Yargı Kararları
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenecek tazminata, yasal faiz yerine dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerekir.
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeline 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun kıyasen uygulanması nedeniyle Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren yasal faiz değil kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin işletilmesi gerektiğinden, bu husustaki hatanın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/18008, K. 2026/9522, 20.05.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/18008
- Karar
- 2026/9522
- Tarih
- 20.05.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/2
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11/1-g
- Anayasa m. 46/son
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1458 Esas, 2025/1800 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... birleştirilen davada davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... birleştirilen davada davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, birleştirilen davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Paşa Mahallesi 1 89... parsel (yeni ... Mahallesi 52 42... parsel) sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idareye ait bir kamulaştırma işlemi olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırma işlemi olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini talep emiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığını, bu nedenle idare mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşmanın dava şartı olduğunu, taşınmaza 1956 yılından önce el atılmış ise hak düşürücü süreden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Başkanlığından tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... birleştirilen dava davalısı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, bedelin düşük belirlendiğini, asıl dosyada belirlenen bedele endeks uygulanarak birleştirilen dosya için bedel belirlenmesinin eksik olduğunu, uygulanan endeksin de hatalı tespit edildiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince yasal faiz değil, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini, enflasyon farkının ödenmemesinin de hatalı olduğunu, kısmen ret kararı nedeniyle müvekkili aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, asıl dosyada husumet nedeniyle ret kararı verilmesinin ve davalılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza müvekkili idarece el atılmadığını, husumet nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, rapora itirazların dikkate alınması gerektiğini, emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmasının hatalı olduğunu, harç ve vekâlet ücretinin kanun gereği maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı ... yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, asıl dosyada mahkemece verilen karar ve takdir edilen vekâlet ücretinde bir hata bulunmadığı, taşınmaza 1983 sonrasında el atıldığından harç ve vekâlet ücretinin nispi alınmasının yerinde olduğu, taşınmaza ilişkin olarak yapılmış kamulaştırma işlemi bulunmadığı, mahkemece uygulanan faizin yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazının yerinde görülmediği, ancak davanın niteliği gereği kısmen ret kararı nedeniyle davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, birleştirilen dava davalısı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili kurum lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanın) Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırmasız el atma davalarında 2942 sayılı Kanun kıyasen uygulandığından, kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ... ve ... vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C-1) numaralı bendinde yer alan "yasal faizi" ifadesinin çıkartılması, yerine " Anayasa'nın 46/son maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi" ifadelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Paylı mülkiyette taşınmazın satış öncesinden itibaren paydaşlar arasında fiilen taksim edilmiş ve her paydaşın belirli bir kısmı kullanıyor olması hâlinde, bu kısma isabet eden payın satılması üzerine yasal önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/1830 · K: 2026/2521 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İçme suyu havzasında kısa mesafeli koruma alanında kalıp fiilen kullanımına engel olunmayan taşınmaz yönünden kamulaştırmasız el atma davası adli yargıda değil idari yargıda görülür.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/18027 · K: 2026/9419 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sözleşmenin geçersizliği nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilecek para alacaklarında da Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca munzam zarar talep edilebilir ve munzam zararın hesabında yüksek enflasyon dönemlerinde somut ispat şartı aranmaksızın soyut yöntem uygulanabilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/172 · K: 2026/2155 · T: 18.05.2026