İçeriğe geç

Yargı Kararları

Eser sahibinin, işin tesliminden önce gecikme cezası talep etme hakkını saklı tuttuğuna ilişkin yazılı beyanda bulunması halinde, geçici kabulün itirazsız yapılması cezai şart talep hakkını ortadan kaldırmaz.

TBK'nın 131/II ve 179/2. maddeleri uyarınca, iş sahibinin eserin tesliminden önce gönderdiği yazıyla gecikme cezası (cezai şart) talep etme hakkını açıkça saklı tutması hâlinde, sözleşmede belirlenen teslim tarihinden geçici kabul tarihine kadar işlemiş gecikme cezasının tahsili istenebilir.

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas
2025/2796
Karar
2026/2012
Tarih
11.05.2026

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 131/II
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179/2
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/388 E., 2025/786 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile davacı üniversite arasında davalı şirkete ait tapunun 221 ada, 2 parsel üzerine yapılacak taşınmazın Yüksek Öğretim ve Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne kiralanma şartlarının belirlenmesine yönelik kiralama izni ek protokolü imzalandığını, ek protokolün şartları arasında; 1. maddesinde firma ile üniversite arasında imzalanan İrtifak Hakkı Sözleşmesi'nin 4-a maddesinden kaynaklanan hakları korumak üzere firmanın mimari planı verilen bina haricinde ayrı bir üniversite misafirhanesini 1 Eylül 2014 tarihine kadar tamamlayıp üniversiteye teslim etmek zorunda olduğunu, 2. maddesinde 1 Eylül 2014 tarihine kadar bina içerisindeki üniversiteye ait misafirhanenin üniversite tarafından kullanılmasını firmanın taahhüt ettiğini, 3. maddesinde 1 Eylül 2014 tarihinden itibaren inşa edilecek misafirhanenin teslim edilmeyen her günü için firmanın 47... =1880 Türk Lirası ceza ödemeyi peşinen kabul edeceğini, 4. maddesinde ise yeni inşa edilen misafirhanede imzalanmış bulunan İrtifak Hakkı Sözleşmesi'nin 4-b maddesindeki tüm yükümlülükleri aynen yerine getireceğinin belirtildiğini, davalı şirketin imzalanan protokol gereği misafirhane binasını eksiksiz tamamlayıp 01.09.2014 tarihinde teslim etmesi gerekirken, tamamlayıp teslim etmediğini, üniversitenin Geçici Kabul Komisyonu'nun yapmış olduğu kontrollerde binanın geçici kabule uygun olmadığının, binanın yapımında eksikliklerin olduğunun, tespit edilerek binadaki eksikliklerin nelerden oluştuğunun listeler halinde davacı üniversite tarafından davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin davacı üniversitenin bildirdiği eksikliklere ilişkin düzeltmelerin yapılacağını 23.10.2014 tarihli ve 2014/051 sayılı yazısıyla bildirdiğini, ancak davalı tarafın belirtilen eksiklikleri tamamlamadığından davacı üniversite tarafından geçici kabul işlemi yapılamadığını, bunun üzerine davacı üniversitenin İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı'nın 20.11.2014 tarihli ve 1605/14941 sayılı yazısıyla davalı şirkete teslim edilmeyen her gün için hesaplanan gecikme cezasını ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı şirketin gecikme cezasını üniversiteye ödemediğini, davalı şirketin misafirhane binasının eksikliklerini bir türlü tamamlamaması nedeni ile geçici kabul işleminin 13.07.2015 tarihinde gerçekleştirilebildiğini, davalı şirketin üniversiteye misafirhanenin teslim edilmesi gereken 01.09.2014 tarihi ile geçici kabul işleminin yapıldığı 13.07.2015 tarihi arasında imzalanan ek protokol gereği gecikme cezasını ödemek zorunda olduğunu, ancak davalı şirketin ödemeleri yapmamakta ısrar ederek itiraz ettiğini, davalının ödemeyi yapmaması kamu zararının doğmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine Manisa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5616 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, üniversitenin başlattığı icra takibine karşı davalının haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin, geçici kabule uygun bir şekilde, sözleşmedeki süre içinde bitirildiğini, davalı şirketin 38 gün gibi kısa bir süre içinde misafirhaneyi tamamlayarak 01.09.2014 tarihinde davacı üniversiteye verdiği CBÜ-PN-2014/049 sayılı yazı ile geçici kabulün yapılması için başvuruda bulunduğunu, geçici kabul muayenesinin, davalının başvurusundan 40 gün sonra yapılabildiğini, 10.10.2014 tarihinde yalnızca davacı üniversite görevlilerin katılımı ile davalı şirketin yokluğunda tek taraflı olarak yapılan incelemede, inşaat, makine tesisat ve elektrik işlerinde eksiklik olduğu ileri sürülerek, işin geçici kabule uygun olmadığınının iddia edildiğini, davacı üniversitenin 16.10.2014 tarihli ve 13119 sayılı yazısı ekinde 3 sayfalık listeye yer verildiğini, her ne kadar, 3 sayfalık listede toplam 22 iş kaleminde eksiklik olduğu ifade edilmiş ise de, belirtilen eksikliklerin hiç birinin işin kabulüne engel esaslı eksiklik veya kusur olmadığını, eksikliklerin bir kısmının davacının kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması nedeni ortaya çıkan eksiklikler, bir kısmının da projede gösterilmemiş olması nedeni ile davalının yükümlülüğünde olmayan işler olduğunu, geçici kabul başvurusundan itibaren 10 ay boyunca, davalının tüm ısrarına rağmen doğalgaz abonesi olmayan davacının, doğalgaz tesisatının kontrol edilmediğini iddia etmeye hakkı olmadığını, aynı şekilde, kendisi tarafından temin edilmesi gereken elektrik bağlantısı için uygun bağlantı noktası bulamayan ve elektrik abonesi de olmayan davacının elektrik imalâtlarının geciktiğini ileri sürerek, kabul işleminden kaçınmasının da hakkın kötüye kullanılması olduğunu hesaplanan ceza tutarının mevzuata aykırı olduğunu, hesaplanan gecikme cezasının fahiş olduğunu, cezai şartta tenkise gidilmesi gerektiğini, geçici kabul işlemleri ile uygulanan cezanın mevzuata uygun olup olmadığının tespiti açısından yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararı ile taraflar arasında yapılan İrtifak Hakkı Sözleşmesi, İrtifak Hakkı Şartnamesi ve Kiralama İzni Ek Protokol şartlarına göre; davalının, İrtifak Sözleşmesinin 4-a maddesinden kaynaklanan hakları korumak üzere mimari plan verilen üniversite misafirhanesini 1 Eylül 2014 tarihine kadar tamamlayıp üniversiteye teslim etmek zorunda olduğu, davalının süresinde teslimi gerçekleştiremediği, bu bağlamda; 1 Eylül 2014 tarihinden itibaren, teslim edilmeyen her gün için davalı firmanın ( 47... =1880 Türk Lirası) 1.880 Türk Lirası/gün ceza ödemeyi kabul etmiş olması ve geçici kabul tutanağını itirazsız imzalaması nedeniyle, tespit edilen gecikilen 316 gün için (01.09.2014-13.07.2015 arası) davacıya, (316 gün x 1.880,00 Türk Lirası/gün = 594.080,00 Türk Lirası) 594.080,00 Türk Lirası gecikme cezası ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, dosyada mevcut 20.11.2014 tarihli yazıda işin teslimi gereken 01.09.2014 tarihinde bitmiş olması ve teslim edilmesi gerektiğinin belirtildiği, ek protokolün 3. maddesi gereği teslim edilmeyen her gün için para cezasının hesaplanarak ödenmesinin istenildiği, dolayısıyla davacı idarenin bu yazı ile gecikme cezasını isteme hakkını TBK'nın 131/II'nci maddesi uyarınca saklı tuttuğu sonucuna varılmış olup, buna göre işin teslimi gereken gün ile geçici kabul tarihi arasında işlemiş gecikme cezasının hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve dosyada mevcut 20.11.2014 tarihli yazıda işin teslimi gereken 01.09.2014 tarihinde bitmiş olması ve teslim edilmesi gerektiğinin belirtildiği, ek protokolün 3. maddesi gereği teslim edilmeyen her gün için para cezasının hesaplanarak ödenmesinin istenildiği, dolayısıyla davacı idarenin bu yazı ile gecikme cezasını isteme hakkını TBK'nın 131/II'nci maddesi uyarınca saklı tuttuğu sonucuna varıldığı, buna göre işin teslimi gereken gün ile geçici kabul tarihi arasında işlemiş gecikme cezasına ilişkin olarak, 594.080,00 TL asıl alacak, 16.699,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 610.779,34 TL alacak üzerinden iptaline, takibin takip tarihi itibarı ile söz konusu 610.779,34 TL alacak üzerinden devamına, somut olayda; alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşıldığı, kabul edilen alacak miktarı davalı tarafça da belirlenebilir nitelikte ve likit olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2025 karar tarihli ve 2025/388 E., 2025/786 K. sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın işi sözleşmede belirtilen sürede tamamlamadığını ve geçici kabule uygun hale getirmediğini, sözleşmede belirlenen gecikme cezasını ödemesi gerektiğini ancak taleplerinin tümü yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın kısmen reddi kısmının temyiz incelemesi neticesinde bozulmasını ve taleplerinin tümü yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından bozma kararı verilmiş ise de kararın, Yargıtay'ın önceki içtihatlarına ve Hukuk Genel Kurul kararlarına uygun olmadığını, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına uyulduğunu, bozma ilamı öncesinde eksik inceleme yapıldığı kanaatinde olduklarını, sözleşmede tek başına cezai hak talep etme hakkının bulunmuş olmasının hakkın talep edilebilmesi için yeterli olmadığını, iş sahibi idarenin asıl borcun ifasını kabul ederken gecikme cezası talep etme hakkını açıkça saklı tutması gerektiğini, bu itibarla cezai şart talep etme hakkını muhafaza etmek isteyen iş sahibinin, cezai şart talep ettiğine ilişkin açıklamasını eserin teslimi ile birlikte yapması gerektiğini, gerek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından gerekse TBK'nın 179/2. maddesinden anlaşılabileceği üzere bozma kararı öncesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin daha önce tesis etmiş olduğu davanın reddi kararının hukuka uygun olup onanması gerekmekte iken bozulmasının ve bu bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bununla beraber her ne kadar alacağın varlığını kabul etmeseler de alacağın likit alacak olduğu gerekçesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, icra inkâr tazminatının her halükarda reddi gerektiğini, hakkın varlığı taraflar arasında tartışmalı olduğu için ve bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamalar dikkate alındığında müvekkilinin yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilmesi mümkün olmadığından alacağın likit olduğunu kabul edip asıl alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 24.07.2014 tarihli İrtifak Hakkı Sözleşmesine ilişkin Kiralama İzni Ek Protokol'ün 3. maddesine göre tahakkuk ettirilen gecikme cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama