Yargı Kararları
Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırma kastıyla gerçek satış amacı olmaksızın yaptığı temlikler, bakım ya da hizmet karşılığı gösterilse de bu edimlerle orantısız ise muvazaalı kabul edilerek iptal edilir.
Murisin, mirasçılarıyla arasının iyi olmaması, evlenme isteğiyle mal kaçırma iradesini açıkça ifade etmesi ve devredilen taşınmazların değerinin iddia edilen bakım hizmetiyle orantısız olması nedeniyle yapılan tapu devirlerinin muris muvazaası nedeniyle iptaline ve miras payı oranında tescile karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1371, K. 2026/6198, 17.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1371
- Karar
- 2026/6198
- Tarih
- 17.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2695 E., 2025/2849 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/432 E., 2024/120 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerinin müşterek mirasbırakan babaları ...'ın 21.04.2021 tarihinde vefat etmiş olup geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, davalı ile müvekkilleri arasında bir yakınlık ve akrabalık bağı olmadığı gibi davalının, davacıların murisi ile de herhangi bir yakınlık ve akrabalık bağı bulunmadığını, muris ...'ın kendisi adına kayıtlı dava konusu ... Mahallesi hudutlarında bulunan 4 adet taşınmazın mülkiyetini davalıya satmak şeklinde muvazaalı tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tüm devirlerinin iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tescilini, kabul edilmediği takdirde terditli olarak müvekkillerinin saklı paylarının ihlali nedeniyle tenkisi ile tenkis edilen miktarın müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'nun muris ...'ın ve vefat eden eşi...'ın bakıcısı olduğunu, öz çocuklarından çok muris...'e ve eşi ...ya bakmış olduğunu, murisin mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını, davalının verdiği hizmet karşılığında edim olarak murisin dava konusu yerlerin mülkiyetini devrettiğini fakat intifa hakkının ölene kadar muriste kaldığını, murisin tüm malvarlığına oranla davalıya devrettiği taşınmazların çok cüz-i olduğunu, satışın karşılığının da bakım olarak verildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin mirasçılarına mal bırakmak istemediği yönünde eğilim gösterdiği, davalı tanıklarının ortak beyanları ile murisin daimi olarak çocuklarından yakınmakla davacılar ile arasının çok da iyi olmadığını doğruladıkları, davalı tanıklarından ... ve ...'ın murisle yaptıkları sohbete ilişkin beyanlarından murisin davalı ile evlenme isteği içerisinde olduğu aksi halde davalıya yaptığı devir işlemlerinin mirasçıları tarafından iptal ettirebileceğinden çekinmekle mal kaçırma iradesini açıkça ifade ettiği, murisin daimi ve esaslı bakımını gerektirecek bir hastalığı bulunmaması, davalı tarafın murise baktığı yönündeki iddiası hususunda Mahkemede tam bir kanaat oluşmaması, murisin ölüm tarihi ile eşinin ölüm tarihi arasındaki 8 aylık kısa dönem bulunmasına göre 8 aylık bir bakım söz konusu olsa bile murise bakım karşılığının dava konusu değerdeki taşınmazlar olamayacağı, murisin dava konusu taşınmazlar dışında davalıya Tekirdağ merkezde ev de almış olduğu bu hali ile yapılan devirlerin minnet duygusunu aşar nitelikte olduğu, murisin mirasçılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 62.615,32 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasçılık belgesinin iptali davasında nüfus kaydındaki soybağının gerçeğe aykırı olduğu iddiası, yeterli ve somut delillerle ispat edilmedikçe kabul edilmez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4431 · K: 2026/3133 · T: 11.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakan tarafından yapılan temlikin bağış (hibe) niteliğinde olduğu durumlarda bu işlem 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında muris muvazaası olarak değerlendirilemez ve tenkis talebi ancak kazandırmanın saklı payları aşması halinde kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/812 · K: 2026/6185 · T: 17.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası veya tenkis talebinde, tasarrufun karşılıksız yapıldığı ya da saklı payı etkisiz kılma amacı taşıdığı davacı tarafça ispatlanmadıkça tapu iptali ve tenkis isteminin reddi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/4222 · K: 2026/6199 · T: 17.09.2026