Yargı Kararları
Bir işletmenin eski çalışanının, kişisel bilgi ve tecrübesini kullanarak rakip bir işletme bünyesinde faaliyet göstermesi ve bu işletmenin eski işverenin müşterilerinden birine satış yapması, sözleşmedeki rekabet yasağına dayanılmadıkça ve haksız rekabet teşkil eden somut fiiller ispatlanmadıkça tek başına haksız rekabet oluşturmaz.
Eski çalışanın işten ayrıldıktan sonra rakip şirkette çalışmaya başlaması ve ortak olmasının Anayasal çalışma hürriyeti ve sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının iş sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesine dava dilekçesinde dayanmamış olması ve haksız rekabete konu vakaların somut delillerle ispatlanamamış olması karşısında, eski çalışanın kişisel bilgi ve tecrübesini kullanarak üretim yapması ile yeni işletmenin davacının müşterilerinden birine satış yapmasının tek başına haksız rekabet teşkil etmediğine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5901, K. 2026/3196, 03.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/5901
- Karar
- 2026/3196
- Tarih
- 03.06.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı HMK m. 355
- 6100 sayılı HMK m. 369/1
- 6100 sayılı HMK m. 370/1
- 6100 sayılı HMK m. 371
- 6100 sayılı HMK m. 372
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
- 6102 sayılı TTK m. 56
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1097 Esas, 2025/1225 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E., 2024/1196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin güneş enerjisi projelerinin yapımında kullanılan kazık çakma makinelerini üretmekte olduğunu, dünya çapında kazık çakma makinesi üreten şirket sayısı oldukça az olmasına rağmen davacı şirketin 2016 yılından itibaren çeşitli türlerde ve ölçülerde kazık çakma makinesi, güneş enerjisi panellerini temizleyen fırça makinesi vb. makineleri üretmek için faaliyeti gösterdiğini, müvekkili şirketin söz konusu makineleri üreten Türkiye'deki tek firma, tüm dünya çapında ise 3-4 firmadan biri konumunda olduğunu, müvekkilinin 04.01.2017 tarihinde davalı ...'i Makine Mühendisi koduyla Ar-Ge ve üretim mühendisi şefi olarak istihdam ettiğini, davalının anılan görevi neticesinde makinelerin tüm teknik çizimlerine, müşterine çevresine ve tüm ticari sırlarına vakıf olduğunu, davalının iş ilişkisi sona erdikten sonra diğer davalı şirket nezdinde kazık çakma makinesi üretmeye başladığını, davalıların müvekkili şirket ile birebir aynı makineyi üreterek müvekkilinin müşterilerine satış yapmakta olduğunu, böylesine özgün ve ar-ge çalışması gerektiren makinelerin bir anda üretilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin müşteri çevresinin kullanıldığının görüleceğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine ve müvekkilinin uğradığı zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının korunmaya değer hiçbir fikri ve sınai hakkının olmadığını, davacının herhangi bir sınai mülkiyet hakkının bulunup bulunmadığının, makineler üzerinde üstün bir hakkı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu makinelerin üretiminin gerekli tezgah ve donanıma sahip her firma tarafından kolayca yapılabildiğini, bunlar göz önüne alındığında ticari sır veya korunmaya değer bir hak oluşturmayacağını, dava konusu ürünün piyasada olduğunu, uzun yıllardır Türkiye'de kullanıldığını, makinenin tüm teknik detaylarının internet ortamında bulunduğunu, bu konuda emsal Yargıtay kararları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının müşteri çevresinin davalı tarafça kullanılmış olması nedeniyle haksız rekabetin men'i talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalı ...'in davacı şirkette makine mühendisi olarak ...konumunda çalıştığı, davacı şirketteki işinden 16.12.2019 tarihinde ayrıldığı, davalı şirkette ise 07.02.2020 tarihinde işe başladığı, 21.09.2021 tarihinde işten ayrılarak aynı şirketin 22.09.2021 tarihinde ortağı haline geldiği, davalının konumu itibariyle davacı şirketteki üretim sırlarına ve müşteri bilgilerine vakıf olabilecek pozisyonda çalıştığı, davacı şirketteki görevinden ayrılmasından itibaren iki yıl dolmadan, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren ve Kayseri'de bulunan davalı şirkette çalışmaya başladığı, daha sonraları ise şirket ortağı haline geldiği, davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacının iddia ettiği gibi davacının müşterisi olan ... şirketine satış yaptıkları, bu kapsamda davalıların rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandıkları, davacının müşterisinin davalı şirketle iş yapması sonucunda davacının zarara uğrayabileceği, TTK'nın 56.maddesine göre hakimin haksız rekabet sonucunda davacının elde etmesi mümkün görünen menfaatin karşılığına da karar verebileceği, 01.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davalının ... şirketine yapmış olduğu satışlardan elde etmiş olduğu karın 669.821,05 TL olarak hesaplandığı, davacının talebinin 669.107,05 TL olduğu, dava konusu kazık çakma makinasına yönelik sektörel inceleme ve değerlendirmelerde benzerleriyle genel yapıları, dış görünüşleri, tahrik sistemleri, çalışma prensipleri, kullanım alanlarına ve üreticinin tercihlerine göre ihtiyaç duyulan güç ve özelliklerinin bezer oldukları, dava konusu kazık çakma makinasının, sektördeki benzerleri ile büyük oranda benzerlik gösterdiği, ancak davalı makinalarında “.............” vb ibarelerin kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri almış olduğu ve ayrıca davalının, dava konusu ettiği kazık çakma makinalarının, davacıdan daha önce Türkiye'de kamuya arz etmiş olduğu tespit edildiğinden, kazık çakma makinaları yönünden haksız rekabet teşkil edecek şekilde davalının üretiminin bulunmadığı, somut olay bakımından,davacının müşterisine davalının satış yapmış olması şeklinde gerçekleşen haksız rekabet eylemi sonucu davacının kişilik hakkının zedelenmesinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 669.107,05 TL tazminatın; 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 659.107,05 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 05.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı şirketin, ... şirketine yapmış olduğu satışların haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile men' ine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde münhasıran haksız rekabet hükümlerine dayandığı, haksız rekabet teşkil eden vakaları da davalıların kendisine ait teknik çizimleri kullanarak üretim yapmaları, kendilerine ait müşteri çevresiyle bizzat iletişime geçerek satış yapmaları olarak belirtiği, davacının daha özel yasa olan 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında bir talepte bulunmadığı, davacı tarafından iddia edilen eski çalışanı davalı ...'ın davalı şirkete çalışmaya başlayıp ortak olmasının Anayasal çalışma hürriyeti ve sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca yeni kurulan bu rakip işletmenin davacı müşterilerinden birine ürün satmasının, kendi başına haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği, davalının ortağı ya da çalışanlarının kişisel bilgi ve tecrübelerini kullanarak üretim yapmalarının davacı aleyhine bir haksız rekabet anlamına gelmeyeceği, bu haliyle dava konusu eylemlerin davacı aleyhine haksız rekabet olarak değerlendirilebilecek fiiller olmadığı, kaldı ki davacının haksız rekabet olarak ileri sürdüğü vakaların ispatına dair somut delil sunulmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına davacı ile davalı gerçek kişi arasında iş sözleşmesi bulunmasına rağmen dava dilekçesinde sözleşmedeki rekabet yasağı maddesine dayanılmamış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.