Yargı Kararları
Boğaz geçişinde önündeki tekneyi yetişen gemi olarak takip eden geminin, çatışma tehlikesi ortaya çıktığında yol verme ve neta tutma yükümlülüğüne uymayarak gözcülük kurallarını ihlal etmesi, çatmada asli kusur oluşturur ve önündeki teknenin gözcülük eksikliği ise tali kusur sayılır.
İstanbul Boğazında yetişen gemi konumundaki teknenin Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü'nün gözcülük, çatışmayı önleme hareketi ve yol verme kurallarına aykırı biçimde manevra yapmadan önündeki tekneye çarpması asli kusur, önündeki teknenin de gözcülük yükümlülüğünü tam yerine getirmemesi tali kusur olarak kabul edilerek çatmadan doğan zararın kusur oranına göre paylaştırılması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5443, K. 2025/4985, 09.07.2025
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2024/5443
- Karar
- 2025/4985
- Tarih
- 09.07.2025
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352/1-b
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 4/a
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1473 Esas, 2024/1021 Karar
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2017/347 E. SAYILI DOSYASINDA
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2018/2 E. SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/407 E., 2021/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; duruşma için belirlenen 08.07.2025 günü hazır bulunan asıl ve birleşen 2018/2 E. sayılı dosyada davacı, birleşen 2017/347 E. sayılı dosyada davalı vekilleri Avukat ... ile Avukat .. .. ve asıl ve birleşen 2018/2 E. sayılı dosyada davalı ve birleşen 2017/347 E. sayılı davada davacı vekili Avukat .. ... .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 17.08.2016 tarihinde boğaz geçişi yapan Rus bayraklı savaş gemisine, Montrö Sözleşmesi kapsamında koruma, refakat görevi yapmaya başlayan TCSG 25 botuna, Cook Island bayraklı .. IMO numaralı M/V ....... isimli yük gemisinin İstanbul Boğazı güney girişi-Kız Kulesi güneyinde çarptığını, çarpışma neticesinde .. 25 botunun alabora olarak ters döndüğünü ve bot içerisinde bulunan yedi personelden dördünün hayatını kaybettiğini, üçünün de yaralandığını, TCSG 25 botun ağır hasar gördüğünü, kullanılmaz hale geldiğini, meydana gelen çatma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/114127 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmada alınan bilirkişi ön raporunda asli kusurlu olarak ... gemisi kaptanı, tali kusurlu olarak birinci zabit ve güverte lostromosunun belirlendiğini, bottaki hasarın tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporunda botta meydana gelen hasarın 1.540.720,00 euro olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda hesap hatası olduğunu, hasarlı malzeme, cihaz vb tamamının raporda belirtilmediğini, İstanbul Boğazının uluslararası taşımacılığın yapıldığı en dar geçit olup akıntıların bulunduğunu, çok yoğun trafik olduğunu, Boğaz'ın yüksek riski ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ... yük gemisinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek çatmaya ve maddi, cismani zarara sebebiyet verdiğini, ... gemisinin boğaz geçişi esnasında kılavuz kaptan almadığını, önünde seyreden TCSG 25 botunu geçme zorunluluğu olmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak geçmek isterken çatmaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek botta çatma sonucu meydana gelen şimdilik 1.540.720,00 euro zararın faiz işletilerek davalı taraftan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Mahkemenin birleşen 2017/347 E. sayılı dosyasında davacı vekili; dava konusu çatmada dört kişinin hayatını kaybettiklerini, ... gemisinin P&I sigortacısı olan müvekkilleri tarafından her bir müteveffanın mirasçısı olan kişilere 14.10.2016 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin çatmadan kaynaklı masraflarının karşı tarafça giderilmesi kanun gereği olduğunu, bu nedenle ileride doğacak ilave komisyon bedelleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bugüne kadar müvekkil sigorta şirketi tarafından banka teminat mektubu için ödenen 184.100,00 USD'lik komisyon bedelinin davalıdan tahsil edilmesini talep ettiklerini, sigortalının davaya konu kaza hadisesinin meydana gelmesinde kusur ve ihmali bulunmadığını, gemi personeli hakkında açılan ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazada TCSG-25 botunun %70 oranında ve asli kusurlu olduğunun, ... gemisi kaptanı ... ... %20 oranında ve tali kusurlu olduğunun, Gemi Trafik Hizmetleri'nin %10 oranında ve tali kusurlu olduğunun, gemi birinci zabiti ve güverte reisinin kusurlu olmadığının tespit edildiğini, TCSG-25 botunun radarı olay süresince aktif olmadığını, TCSG-25 botunda, botun arka tarafını gözlemleyebilecek olan hiçbir personel yer almadığını ileri sürerek şimdilik 939.350,00 USD ve 184.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Mahkemenin birleşen 2018/2 E. sayılı dosyasında davacı vekili; meydana gelen çatma hadisesi neticesinde şehit olan TCSG 25 bot personeli yakınlarına toplamda 354.384,20 TL ödeme yapıldığını, çatma olayında davalının kusurlu olduğunu, şehit yakınlarına ödenen tazminatın davalıdan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek 354.384,20 TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.... Shipping Ltd vekili asıl davada ve birleşen 2018/2 E. sayılı davada cevap dilekçelerinde; çatma olayında Sahil Güvenlik gemisinin kusurlu olduğunu, fahiş tazminat istendiğini, davacının şehit yakınlarına ödediği paranın müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak asıl davanın ve birleşen 2018/2 E. sayılı davanın reddini istemiştir.
2.... vekili birleşen 2017/347 E. sayılı dosya kapsamında cevap dilekçesinde; çatma olayında M/V ... gemisinin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere, 2. ve 3. bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere göre hem ... gemisinin, hem de TCSG 25 botunun İstanbul Boğaz kuzey yönüne giriş mevkiinde tam bir görme ve işitme gözcülüğünü doğru olarak yapmadıkları, ... gemisinin 157.70 metre boyunda güvertede kreyn donanımlı bir gemi olması nedeniyle pruva istikametinde görüş açısının azalacağı bilinmesine rağmen herhangi bir ilave gözcülük tedbirinin alınmadığı, boğaz geçişi sırasında baş tarafta bulunması gereken personelin başüstünde yer almadığı, bu şekilde Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü 'nün (DÇÖT) 5. kuralının (Gözcülük) uygulanmadığı, ... gemisinin İstanbul Boğazından uğraksız geçiş hakkına dayanarak kılavuz kaptan almadığı, bu konuda tedbirli davranmadığı, kazanın temel nedeninin TCSG 25 botunun dönüşünü tamamlaması sonrası yaklaşık 6.17 dakika boyunca yetişen gemi pozisyonundaki ... gemisinin TCSG 25 botunun varlığını önemsememesi ve Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 13 ve Boğaz Rehberinde yer alan "başka gemiyi geçme" gereklerine uymadan TCSG 25 ile arasında güvenli geçiş mesafesi sağlamayıp, aykırı geçiş yaparak TCSG 25
botu tam olarak geçilinceye ve neta oluncaya kadar yapması gereken uyarı ve manevraları yapmadığı, botun dönüşünü tamamladığı andan itibaren ...'ın yetişen gemi, TCSG 25 ve Valentin Pikul savaş gemisinin de yetişilen gemiler pozisyonunda olduğunun 03.05.2018 ve 02.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda kabul edildiği, çatmayı önlemede önündeki geminin hızını, rotasını takip etme, gerektiğinde yol verme, neta tutma yükümlülüğünün asıl olarak yetişen gemide olduğu, öte yandan ... gemisi kaptanı ile birinci zabitin TCSG-25 botunu gördüklerini ifadelerinde beyan ettikleri, buna göre ... gemisinin çatışmayı önleme manevrası yapma imkân ve seçeneğine haiz olduğu halde herhangi bir manevra yapmadığı, adeta TCSG 25 botunun görmezden gelindiği, en önemlisi çatışma tehlikesi ortaya çıktıktan sonra yol vermekle yükümlü olan ... gemisinin TCSG 25 botuna yol vermeyerek çatışmaya sebebiyet verdiği, bu şekilde DÇÖT kural(5) Gözcülük, kural (8) çatışmayı önleme hareketi, kural (8) yol veren teknenin davranışı kurallarına uygun davranmamakla kazada asli kusurlu olduğu, diğer yandan TCSG 25 botunda da DÇÖT'ün 5. maddesi gereğince gözcülük yapma kuralına riayet edilmediği, bu kapsamda TCSG-25 Botunun kazada tali kusurlu olduğu, 02.05.2020 tarihli 2. bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarının hükme uygun olduğu kanaatine varıldığından 17.08.2016 tarihinde İstanbul Boğazında meydana gelen deniz kazasında ... gemisinin %75 oranında,TCSG-25 botunun ise % 25 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu kusur oranlarına göre asıl ve birleşen davalarda davacıların zararlarını karşı taraftan talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 3.921.077,25 TL'nin 17.08.2016 olan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...... Ltd'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2017/347 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile 206.250,00 USD'nin 13.10.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalı ... Komutanlığından tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aynı davada teminat mektubu komisyon bedelleriyle ilgili talebin kısmen kabulü ile 46.000,00 USD'nin 13.10.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalı ... Komutanlığından tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2018/2 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile 265.788,15 TL'nin bu tutar içerisindeki 166.118,05 TL'ye 03.01.2017 tarihinden itibaren, 99.670,10 TL'sine de 12.01.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, çatmadan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya kapsamında asıl ve birleşen davalar mevcut olup kesinlik sınırında her davayı ayrı değerlendirmek gerekir. Bu kapsamda birleşen 2018/2 E. sayılı dosyada davacı 354.384,20 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, Mahkemece 265.788,15 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup bu davada gerek talep edilen, gerekse Mahkemece kabul ve reddine karar verilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla birleşen 2018/2 E. sayılı dosyası kapsamında verilen karara yönelik taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Asıl davaya yönelik karar ... Nakliyat Ltd. Şti., İstanbul 34 Vapur Hizmetleri ve Deniz İşletmeleri Ltd. Şti. ve M/V ... gemisi kaptanı ......... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de anılan şirketlerin gemi acentesi olarak dava dilekçesinde gösterildiği, gerçek kişinin de gemi kaptanı olarak gösterildiği, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılacağı üzere bu kişilere husumet yöneltilmediği, bu sebeple davada taraf olmayan ve haklarında herhangi bir hüküm kurulmayan bu şirketlerin ve gemi kaptanının kararı temyiz etme hakkı ve hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla anılan şirketlerin ve gerçek kişinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Asıl davaya ve birleşen 2017/347 E. Sayılı davaya yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve İlk Derece Mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporu tarihi hatalı olarak belirtilmişse de bu hususun maddi hata mahiyetinde olmasına göre yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2018/2 E. sayılı dosyası kapsamında verilen karara yönelik taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... Nakliyat Ltd. Şti., İstanbul 34 Vapur Hizmetleri ve Deniz İşletmeleri Ltd. Şti. ve M/V ... gemisi kaptanı Abdullah Hamadi vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen 2017/347 E. sayılı dosyası kapsamında verilen karara yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davanın davacısı, birleşen 2017/347 E. sayılı dosyanın davalısından alınarak asıl davanın davalısı, birleşen 2017/347 E. sayılı dosyanın davacısına, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin de asıl davanın davalısı, birleşen 2017/347 E. sayılı dosyanın davacısından alınarak asıl davanın davacısı, birleşen 2017/347 E. sayılı dosyanın davalısına verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Sahil Güvenlik Komutanlığından harç alınmasına yer olmadığına,
09.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarhiyat yapılabilmesi için, bulundurulan malın olay tarihinde bandrol veya benzeri özel etiket kullanma zorunluluğuna tabi olması gerekir; bu zorunluluğun bulunmaması, ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki 'böyle bir borcun olmadığı' itirazı kapsamında ileri sürülebilir.
Danıştay 7. Daire · E: 2025/3245 · K: 2026/24 · T: 19.01.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali davası ile bu tutanağa konu işçilik alacağı veya işe iade davası ayrı açılmışsa bu davalar birleştirilemez; alacak veya işe iade davasında anlaşma tutanağının iptali davasının sonucu bekletici mesele yapılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/3837 · K: 2025/5683 · T: 02.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Elektrik dağıtım şirketi, sorumluluk alanındaki dağıtım tesisatından (yapı bağlantı kutusu/kofre) kaynaklanan arıza nedeniyle meydana gelen yangından doğan zarardan sorumludur ve sigorta şirketi, sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle bu zararı dağıtım şirketinden rücuen talep edebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4350 · K: 2026/3407 · T: 02.06.2026