Yargı Kararları
Taşınmaz satışında satış ilanının hissedarlara tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, bu sebebe sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarlar dayanabilir.
İİK m. 127 uyarınca taşınmaz satışında satış ilanının hissedarlara tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi ihalenin feshi sebebi olup, bu sebebi ancak kendisine tebligat yapılmayan hissedarlar ileri sürebileceğinden, bu durumda olmayan diğer şikayetçilerin istemi ret edilerek para cezasının sadece tebligat yapılmayan hissedarlar aleyhine hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/13418, K. 2015/18151, 29.06.2015
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2015/13418
- Karar
- 2015/18151
- Tarih
- 29.06.2015
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 127
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134/2
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 366
- 1086 sayılı HUMK m. 428
- 1086 sayılı HUMK m. 438
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi hissedar ...'nın ihalenin feshi isteminin reddine dair esas dosya olan 2014/167 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA);
2-İİK.nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, mahkemece işin esası incelenerek, istemi esastan reddedilen şikayetçi hissedar ...'nın para cezasına mahkum edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
3- İhale alıcısı ...'ın birleşen dava dosyası olan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/180E. Sayılı dosyasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise;
Birleşen dava dosyası olan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/180E. Sayılı dosyasında şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın şikayet yoluyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak; ihaleye ilişkin tebligatlarda usulsüzlükler ve eksiklikler olduğunu, hissedarlardan ..., ... ve ...'ya satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek ... ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ihalesinin feshini talep ettikleri, mahkemece hissedarlar ..., ... ve ...'ya satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile tüm şikayetçilerin isteminin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği hissedarlara tebliğ edilmelidir. Hissedarlara satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Somut olayda; ihalenin feshini isteyen tüm şikayetçilerin ..., ... ve ...'ya satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini istedikleri, mahkemece, yerinde bir geçekçe ile adı geçen 3 şikayetçi yönünden bu şikayetçileri satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi doğru ise de, satış ilanının tebliğ edilmediği veya usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile ihalenin feshini sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarlar ileri sürebileceğinden ve şikayet dilekçesinde ..., ... ve ... dışındaki hissedarlar yönünden usulsüz tebligat iddiası olmadığı gibi adı geçen bu 3 hissedar dışındaki şikayetçiler yönünden re'sen dikkati alınması gerekin bir fesih sebebi de bulunmadığına göre, ..., ... leyhine feshini istedikleri ihale bedelinin %10'u oranında tek para cezasına hükmedilmesi gerekirken tüm şikayetçilerin isteminin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının esas dosya yönünden yukarıda (2). maddede yazılı nedenlerle para cezasına hasren ve birleşen dosya yönünden ihale alıcısı ...'ın temyiz isteminin kısmen kabulü ile (3). maddede yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Alacaklının yasal süresi içinde satış talebinde bulunmaması nedeniyle icra müdürünün haczi kaldırmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, bu işlem nedeniyle Devletin İİK m. 5 uyarınca tazminat sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2019/2583 · K: 2021/4061 · T: 01.07.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra takibine ilişkin tebligat ve haciz işlemleri usulüne uygun yapılmışsa, icra memuruna atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından İİK m. 5 uyarınca Devletin sorumluluğuna hükmedilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2010/5528 · K: 2011/7341 · T: 22.06.2011 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdir raporunun borçluya usulsüz tebliğ edilmiş olması, borçlu bu duruma satış ilanının tebliği ile muttali olup yasal yedi günlük sürede itiraz etmediği takdirde, tek başına ihalenin feshi sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2016/631 · K: 2016/7057 · T: 10.03.2016