Yargı Kararları
İş kazası sonucu oluşan bedensel zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde, işverenin gözetim ve denetim yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle oluşan kusur ve zarar miktarı somut olayın özellikleri ve ispat kurallarına göre belirlenir.
İşyerinde fırın ustasının talimatıyla sıcak su kazanını taşıyan temizlik görevlisinin kazanın içine düşerek yaralanması sonucu açtığı iş kazası tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kusur ve zarar tespitine dayalı olarak hükmettiği maddi ve manevi tazminat miktarı, tarafların iddia, savunma ve delillerine göre usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/772, K. 2026/10441, 08.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/772
- Karar
- 2026/10441
- Tarih
- 08.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 47
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1738 E., 2025/2563 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/148 E., 2025/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait pastane işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, olay tarihi olan 06/12/2018 tarihinde temizlik yaptığı sırada davalıya ait işyerinde çalışan fırın ustası kazana su dökmesinde yardımcı olmasını söylediğini, davacının her ne kadar işi olmadığını dile getirmiş ise de 30 litrelik su kazanını dökmekte ustanın talimatına uymak zorunda kaldığını, fakat gerek ustanın gerekse işverenin kusuru sonucunda davacının kazanın içine düştüğünü, meydana gelen kaza neticesinde davcının vücudunun sair yerlerinde BTM ile giderilemez şekilde birinci ve ikinci dereceden yanıklar meydana geldiğini, manevi tazminat davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat davasının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride artırılmak koşulu ile şimdilik 500,00 TL yoksun kalınan iş gücü kaybı ve 500,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (işçilik haklarına yönelik talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere), yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile olay tarihinde fırın ustası ... ile davacı içinde yaklaşık 15-18 kg su olan bir kazanı kaldırarak dökmek isterken davacı taraf ...'ı da riske atarak eline su sıçradığını söyleyerek kazanı yavaşça yere koymak yerine bir anda bıraktığını, kazanın içindeki suyun yere dökülmesi sonucu davacının kayarak yere dökülen suyun üzerine düştüğünü, olayın bu şekilde meydana geldiğini, davalı tarafından iş kazası bildirimi süresi içinde yapıldığını, davacıya tüm ödemelerinin yapıldığını, iş yerinden alacağının kalmadığını, davalı davacının raporu bittikten sonra bir süre daha beklediğini ve davacıya çalışmasına devam etmesini istediğini söylemek için aradığını. ancak davalının aramalarına cevap verilmediğini, davalı ise kendi muhasebecisi ile irtibata geçerek ...'in çalışmaya devam etmesini istediğini iletmesini söylediğini, ancak davacı taraf "işe gelmeyeceğini, dava sürecinde olduğu için çıkışı kendisinin yapamayacağını müvekkilin yapmasını istediğini" söylediğini, davalının mecburen Antalya 5. Noterliği 14.05.2019 tarih ve ... yevmiye nolu iş sözleşmesinin feshi ihtarnamesini göndermek durumunda kaldığını beyanla davalının talep ve dava hakları saklı kakmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında maddi tazminat isteğinin kabulü ile iş gücü kaybından kaynaklanan 1.211.659,47 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının sıcak su kazanının içine düşerek yandığı iddiasının fiziksel olarak imkânsız, hayatın olağan akışına aykırı ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, kazanın aslında taşıma esnasında kazanın aniden bırakılması ve suyun dökülmesiyle davacının kayarak düşmesi sonucu tamamen kendi kusuruyla meydana geldiğini, işverenin olay anında işyerinde bulunmadığı, ambulans engelleme iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tıbbi evraklara göre 1. ve 2. derece yanıkların hayati tehlike veya iş göremezlik oluşturmadığı, bu doğrultuda davacıya atfedilmesi gereken kusur oranı dikkate alınmaksızın fahiş miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin TBK m. 47 ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Özel kanunlarda bir alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceğinin öngörülmesi, onu bu Kanun anlamında amme alacağına dönüştürmez; tahsil usulü bu Kanun'a tabi olsa da kanuni temsilcinin şahsi sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/724 · K: 2026/306 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sigorta şirketlerinin 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarmadığı trafik kazası sağlık hizmet bedeli prim payları, 6183 sayılı Kanun anlamında amme alacağı niteliğinde olmadığından bu alacak için şirket yöneticileri hakkında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine dayanılarak takip yapılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/721 · K: 2026/305 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca sigorta şirketlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarmakla yükümlü olduğu prim payları, 6183 sayılı Kanun anlamında amme alacağı niteliğinde sayılamaz ve bu borçtan dolayı şirket yöneticilerinin kişisel sorumluluğuna gidilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/426 · K: 2026/304 · T: 06.05.2026