İçeriğe geç

Yargı Kararları

İstinaf başvurusunda bulunmayan taraf, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını temyiz edemez; aksi hal istinaf aşamasını devre dışı bırakır.

İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve aleyhine yeni bir hüküm kurulmayan tarafın direnme kararını temyiz hakkı bulunmadığı, ayrıca İİK m. 134/2 uyarınca ihalenin feshi şikayetinin yedi günlük yasal süresinin, dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihe göre hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/4015
Karar
2026/4989
Tarih
01.07.2026

İlgili mevzuat

  • 2004 sayılı İİK m. 134/2
  • 2004 sayılı İİK m. 364/2
  • 6100 sayılı HMK m. 118
  • 6100 sayılı HMK m. 373/5
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 36/5

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TEMLİK EDEN :Alacaklı : ....
TEMLİK ALACAKLISI :Gelecek VarlıkYönetimi Anonim Şirketi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile davalılardan ... mirasçıları tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayet edilen ihale alıcısı ... mirasçıları ... ve ...’ün İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararından önceki kararına karşı da temyiz başvurusunda bulunmadıkları ve Bölge Adliye Mahkemesinin temyize konu direnme kararında aleyhlerine yeni bir karar da verilmediği görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin direnmeye ilişkin son kararını temyiz haklarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen şikayet edilen ... mirasçıları ... ve ...’ün Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını temyiz hakları bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
2-Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Şikayetçinin, tapunun 1, 8, 13, 15, 2 23... parselinde kayıtlı taşınmazlar hakkındaki ihalelerin feshi istemi üzerine İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile 13 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden ihalenin feshine, diğerleri yönünden şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine % 10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, kararın sadece borçlu tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kısmen kabul kısmen reddine ve 13 parselde kayıtlı taşınmazın ihalesinin feshine, diğer taşınmazlara ilişkin şikayetin reddi ile birlikte % 5 para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu yanca temyiz edilmesi ESAS NO : 2.....

üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizce, İİK’nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra yapılan ihalenin feshi isteminin süre aşımından reddi ve buna bağlı olarak para cezasına da hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma kararına karşı, şikayetin sürede olduğuna işaret edilerek, direnildiği görülmüştür.
Şikayet tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; ihalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davanın açılma zamanına ilişkin olarak düzenlenen 118. maddesinin 1. fıkrasında, davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği belirtilmiştir. Şikayet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin davanın açılması başlığıyla düzenlenen 36. maddesinin 5. fıkrasında ise, davanın dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; ihalelerin 06.6.2016 tarihinde yapıldığı, borçlunun ihalenin feshine dair şikayet dilekçesinin fiziki olarak, Seferihisar İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere İzmir Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine 10.6.2016 tarihinde verilerek kaydedildiği, dolayısıyla yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü uyarınca şikayetin 10.6.2016 tarihinde yapıldığı ve 7 günlük yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; temyiz konusu edilen ve tapunun 1, 8, 15, 2 23... parselinde kayıtlı taşınmazlara yönelik fesih iddialarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen 01.10.2014 tarih ve 2024/1927 E. - 2024/2569 K. sayılı kararının onanması gerekirken, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnmeye ilişkin kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/5. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama