İçeriğe geç

Yargı Kararları

Götürü bedelli eser sözleşmesinde iş kalemlerine ilişkin ayrı pursantaj tablosu bulunmuyorsa, iş bedeli bilirkişi incelemesiyle belirlenen işin tamamlanma oranına göre hesaplanır ve menfi tespit davasında İİK m. 72 uyarınca taraflar lehine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilir.

Eser sözleşmesine dayalı menfi tespit davasında, götürü bedelli işte iş kalemlerine ait ayrı pursantaj tablosu bulunmadığından bilirkişi incelemesiyle tespit edilen işin tamamlanma oranı esas alınarak hesaplanan bakiye iş bedelini aşan takip kısmı için İİK m. 72 uyarınca davacı lehine, kabul edilen kısım için davalı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi usul ve kanuna uygun bulunmuştur.

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas
2026/504
Karar
2026/2961
Tarih
01.07.2026

İlgili mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/440 E., 2025/1250 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/517 E., 2024/816 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici arasında 19.03.2021 tarihli ... no.lu kuruyemiş dükkanının anahtar teslimi tadilat ve onarım işini içeren eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede belirtilen sürede iş bitirilmediği için müvekkilinin uyarı ihtarı keşide ettiğini, buna rağmen işe devam edilmemesi üzerine de müvekkili tarafından yaptırılan Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/43 D. İş sayılı dosyasından 09.07.2021 tarihli tespit raporunda eksik iş, imalat ve işçilik bedelinin 84.050,00 TL olarak belirlendiğini, tespitten sonra müvekkilinin eksik ve ayıplı işleri tamamladığını, dükkanı faaliyete geçirmesinden sonra davalının tespit yaptırarak müvekkili aleyhine takip başlattığını, usulsüz tebligata dayalı olarak takibin kesinleştirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının cevabi ihtarnamesinde talep ettiği miktar ile icra takibi arasında fahiş fark olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin toplam iş bedelinden ödediği 250.000,00 TL peşinat bedeli ve tespit edilen eksik iş bedeli düşüldüğünde 627.740,35 TL’nin 95.950,00 TL’sinin dışında borcu olmadığını ileri sürerek, Gölbaşı İcra Dairesi'nin 2022/240 Esas sayılı dosyası üzerinden davalıya 531.790,35 TL borcu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötüniyet tazminatı talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında tüm işlerin yapıldığını, ayrıca sözleşme kapsamında yer almayan işlerin de yapılıp tamamlandığının Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/51 D. İş dosyasıyla tespit edildiğini, sözleşme süresinde tüm imalatların davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddi ile %20 icra inkâr tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının söz konusu işte yaptığı eksik ve ayıplı işlerin Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/43 D. İş sayılı dosyasında 30.07.2021 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, taraflar arasında götürü bedelli bu işte iş kalemlerine ait ayrı ayrı pursantaj oranına ilişkin pursantaj tablosunun bulunmadığı nazara alınarak, bilirkişilerce yapılan hesapta işin tamamlama oranının %83.93 olduğu, eksik ve ayıplı işler oranının ise %16.07 olduğu tespit edildiği, sözleşme bedelinin 430.000,00 TL ve yapılan iş bedelinin %83,93 oranında olduğundan iş bedelinin 360.899,00 TL olduğu, ödenen 250.000,00 TL'nin mahsubuyla, davalının bakiye iş bedeli alacağının 110.899,00 TL olduğu, davalının takipte sözleşme içi iş bedeli olarak 180.000,00 TL talep etmekle, 69.101,00 TL fazla istemde bulunduğu, bakiye bedel 110.899,00 TL'nin davacının temerrüt tarihi olan 20.07.2021 ile takip tarihi 02.02.2022 yılı arasında 197 gün için avans faizinin 9.874,57 TL olduğu nazara alındığında, işlemiş faiz talebinin 58.873,78 TL'sinin, yine sözleşme dışı alt katta yapılan iş bedeli olarak istenen 160.250,00 TL ve sözleşme dışı üst katta yapılan iş bedeli olarak istenen 218.742,00 TL olmak üzere toplam 506.966,78 TL' nin fazla talep olduğu, İİK'nın 72. maddesi gereğince haksız olduğu tespit edilen takip miktarı üzerinde davacı lehine, takip durdurulduğundan reddedilen kısım yönünden davalı lehine icra inkâr tazminatına da hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara Gölbaşı İcra Dairesi'nin 2022/240 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen toplam 506.966,78 TL'den davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktar yönünden takibin iptaline, 110.899,00 TL sözleşme içi iş bedeli ile 9.874,57 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 120.773,57 TL yönünden takibin devamına, bu kalemde asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, İİK'nın 72. maddesi kapsamında kabul edilen miktar yönünden davacı, reddedilen miktar yönünden davalı yararına %20 tazminatın tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tespit raporunda eksik ve ayıplı iş bedelinin 84.050,00 TL olduğunun belirtilmesine rağmen yargılamada alınan raporda eksik iş bedelinin 69.108,81 TL olarak belirtildiğini, hesaplamanın hatalı ve eksik olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.İşler henüz devam ederken alınmış ve taraflarına tebliğ edilmemiş tespit raporunun hükme esas alındığını, yerinde keşif yapılmadan eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini,

b.Dava dilekçesi ekinde sunulan ek sözleşmeler faturalar maliyet hesapları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ve piyasa rayiçlerinin dikkate alınmadığını,

c.Bilirkişi görevlendirmesi hatalı yapıldığından raporun tüm sonuçlarıyla hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını,

c.Bilirkişilerin sadece bir inşaat mühendisinin yaptığı ve elektrik, mimari ve tesisat değerlendirmesi yapılmayan tespit raporunu dikkate aldıklarını,

d. Sözleşme ekindeki mimari proje pursantaj tablosunu, sözleşme ekinde yer alan müvekkilin üçüncü kişilerle yaptırdığı sözleşme konusu işleri ve sipariş fişleri malzeme listelerini incelemediklerini,

e.Tacir olan taraflar hakkında yasal faize nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını,

f.Keşifte davlumbaz ve klima görüldüğü halde hiçbir şekilde bilirkişilerce değerlendirilmediğini, sözleşme ve sözleşme dışı işlerin bedellerinin piyasa araçlarına göre güncellenmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama