tesciline, 1761, 1818, 1820, ... nolu parsellerin Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1975/175 ortaklığın giderilmesi davasında keşfi yapılan alanda kalması nedeniyle sonradan davalı belirtmesi yapılmış ise de parsellerin kadastro tespitlerinin 1987 yılında yapılıp kesinleştiği, tapuda el değiştirdiği 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 12/son maddesi gereğince tapuya güven ilkesi gereği son tapu kayıt malikleri adına kazanımların korunarak tesciline, 1 02... parsel içinde kalan 08.02.2017 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 19.021,11 metrekare kısmın dava konusu olmayan diğer kısımlar gibi orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli Müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; 1503, 1510, 15 21... ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Bir kısım davacılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; 1951, 1523, 22 28... parsellerin köy satış senedine dayanılarak murisleri ... adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacıların dayandığı tapu kapsamında kalıp kalmadıkları, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıkları ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden iseler zilyetlik koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Davacılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekilinin 1505, 1506, 1507, 1514, 1517, 1518, 1519, 1520, 1523, 1761, 1818, 1820, 1951, 1952, 2066, 2178 parseller ile 1 02... parsel yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Asli müdahil ... vekilinin 1503, 15 10... parseller yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; usul ve kanuna uygun yapılan yargılama neticesinde en eski tarihli hava fotoğraflarında temyize konu taşınmazların orman olmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazları yerinde değildir.
3. Davalı ... vekilinin 1503, 15 10... parseller yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalmayıp 19 40... tarihli hava fotoğraflarında makilik alan oldukları, dava tarihine kadar taraflar lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığından taşınmazların tarla vasfıyla Hazine adına tescilleri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, dava konusu 1505, 1506, 1507, 1514, 1517, 1518, 1519, 1520, 1523, 1761, 1818, 1820, 1951, 1952, 2066, 2178 parseller ile 1 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
... vekilinin yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle dava konusu 1503, 15 10... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİNE,
Hazine vekilinin, dava konusu 1503, 15 10... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılar ... ve diğerlerinden alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama