İçeriğe geç

Yargı Kararları

2926 sayılı Kanun kapsamında tarımsal faaliyette bulunan kişinin ürün bedeli üzerinden yapılan tevkifat, tevkifatın Kuruma intikal ettirilmemiş olsa dahi Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin gerçekleştiğini gösterir ve hizmet tespiti davasında tescil başlangıç tarihi olarak esas alınır.

2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 5, 6, 9 ve 10. maddeleri uyarınca, tarımsal ürün satışından %1 oranında yapılan tevkifat kesintisinin gerçekleşmesi halinde, bu kesintiyi yapan gerçek veya tüzel kişinin Kuruma karşı sorumlu olması nedeniyle kesintinin Kurum hesabına yatırılmamış olması sigortalılığın kabulüne engel teşkil etmez ve tescilin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle birlikte, hizmet tespiti hükmünde dava edilen sigortalılık süresinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin infazı kabil olacak şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas
2026/5314
Karar
2026/6564
Tarih
07.05.2026

İlgili mevzuat

  • 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu m. 2
  • 2926 sayılı Kanun m. 3
  • 2926 sayılı Kanun m. 5
  • 2926 sayılı Kanun m. 6
  • 2926 sayılı Kanun m. 9
  • 2926 sayılı Kanun m. 10
  • 2926 sayılı Kanun m. 36
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Geçici m. 7
  • 5510 sayılı Kanun m. 4/1-b-4
  • 506 sayılı Kanun m. 79
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3221 E., 2025/3557 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/42 E., 2025/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili;davacının ... İli, ... İlçesinde çiftçi olarak geçimini sağladığını, üretmiş olduğu mahsulleri ... Toptancı Halinde bulunan komisyonculara sattığını, 20 06... yıllarında da ürettiği mahsulleri o yıllarda ... Toptancı Halinde 55 numarada faaliyet gösteren ... isimli sebze ve meyve komisyoncusuna sattığını, bu satışlarını gösterir müstahsil makbuzları olduğunu, davalı Kuruma yapmış olduğu başvuru sonucunda; 31/10/2006, 15/05/2007, 30/04/2007 tarihli müstahsil makbuzları uyarınca, 01/11/2006 olarak tesicili yapıldığını, bu tarih itibari ile olan borçları da yapılandırma uyarınca ödediğini, daha sonra davacı tarafından, 03/11/2021 tarihinde yapılan emeklilik başvurusuna 12/11/2021 tarihli yazıyla cevap verilerek, 01/11/2006 tarihinde müvekkil adına yapılan bir tevkifat kesintisi bulunamamasından dolayı sigortalılık tescil tarihinin 26/04/2011 olarak değiştirildiği bu sebeple de iş günü hizmetini tamamlayamadığından bahisle talebin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, davacının 2926 sayılı kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tapu kayıtlarının mevcut olduğunu, 2001 yılından bu yana Ziraat odasına kaydı bulunduğunu, tevkifat kesintilerinin Kurum hesaplarına aktarılmamış olmasından dolayı davacının sorumlu olmayacağını ileri sürerek; davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalılık Tescil tarihinin 01/11/2006 olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; ... Sebze ve Meyve Komisyoncusuna ait 31/10/2006 tarihli tevkifat listesinde yer alan ...'ın 1...0 T.C. Kimlik numaralı davacı ... olduğunun tespitine, davacı ...'ın Tarım Bağkur sigortalılık tescil tarihinin 01/11/2006 olduğunun tespitine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının kendi adına ve hesabına bağımsız olarak komisyonculuk yapıp yapmadığının İstanbul Emlak Komisyon odasından araştırılmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu Kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.19 94... no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.20 17... /10 - 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
Sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesi “2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar” hükmünü içermekte olup; davacının bu kanun kapsamında tescil başvurusu bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9. maddesinde yer alan “Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca re’sen yapılır” hükmünün açıkça 2. maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğunu öngördüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5. maddede Tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı ifade edilmiştir.
2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36. maddede sayılan Kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20. günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Somut davada; davacının, Tarım Bağ-Kur Sigortalılık Tescil tarihinin 01/11/2006 olarak tespit ve tescilini istediği, Mahkemece 31/10/2006 tarihli tevkifat listesinde yer alan ...'ın 1...0 T.C. Kimlik numaralı davacı ... olduğunun tespitine ilişkin vermiş olduğu kabul kararı yerinde ise de, anılan belgeye göre hükümde sadece tescil başlangıcının gösterilip, dava edilen sürelerin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gösterilmemesi suretiyle infazı kabil olmayan karar tesis edilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken iş; dava edilen sigortalılık süresi (başlama tarihi ve sonlanma tarihi) davacıdan sorulup belirlenmek suretiyle ve yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama