Yargı Kararları
İcra ve İflas Hukuku
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında, bozma ilamında talep aşımı yapıldığı açıkça belirtilerek dava konusu edilmeyen icra dosyası hakkında karar verilmemesi gerektiği vurgulanmış olmasına rağmen mahkemenin bu hususu gözetmeden ısrarla karar vermesi bozma gereklerinin yerine getirilmemesi niteliğindedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1810 · K: 2026/3949 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmeyip değer kesinleştiğinde, bu değer ihalenin feshi davasında yeniden tartışma konusu yapılamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/3419 · K: 2026/4053 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haciz edilen malın bulunduğu yerin borçlu ile akraba/ortaklık ilişkisi bulunan üçüncü kişiye borcun doğumundan sonra devredilmiş olması, borçlu ile üçüncü kişinin mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlem yaptığını gösterir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/735 · K: 2026/3950 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış ilanında taşınmazın tamamına ilişkin yıkım kararı varmış gibi yanıltıcı bilgi verilmesi, talep ve talibi azaltıcı esaslı hata niteliğinde olup ihalenin feshi sebebidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/2492 · K: 2026/4068 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Üzerinde "malen" kaydı bulunan bonoda, bono düzenlenirken karşılığı emtianın teslim edildiği karine olarak kabul edilir ve bu karinenin aksini ispat yükü borçlu tarafa aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7206 · K: 2026/4317 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davası, senetteki tahrifat iddiası ileri sürülse de mutlak ticari dava niteliğinde olup dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/6092 · K: 2026/4300 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış sözleşmesinde teslim yerine ilişkin açık bir düzenleme ve satıcıya nakliye yükümlülüğü getiren bir hüküm bulunmuyorsa, borç konusunun doğumu sırasında bulunduğu yer olan satıcının işyeri teslim yeri olarak kabul edilir ve satıcının teslime hazır olduğunu bildirmesi halinde alıcı temerrüde düşer.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/16 · K: 2026/4333 · T: 07.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında taşınır mal yalnızca üçüncü kişinin elinde haczedilmişse mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olup, bu karinenin aksini ve borçlu ile üçüncü kişi arasındaki organik bağı ispat yükü alacaklıya aittir ve organik bağın varlığı için şirketlerin aynı faaliyet alanında bulunması, ortaklarının akraba olması gibi hususlar tek başına yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/781 · K: 2026/488 · T: 16.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünün İİK'nın 85. maddesinin uygulanma biçimine ilişkin işlemine yönelik şikayet üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemezken, kıymetli evrak araştırması, kilitli yer açılması ve yediemin teklif edilmemesine ilişkin işlemler İİK'nın 363. maddesinde sınırlı sayılan kesin kararlar kapsamında olmadığından bu işlemlere karşı istinaf yolu açıktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/630 · K: 2026/3319 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6519 · K: 2026/4098 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çek bedelini ödememek amacıyla sahte faturalara dayanılarak kendi şirketi aleyhine icra takibi başlatılıp itiraz edilmeden kesinleştirilmesi suretiyle hacizde öncelik kazanılması ve gerçek alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi, kamu kurumu niteliğindeki icra dairesinin vasıta kılındığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2021/33316 · K: 2026/7374 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamu zararının henüz fiilen gerçekleşmediği, borç tahsilatının yapılmadığı veya idari para cezasının tahakkuk ettirilmediği bir aşamada açılan itirazın iptali davasında, davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararı bulunmadığından dava usulden reddedilmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2025/16293 · K: 2026/6118 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında, davacının borcunu üçüncü kişiye yapılan mal satışıyla ödediği iddiasını, bu işlemde davalı adına hareket edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt veya delil bulunmadıkça ispatlamış sayılmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7054 · K: 2026/4119 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasında senet lehtarının, senedin borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarına garantör sıfatıyla düzenlendiğini savunması senedin düzenlenme nedeninde talil anlamına gelmediğinden, senedin zorla ve tehditle alındığını ispat yükü davacı borçludadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/7240 · K: 2026/4103 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhalenin feshi talebinde İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesinde sayılan ilgililer dışında kalan kişilerden alınması gereken nispi harç, Harçlar Kanunu kapsamında dava harcı niteliğinde olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartı değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/498 · K: 2026/370 · T: 10.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle takip konusu borcun tahsili istemiyle açılan ve konusu bir miktar para olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6324 · K: 2026/3218 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taşınmaz satışında satış ilanının hissedarlara tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, bu sebebe sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarlar dayanabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2015/13418 · K: 2015/18151 · T: 29.06.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Alacaklının yasal süresi içinde satış talebinde bulunmaması nedeniyle icra müdürünün haczi kaldırmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, bu işlem nedeniyle Devletin İİK m. 5 uyarınca tazminat sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2019/2583 · K: 2021/4061 · T: 01.07.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra takibine ilişkin tebligat ve haciz işlemleri usulüne uygun yapılmışsa, icra memuruna atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından İİK m. 5 uyarınca Devletin sorumluluğuna hükmedilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2010/5528 · K: 2011/7341 · T: 22.06.2011 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdir raporunun borçluya usulsüz tebliğ edilmiş olması, borçlu bu duruma satış ilanının tebliği ile muttali olup yasal yedi günlük sürede itiraz etmediği takdirde, tek başına ihalenin feshi sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2016/631 · K: 2016/7057 · T: 10.03.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle tazminat davasında, alacaklı vekilinin usulsüzlüğü icra dosyasından öğrendiği tarihte illiyet bağı kesilir ve sonraki zarardan tebligatı yapan kurum sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2016/3200 · K: 2016/5711 · T: 27.04.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, ceza mahkemesinin kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığından maddi olgu yönünden hukuk hâkimini bağlamaz; hukuk hâkimi illiyet bağını ve kusuru kendisi değerlendirmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2021/380 · K: 2022/975 · T: 21.06.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhale konusu malın satılacağını öğrenen borçlunun, satış ilanının kendisine usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istemesi gerekir, aksi halde talep süre yönünden reddedilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2020/2515 · K: 2020/3371 · T: 01.06.2020 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Menfi tespit davasının devamı sırasında dava konusu borcun ödendiğinin anlaşılması halinde dava talep olmaksızın kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2021/828 · K: 2021/565 · T: 04.10.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Senede dayalı menfi tespit davasında icra hukuk mahkemesinde alınan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, dar yetkili bu mahkemenin kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından genel yetkili mahkemede kesin delil sayılamaz ve bu rapora dayanılarak karar verilemez.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/17631 · K: 2018/2274 · T: 24.04.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünce gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi halinde, zararın tazmininden PTT değil, icra memurunu istihdam eden Devlet (Hazine) sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2023/5243 · K: 2024/3446 · T: 31.10.2024 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra dosyasında vekili bulunmayan borçluya satış ilanının satıştan makul süre önce bizzat ve usulüne uygun tebliğ edilmiş olması halinde, bu husus ihalenin feshi sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2022/974 · K: 2022/4352 · T: 04.04.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğü görevlilerinin haciz talebini makul süre içinde işleme almayarak taşınmazın üçüncü kişiye devrine yol açması hâlinde, bu kusurlu işlem ile alacaklının zararı arasındaki illiyet bağı nedeniyle Devlet İİK m.5 uyarınca sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4186 · K: 2026/1130 · T: 02.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış kararında menkul mal ihalesine ilişkin satış ilanının sadece bilgi amaçlı tebliğ edileceği belirtilmişse, borçlu bu tebligatın usulsüzlüğünü ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2017/1938 · K: 2017/12092 · T: 09.10.2017 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilen menkul malların taraflar huzurunda düzenlenen tutanakla usulüne uygun şekilde yediemine teslim edildiği ve icra memurunun kusurlu bir işleminin bulunmadığı hâllerde, malların yedieminin elinde kaybolmasından dolayı Devletin tazminat sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2024/2295 · K: 2025/1406 · T: 06.03.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürünün ihaleyi resen kaldırma yetkisi, taşınmazı alanın ihale bedelini süresinde ödememesi hâliyle sınırlı olup, tebligat usulsüzlüğü gibi hususları inceleyerek ihaleyi iptal edemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E: 2014/16815 · K: 2015/1899 · T: 23.02.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sıra cetveline muvazaa nedeniyle itiraz davasında, davalı alacaklının borçlu ile ipotek tarihinden önce başlayan ticari ilişki, fatura, irsaliye ve cari hesap kayıtlarıyla gerçek ve muaccel bir alacağının bulunduğunun kanıtlanması halinde ipoteğin muvazaalı olduğu ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1829 · K: 2026/2218 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra satışında usulüne uygun ihale edilen ve haczi kabil olmadığı ispatlanamayan taşınmaz için şikayet veya ihalenin feshi davası açılmadan yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali davası açılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/4590 · K: 2026/4315 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilmezlik şikâyetinin incelenmesinde, haczin konulduğu tarihte elektronik satış uygulaması henüz başlamamışsa satış isteme süresi 7343 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki altı aylık süre esas alınarak belirlenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/707 · K: 2026/280 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Götürü bedelli eser sözleşmesinde iş kalemlerine ilişkin ayrı pursantaj tablosu bulunmuyorsa, iş bedeli bilirkişi incelemesiyle belirlenen işin tamamlanma oranına göre hesaplanır ve menfi tespit davasında İİK m. 72 uyarınca taraflar lehine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/504 · K: 2026/2961 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasında bulunan kişinin, lehine iddiada bulunulan üçüncü kişiyi temsile yetkili olmadığının anlaşılması halinde geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından, bu iddiaya karşı açılan istihkak davasında hukuki yarar yoktur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/108 · K: 2026/2941 · T: 29.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedini ciro yoluyla devreden kişi, aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde bildirmez veya aldığı bedeli geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır ve bu süre geçtikten sonra menfi tespit davası açamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5275 · K: 2026/4121 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstinaf başvurusunda bulunmayan taraf, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını temyiz edemez; aksi hal istinaf aşamasını devre dışı bırakır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/4015 · K: 2026/4989 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Müteselsil kefil, imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/2663 · K: 2026/4173 · T: 13.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir; kesin yetki bulunmadıkça davacının seçtiği yetkili mahkeme esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2179 · K: 2026/9627 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhale konusu taşınmaz satışında satış ilanının borçluya usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi hâlinde, tebligat işlemindeki usulsüzlük PTT'nin görev alanına giren bir hata olduğundan icra müdürlüğünün ve dolayısıyla Devletin İİK m. 5 kapsamında sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/4428 · K: 2026/3342 · T: 01.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İİK'nın Geçici 18/3. maddesi uyarınca, tarifenin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen miktarın altında kalan satış avansı tamamlanmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki haciz, ihale tarihi itibariyle düşer.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2918 · K: 2026/2945 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Konkordato geçici veya kesin mühlet süresince borçlu hakkında hiçbir takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; Yargıtay tarafından tasdik kararının bozulması üzerine yeniden mühlet kararı verilmemişse, bozma tarihinden itibaren borçlunun malvarlığı üzerine uygulanan haciz geçerlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/2836 · K: 2026/2935 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilen taşınır malın kanuni satış isteme süresi içinde, satış talebi ile birlikte satış avansının da usulüne uygun olarak peşin yatırılmaması hâlinde, süresinde satış istenmemiş sayılarak haciz düşer ve düşen hacze dayanılarak yapılan ihalenin feshi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/5213 · K: 2026/5004 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
19. Hukuk Dairesi 2016/20295 E. , 2018/5475 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/20295 · K: 2018/5475 · T: 05.11.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hukuk Genel Kurulu 2021/445 E. , 2022/1773 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit ve istirdat” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2021/445 · K: 2022/1773 · T: 20.12.2022 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
19. Hukuk Dairesi 2016/13484 E. , 2018/422 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret MahkemesiTaraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E: 2016/13484 · K: 2018/422 · T: 06.02.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince lehtarın ciro imzasının sahte olması, keşideci ve diğer geçerli imza sahiplerinin kambiyo sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve ciro zincirini koparmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2014/806 · K: 2016/298 · T: 09.03.2016 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bono metninde borcun sebebinin "nakden" olarak gösterilmesine rağmen alacaklının savunmasını farklı bir ticari ilişkiye ve alacağa dayandırması, senedin tek taraflı talili sonucunu doğurur ve bu durumda ispat yükü alacaklıya geçer.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2022/617 · K: 2023/107 · T: 18.01.2023 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bonoda borcun nedeni "nakden" olarak belirtilmişken taraflardan yalnızca biri senet metnindeki bu kaydı talil ederse ispat yükü, talilde bulunan tarafa; buna karşılık karşı taraf senedin ihdas nedenini değiştirmeksizin yalnızca senet dışı başka alacaklardan söz ederse ispat yükü değişmez ve bedelsizlik iddiasını ispat yükümlülüğü senet borçlusunda kalır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2024/345 · K: 2025/665 · T: 22.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında, davalının senedin gerçek bir borç ilişkisine dayandığını gösteren delil ve belgeler sunması halinde, mahkemece bu deliller de dikkate alınarak alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2015/9777 · K: 2015/9673 · T: 30.09.2015 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kambiyo senedinin taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin anlaşılması hâlinde, senedin düzenleme tarihi itibariyle teminat edilen hususun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan, temel alacağın doğup doğmadığı belirlenmeden bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası sonuçlandırılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2017/40 · K: 2021/542 · T: 29.04.2021 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kooperatif yöneticilerine özel kişilerden borç alma konusunda yetki verilmemiş olmasına rağmen borç alınmış ise bu işlem kooperatifi bağlamaz ve alacaklının takip konusu borcun gerçekliğini yasal delillerle ispat edememesi hâlinde kooperatifin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1185 · K: 2026/2965 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarca sonradan düzenlenen paylaşım sözleşmesi ile tadil edilmesi hâlinde, bu paylaşım sözleşmesi kapsamında verilen bonolar geçerli olup arsa sahibinin bonolara ilişkin menfi tespit talebi kabul edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2025/3708 · K: 2026/2947 · T: 01.07.2026