Yargı Kararları
Menfi tespit davasında, davacının borcunu üçüncü kişiye yapılan mal satışıyla ödediği iddiasını, bu işlemde davalı adına hareket edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt veya delil bulunmadıkça ispatlamış sayılmaz.
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, davacının iş makinesini dava dışı üçüncü bir kişiye satarak bedelini davalıya olan borcuna mahsuben ödediği yönündeki iddiası, satış sözleşmesinde davalı adına hareket edildiğine dair bir kayıt bulunmaması ve davalının bu talimatı vermediğini beyan etmesi karşısında ispatlanamadığından, sadece vekilin yetkili olduğu tahsilat tutarının borçtan mahsup edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7054, K. 2026/4119, 02.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/7054
- Karar
- 2026/4119
- Tarih
- 02.07.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı HMK m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı HMK m. 370/1
- 6100 sayılı HMK m. 372
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/276 Esas, 2025/1324 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/15 E., 2022/962 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2014 yılında başladığını, müvekkilinin işlerinin yolunda gitmemesi üzerine maddi olarak zor duruma düştüğünü ve iflas ettiğini, müvekkilinin davalı ile kendi aralarında ticari ilişkiden kaynaklanan bir alacak borç ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin davalıya borçlarını ödemek istediğini beyan ettiğini, davalı tarafından kendisinin bankalarla sıkıntısı olduğunu, bu sebeple ödemeyi ...adlı kişiye yapmasını söylediğini, müvekkilinin davalıya olan borcuna mahsuben ve davalının talebinden ötürü kendisine ait olan iş makinesini ...e ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 07.09.2019 tarihli satış sözleşmesi ile satıp devrettiğini, bu devirin müvekkili tarafından davalı yanın talebi ve davalıya olan borca mahsuben yapıldığını, davalının müvekkiline karşı İstanbul 20. icra Müdürlüğünün 2014/9882 E. ve 2014/9884 E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, davalının vekil tayin ettiği ... ile 13.06.2017 tarihinde sözleşme ve ibra sözleşmesi yaparak 73.000,00 TL ödediğini, davalı tarafından ...'e verilen vekaletnamenin tarihinin sözleşmeden bir gün önce olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2019/37521 E. ve 2019/37523 E. sayılı dosyalarının tedbir yoluyla durdurulmasını, icra takiplerinin iptalini, dava değerinin % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş makinesi satımında davalı adına hareket edildiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davalının isticvap beyanında ''İş makinesinin davacının borcundan düşmek üzere ...e satılmasını istemedim,'' dediği, yine iş makinesi satış tarihinin dava konusu icra takiplerine ilişkin ibranameden sonra olduğu, celbedilen...Noterliğinin 12.06.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde ihbar olunan ...'e yalnızca ihalelerle ilgili sulh ve ibra yetkisinin verildiği, ihaleler dışındaki alacaklar bakımından yalnızca tahsilat yetkisi verildiği, bu bakımdan 13.06.2017 tarihli sözleşme ve ibra başlıklı belgenin sulh ve ibra bakımından geçersiz olduğu, ancak 73.000,00 TL tahsilat yapıldığının yazıldığı, belgeyi veren ...'in tahsilat yetkisinin olduğu, dolaysıyla bu tahsilatın borçtan düşülmesi gerektiği gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2014/9882 E. (yeni esas 2019/37521) ve İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2014/9884 (yeni esas 2019/37523) esas saylı dosyalarına ilişkin 13.06.2017 tarihinde yapılan 73.000,00 TL ödeme nedeniyle İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2014/9882 E. (yeni esas 2019/37521) ve İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2014/9884 (yeni esas 2019/37523) E. saylı dosyalarından dolayı infazda/mahsupta tekerrür etmemek kaydıyla bu miktar bakımından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..... Noterliği tarafından düzenlenen 12.06.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname içeriğine göre davalı tarafından ihbar olunan ...'e yalnızca ihalelerle ilgili sulh ve ibra yetkisinin verildiği, ihaleler dışındaki alacaklar bakımından yalnızca tahsilat yetkisi verildiği bu bakımdan davacı ile ihbar olunan ... arasında düzenlenen 13.06.2017 tarihli sözleşme ve ibra başlıklı belgenin sulh ve ibra bakımından geçersiz olduğu, ancak 73.000,00 TL tahsilat yapıldığının yazıldığı, davalı tarafından verilen vekaletnamede vekil tayin edilen ...'in diğer alacaklar yönünden tahsilat yetkisinin olduğu, dolayısıyla bu tahsilatın borçtan düşülmesi gerektiği, ... Noterliğinin 07.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı satış sözleşmesinin dava dışı ...isimli üçüncü şahısla yapıldığı, KDV dahil 55.000,00 TL'ye satıldığı, evrak içeriğine göre davacının parasını aldığı, davalı adına hareket edildiğine dair bir kaydın olmadığı, iş makinesinin devri noktasında Mahkemece davalının isticvabına karar verildiği, isticvap edilen davalının ''İş makinesinin davacının borcundan düşmek üzere ...e satılmasını istemedim,'' şeklinde beyanda bulunduğu, yine iş makinesi satış tarihinin dava konusu icra takiplerine ilişkin geçersizliği tespit edilen ibranameden sonra olduğu, davacının iş makinesi satışı ile ilgili iddiasını ispata yarar bir delil dosyaya sunmadığı bu yöndeki iddiasını ispat edemediği, Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünün İİK'nın 85. maddesinin uygulanma biçimine ilişkin işlemine yönelik şikayet üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemezken, kıymetli evrak araştırması, kilitli yer açılması ve yediemin teklif edilmemesine ilişkin işlemler İİK'nın 363. maddesinde sınırlı sayılan kesin kararlar kapsamında olmadığından bu işlemlere karşı istinaf yolu açıktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/630 · K: 2026/3319 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6519 · K: 2026/4098 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çek bedelini ödememek amacıyla sahte faturalara dayanılarak kendi şirketi aleyhine icra takibi başlatılıp itiraz edilmeden kesinleştirilmesi suretiyle hacizde öncelik kazanılması ve gerçek alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi, kamu kurumu niteliğindeki icra dairesinin vasıta kılındığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2021/33316 · K: 2026/7374 · T: 01.07.2026