Yargı Kararları
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Sıra cetveline itiraz davasında, borçlunun ipotekli alacağının davalı tarafından temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, banka kayıtlarına göre temlik bedelinin fiilen ödendiğinin anlaşılması ve aksine delil ibraz edilememesi karşısında ispatlanamamış kabul edilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/3105, K. 2026/2967, 01.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/3105
- Karar
- 2026/2967
- Tarih
- 01.07.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Kanun m. 370/1
- 6100 sayılı Kanun m. 371
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/532 E., 2025/1317 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/157 E., 2024/430 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sıra cetvelinde bedeli paylaştıran bağımsız bölümlere ilişkin olarak davalı borçlu şirketin kullandığı kredileri ödememesi nedeniyle ipotek alacaklısı ... tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirket vekili olan diğer davalı avukat ...'ın borçlu müvekkili adına borcu ödeyip sanki ödemeyi yapan üçüncü kişiymiş gibi ipoteğin paraya çevrilmesi dosyasını temlik aldığını, işlemin muvazaalı olduğundan taşınmazların satışından elde edilen bedelin ilk sırada davalı ...’a verilmesinin müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engeller mahiyette olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Emlak İnşaat Yatırım ve Yapı Malzemeleri Otomotiv Kuyumculuk Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temlik bedelini ödeyerek ipoteği temlik aldığını, temlik işleminin vekil sıfatıyla değil bizzat yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının diğer davalı şirketin ... A.Ş.'ye olan 14.000.000,00 TL'lik borcunun 11.250,000,00 TL'nin temlik alındığı, ödemenin ... tarafından yapıldığı, bu nedenle de ...'ın ... A.Ş. sırasında sıra cetvelinde bulunmasına hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ... alacağı temlik almamış olduğu durumda sıraya ... A.Ş. gireceğinden sırada bir değişiklik olmayacağı, yine sıra cetvelinin aynı şekilde yapılacağı, ...'a ödenecek paranın ... A.Ş.'ye ödeneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, borçlu ile dava dışı temlik eden banka arasındaki borcun muvazaalı olduğuna dair iddiasının bulunmadığı, banka kayıtlarına göre davalının bedelini ödeyerek alacağı temlik aldığı belirtilerek, aksine bir delilin ibraz edilememiş olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Borcun aslında temlik edilmediğini, sona erdiğine ilişkin iddiaları olup, mahkeme gerekçesinin anlaşılamadığını,
b.İddialarına ilişkin olarak detaylı inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini, temlik alan davalının mali durumunun bu ölçüde büyük bir meblağı karşılamaya yeter olup olmadığı hususunun araştırılmadığını,
c. İlk Derece Mahkemesinin, muvazaaya ilişkin gerekçeli kararda lehe yahut aleyhe hiçbir tespitte bulunulmadığını, bu konuda karar vermediğini,
d. Muvazaa davasında ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, zira davalının mezkur ipotek alacağını ödemeye yetecek parayı nereden temin ettiğini açıklayamadığını,
e.Avukatın, bir süre önce müvekkilini savunduğu dosyadaki alacaklının menfaatlerini temlik almasının yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muvazaaya nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacılardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir; kesin yetki bulunmadıkça davacının seçtiği yetkili mahkeme esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2179 · K: 2026/9627 · T: 20.05.2026