İçeriğe geç

Yargı Kararları

İlk derece mahkemesi kararının bir kısmına karşı istinaf yoluna başvurmayan taraf, bu kısım kesinleştiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı o yönden temyiz hakkına sahip değildir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü sisteme göre, davalı-davacı kadın vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı yoksulluk nafakasının reddi ve ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunmamış olması nedeniyle bu hususların kesinleştiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönlerden temyiz hakkının bulunmadığı kabul edilerek temyiz isteminin bu kısımlar yönünden reddine, diğer yönlerden ise kararın onanmasına karar verilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas
2026/1375
Karar
2026/7400
Tarih
30.06.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2834 E., 2025/2828 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2023/350 E., 2025/274 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkek lehine kabul edilen tazminatlar, reddedilen tazminatlar, reddedilen yoksulluk nafakası, asıl ve birleşen davada aleyhe hükmedilen vekalet ücreti, ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen 10.11.2022 tarihli ilk karara karşı davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, erkek lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, reddedilen tazminatlar, asıl ve birleşen davada aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı yoksulluk nafakasının reddi ve ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı-davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı kesinleşen bu yönlerden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı- davacı kadın vekilininyoksulluk nafakasının reddi ve ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı- davacı kadın vekilinin yoksulluk nafakasının reddi ve ziynet alacağının reddedilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davalı- davacı kadın vekilinin sair yönlerden temyizinin incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama