Yargı Kararları
Bonoya dayalı icra takibinde takip tarihinden önce doğmuş karşılıklı alacak nedeniyle takas def'inde bulunulması halinde, takas sonucu ödenmiş kabul edilen borç tutarı kadar borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilir.
Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, borçlunun önceki tarihli takip dosyasından kaynaklanan alacağını takas def'i olarak ileri sürmesi ve bu takas sonucu borcun bir kısmının sona ermesi halinde, takip tarihinden önceki alacak dikkate alınarak ödenmiş kabul edilen tutar kadar borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, ayrıca bonoda aval veren sıfatıyla imza atan davacının da bu nedenle sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6009, K. 2026/4174, 13.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/6009
- Karar
- 2026/4174
- Tarih
- 13.07.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1247 Esas, 2025/1385 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2024/3 E., 2025/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkili ... ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bonoya iki imza atılmış olması sebebi ile, davalı tarafından ... adının sonradan bonoya eklenerek, aval veren konumuna sokulduğunu, müvekkillerinin davalı şirkete borcu bulunmadığını, icra takibine konu borcun, davalı şirketçe müvekkili kooperatife, yem satışı karşılığı verilen bonolardan kaynaklandığını, ancak bonolara konu borcun müşteri çekleri ile davalı şirkete ödediğini, bedelsiz kalan bonoları müvekkiline teslim etmek yerine, icraya koyduğunu, davacıların davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte, bir an için borçlu olduğu kabul edilse dahi, borcun takası yolu ile davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacılar alyehine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattıklarını, takip dosyasına davacı kooperatifin ödemeyi gerçekleştirdiğini, fakat haksız olarak bu davayı açarak, müvekkilinin alacağının tahsilini engellemek için, icra veznesine yatan paranın, alacaklıya ödenmemesi için tedbir talep ettiğini, müvekkilinin alacağının kambiyo senedine dayalı bir alacak olduğunu, davacıların ödeme iddialarını yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borç ve alacakların bulunduğu, Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/578 E. sayılı dosyasında aynı ticari ilişkinden kaynaklı olarak alacaklının ... Kooperatifi, borçlunun... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olduğu takip dosyasına itirazın iptali davasının görüldüğü, yapılan yargılama sonucu verilen kararın aşamalardan geçerek kesinleştiği ve neticeten takip dosyasında borçlu itirazın iptali davasında davalı... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin 160.192,07 TL borçlu bulunduğunun anlaşıldığı, işbu davaya konu borçlu olunmadığının menfi tespiti istenilen Nevşehir 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6249 E. sayılı takip dosyasına asıl alacağın 105.738,60 TL, işlemiş faizin 6.071,45 TL ve komisyonun 317,22 TL toplam alacağın ise 112.127,27 TL olduğu, takip tarihinin ise 10.11.2017 olduğu, takas mahsup definde bulunulan takip dosyasının ise takip tarihinin 28.11.2017 yani dava konusu takip talebinden sonra bir tarih olduğu gerekçesi ile talep ile bağlı kalınarak davacıların 112.127,27 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacılardan ...'nun dava konusu 23.12.2016 tarihli bonoda avalist sıfatına haiz olması ve diğer davacı kooperatifin takas defi sonucu borcun bir kısmının ödenmiş olması karşısında ve ödemenin borcu sonlandırmış bulunmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ceza mahkemesinde kesinleşmiş olarak tespit edilen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlar ve aynı konu hukuk mahkemesinde yeniden tartışılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5600 · K: 2026/2566 · T: 04.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bononun gerçek düzenlenme tarihinden önce tanzim edildiği; taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması, bono bedeliyle havale tutarlarının uyuşmaması ve vergi kayıtlarına geç ve sonradan düzeltme yapılarak girilmesi gibi karineler yoluyla ispatlanabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6556 · K: 2026/3309 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin aynı fiilden kaynaklandığı hâllerde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanır ve kümülatif koruma sağlanamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/494 · K: 2026/376 · T: 18.06.2026