Yargı Kararları
Tebligat sırasında muhatabın adreste bulunmama sebebini bildiren komşu, yönetici veya kapıcının açık kimliği tebliğ mazbatasında gösterilmediği takdirde yapılan tebligat usulsüzdür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca, muhatabın adreste bulunmama sebebini bilen komşunun kimliği tebliğ mazbatasına yazılmadan sadece imzadan imtina ettiği belirtilerek yapılan tebligat usulsüz sayılır ve bu tebligata dayanılarak itirazın süreden reddine karar verilemez.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/7373, K. 2026/3918, 06.05.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi
- Esas
- 2025/7373
- Karar
- 2026/3918
- Tarih
- 06.05.2026
İlgili mevzuat
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 21
- Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 30
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309
Tehdit suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.01.2022 tarihli ve 2021/9287 soruşturma, 2022/549 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii
Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.04.2024 tarihli ve 2024/668 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 09.12.2025 gün ve 94660652-105-79-17599-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.12.2025 gün ve 2025/147537 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, kendisinden sorulan ve kendisine haber bırakılan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat muhatabı bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği,
Somut olayda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.01.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki ...'a 26.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ise yapılan tebligatta kendisinden sorulan ve kendisine haber bırakılan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği ve tebligattan haberdar edilen kişinin isim vermekten imtina ettiği nazara alındığında yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu itibarla müşteki tarafından verilen 25.01.2024 tarihli itiraz dilekçesinin 15 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayetçinin son bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ mazbatası üzerinde yapılan incelemede, tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;
2. 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21/1. maddesi; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse,tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtivaeden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. "
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30/1. maddesi;
"(1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde yukarıda izah edildiği üzere gösterilmiştir. Buna göre, "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerekmektedir.
4. İncelenen dava dosya kapsamında; şikayetçinin bilinen son adresine gönderilen tebliğ mazbatasında, isim ve imzadan imtina eden komşusuna sorulduğunda şikayetçinin adreste daimi olarak oturduğunu ancak şuan nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiğinden, şikayetçinin adreste bulunmadığının belirtildiği, (2) no'lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşunun isminin yazılmadığı anlaşılmıştır. Beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişinin sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olması karşısında isim vermekten imtina edemeyeceği bu haliyle şikayetçiye yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, şikayetçi tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı öğrenme tarihinden itibaren yapılan itirazın süreden reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.04.2024 tarihli ve 2024/668 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satımlarda malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcının bu durumu iki gün içinde, belli değilse incelemeyi müteakip sekiz gün içinde satıcıya ihbar etmesi gerekir ve bu süreye uyulduğunu ispat yükü alıcıya aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/4745 · K: 2026/2054 · T: 15.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonucunda doğan tazminat talebinin reddine karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmaması halinde, bu husus artık usuli kazanılmış hak oluşturur ve tekrar talep edilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6456 · K: 2026/4094 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaza kamulaştırma işlemi uygulanmış ve ilgililer tezyid-i bedel davası açarak bedel artırımı almışsa, kamulaştırma kesinleşmiş olup aynı taşınmaz için kamulaştırmasız el atma davası açılamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/1828 · K: 2026/12299 · T: 07.09.2026