Yargı Kararları
Konkordato geçici veya kesin mühlet süresince borçlu hakkında hiçbir takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; Yargıtay tarafından tasdik kararının bozulması üzerine yeniden mühlet kararı verilmemişse, bozma tarihinden itibaren borçlunun malvarlığı üzerine uygulanan haciz geçerlidir.
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline şikayet davasında, konkordato geçici ve kesin mühlet süresi boyunca İİK'nın 294/1. maddesi uyarınca borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve başlamış takiplerin duracağı, ancak tasdik kararının Yargıtay'ca bozulması ve yeniden mühlet kararı verilmemesi halinde bozma tarihinden sonra borçlunun taşınmaz hissesi üzerine uygulanan haczin satış tarihi itibarıyla geçerli sayılacağı, bu nedenle sıra cetvelinin bu haczi dikkate almadan tamamen iptal edilmesinin hatalı olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/2836, K. 2026/2935, 01.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/2836
- Karar
- 2026/2935
- Tarih
- 01.07.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 288
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 294
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 346
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/379 E., 2026/982 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/452 E., 2025/924 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet olunan ... vekili ve şikayet olunan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; kredi borçluları hakkında başlattıkları takip sırasında borçluların konkordato talebinde bulunmaları nedeniyle takip işlemlerinin durdurulduğunu, konkordato taleplerinin reddedilmesi üzerine 31.05.2022 tarihinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz hisseleri üzerine haciz uygulandığını, satış talebinde bulunulduğunu, hisselerin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte satıldığını, ipotek alacağı ile nemasının ayrılması sonrasında kalan 1.455.562,25 TL bedelin 1/2 hisseye isabet eden tutarlarına ilişkin ayrı ayrı düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunanlara fazladan ve bildirilen miktarla ilgisi olmayan payın ayrıldığını, ... tarafından takip borçlusu ... hissesine 17.08.2023 satış tarihinden sonra 16.08.2024 tarihinde haciz uygulandığını, pay ayrılmasının mümkün olmadığını, takip borçlusu ... hakkında 28.09.2018 tarihinden 22.05.2022 tarihine kadar geçerli olmak üzere geçici ve kesin mühlet bulunduğunu, hisse üzerine İİK'nın 294. maddesine aykırı olarak 03.03.2022 tarihinde uygulanan haczin yok hükmünde olduğunu belirterek İzmir 14. İcra Dairesi'nin 2022/10153 esas sayılı dosyasında düzenlenen 12.05.2025 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Şikayet olunan ... vekili dilekçesinde; takip borçlusu ... adına kayıtlı taşınmaza emlak vergi borcundan kaynaklı olarak 08.12.2021 tarihinde haciz uygulandığını, şikayetin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Şikayet olunan ... usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 14. İcra Dairesi'nin 2022/10153 Esas sayılı dosyasında takip borçluları ... ve ... 'nin 1/2 hisse ile malik oldukları taşınmazın 17.08.2023 tarihinde satışının yapıldığı, satış bedelinden 2.155.562,25 TL ile ihalenin feshi davası sırasında elde edilen 1.153.278,47 TL nema gelirinin bulunduğu, ... Bankası Anonim Şirketi'nin ipoteğe dayalı alacağına sıra cetvelinde ilk sırada yer verilmesine yönelik olarak herhangi bir itiraz ya da şikayetin bulunmadığı, takip borçluları ... ve ... hakkında 01.10.2018 tarihinde geçici mühlet ve devamında kesin mühlet kararının verildiği, 25.05.2022 tarihinde ise konkordato taleplerinin reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği, şikayet olunan ... Belediyesi'nin borçlu ... hissesi üzerinde 08.12.2021 tarihli haczinin bulunduğu, 17.08.2023 satış tarihi itibarıyla tespit edilecek alacak miktarının ve bu miktara yönelik nema gelirinin sıra cetvelinden öncelikle ödenmesinin gerektiği, borçlu ... hissesi yönünden ise alacağın emlak vergi borcu olması nedeniyle öncelikle ödenmesinin gerektiği, şikayet olunan ... tarafından borçlu ... hissesi üzerine konkordato tedbirlerinin uygulandığı sırada 03.03.2022 tarihinde haciz uygulandığı, İİK'nın 294. maddesi hükmü dikkate alındığında uygulanan haczin geçersiz olduğu, buna göre satış bedelinden öncelikle ipotek alacağının ödenmesi, sonrasında ise borçlu ... hissesine düşen payın ... Belediyesine, İzmir 15. İcra Dairesi'nin 2024/2058 Esas (2018/13482 Esas) sayılı dosyasına, borçlu ... hissesine düşen payın ... Belediyesine, İzmir 15. İcra Dairesinin 2024/2058 Esas (2018/13482 Esas) sayılı dosyasına ve Çınar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne sıra ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde şikayet olunan ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet olunan ... vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla reddine, şikayet olunan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Şikayet olunan ... vekili temyiz dilekçesinde; takip borçluları hakkındaki tasdik kararının 23.12.2021 tarihinde Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma kararı ile birlikte mühletlerin sona erdiğini, bozma kararı sonrasında yeniden mühlet kararı verilmediğini, bu hali ile takip işlemi yapılmasının mümkün olduğunu ve takip borçlusu ... 'nin taşınmazdaki hissesi üzerine 03.03.2022 tarihinde uygulanan haczin geçerli olduğunu, sıra cetvelinde pay ayrılmasının gerektiğini beyan etmektedir.
2. Şikayet olunan ... vekili temyiz dilekçesinde; alacaklarının eksik hesaplandığını, alacağın tamamı yönünden hesaplama yapılmasının gerektiğini, alacaklarının emlak vergi borcuna ilişkin olduğunu, öncelikle pay ayrılmasının gerektiğini, satış tarihi itibarıyla alacak miktarının hesaplanmasının hatalı olduğunu, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 6183 sayılı Kanun kapsamında alacaklarının öncelikli alacak niteliğinde bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
1. Şikayet olunan ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline ilişkin verilen kararın şikayet olunan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş ve şikayet olunan tarafından bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur.
Şikayet olunanın temyiz istemi; temyiz konusu kararın miktarının veya değerinin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle verilen usulden ret kararına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 346/1. maddesine göre; kesin bir karara ilişkin temyiz başvurusunda bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin reddine karar verilmemesi halinde ise öncelikle bu hususun incelenmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gerekir.
Dosya içeriğine göre şikayet olunan ...'na; borçlu ... hissesi yönünden 52.564,12 TL, borçlu ... hissesi yönünden 29.963,54 TL pay ayrılmıştır. İlk Derece Mahkemesince ise borçlu ... hissesi yönünden 20.991,99 TL, borçlu ... hissesi yönünden 20.991,99 TL pay ayrılması gerektiği kabul edilerek karar verilmiştir. Bu durumda temyize konu edilen miktar, 03.06.2025 şikayet tarihi itibarıyla icra hukuk mahkemesi istinaf kesinlik sınırı olan 95.000,00 TL’nin altında kaldığından ve Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olması nedeniyle usulden ret kararı verilmesi yerinde olduğundan, HMK'nın 366/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 346/1. maddesine göre temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. Şikayet olunan ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
İcra ve İflas Kanunu'nun 288/1. maddesi hükmü dikkate alındığında, aynı Kanun'un 294/1. maddesine göre; geçici veya kesin mühlet içerisinde borçlu hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacak, başlamış takipler ise duracaktır.
Somut olayda; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1154 Esas sayılı dosyasında takip borçluları ... ve ... hakkında 01.10.2018 tarihinden itibaren üç ay ve 01.01.2019 tarihinden itibaren iki ay süre ile geçici mühlet; 27.02.2019 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet, 09.12.2020 tarihinde ise konkordato projesinin onaylanmasına karar verilmiştir. Müdahillerin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda ise 25.05.2022 tarihinde talebin reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına dair verilen karar, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.12.2022 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bu haliyle; 01.10.2018 geçici mühlet verilmesi tarihi ile 23.12.2021 Yargıtay bozma karar tarihi arasında İİK'nin 294/1. maddesi hükmü uyarınca takip borçluları hakkında hiçbir takip yapılamayacak ve başlamış takipler de duracaktır. Yargıtay'ın 23.12.2021 tarihli bozma kararı sonrasında yeniden geçici veya kesin mühlet verilmemiş olmakla, şikayet olunan ... tarafından bedeli paylaşıma konu taşınmazda borçlu ...'nin 1/2 oranındaki hissesi üzerine 03.03.2022 tarihinde uygulanan haciz, 17.08.2023 satış tarihi itibarıyla geçerlidir.
Mahkemece; 11.11.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünün 1 numaralı bendinde yapılan açıklama dikkate alınarak, borçlu ... hissesi yönünden düzenlenen sıra cetvelinin iptaline; borçlu ... hissesi yönünden ise şikayet olunan Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün haczinin geçerli olması ve bu hacze pay ayrılmak suretiyle düzenlenen sıra cetvelinin usule uygun bulunması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı hususlara aykırı olarak sıra cetvelinin tamamen iptaline karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026