Yargı Kararları
İstihkak iddiasında bulunan kişinin, lehine iddiada bulunulan üçüncü kişiyi temsile yetkili olmadığının anlaşılması halinde geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından, bu iddiaya karşı açılan istihkak davasında hukuki yarar yoktur.
Haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan kişinin, lehine iddia ileri sürülen üçüncü kişi şirketi temsile yetkili olmadığının tespit edilmesi halinde geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından, alacaklının İİK 99 uyarınca açtığı istihkak davasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/108, K. 2026/2941, 29.04.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/108
- Karar
- 2026/2941
- Tarih
- 29.04.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 99
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 364/2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 29.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
ONS/AK
Dr....'in Karşı Oy Yazısı;
Şikayetçi alacaklı vekili borçlunun adresinde hacze gidildiğinde haciz esnasında üçüncü kişi ... Ltd.Şti. lehine istihkak iddiasında bulunduğunu haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapıldığına karar verilerek istihkak davası açmak üzere kendisine süre verildiğini, haczin İİK’nın 96... . maddelerine göre yapılması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi ile süresi içinde istihkak davası açıldığının kabul edilmesini talep etmiştir. Alacaklının terditli olarak ileri sürdüğü birinci talebi haczin İİK’nın 99. maddesi yerine 96... . maddesi uyarınca yapıldığının kabulüne karar verilmesi olup şikayet niteliğinde, ikinci talebi ise birinci talebin kabul edilmemesi halinde istihkak iddiasının reddi şeklinde açılan istihkak davası niteliğindedir. Şikayet icra hukukuna özgü bir çare olup dava olmadığından, istihkak davası ile terditli olarak açılması mümkün değildir. Şikayete konu hususun incelenmekle yetinilip, sadece konuda karar verilmesi gerekirdi.
Bölge Adliye Mahkemesince, İcra Mahkemesinin kararını kaldırıp, evrak üzerinde haczin yapılış işlemine ilişkin şikayetin reddine, istihkak iddiasında bulunan kişinin, lehine istihkak iddiasında bulunduğu şirketin temsilcisi veya yetkilendirdiği kişi olmadığı geçerli bir istihkak iddiasının bulunmadığından alacaklının İİK 99'a göre takip borçlusu ve lehine istihkak iddiasında bulunulan III. kişi hasım gösterilerek istihkak davası açmakta hukuki yararı olmadığı alacaklı istihkak iddiasının reddi davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nın 99. maddesine göre açılan istihkak davası İİK’nın 96. Ve 97. maddesine göre açılan istihkaka davası gibi genel hükümler çerçevesinde ve basit yargılama usulüne göre görülür.
Davacı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabiidir. Hal böyle olunca alacak miktarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanarak tespit edilen nispi karar ve ilam harcı alındıktan sonra yargılamaya devam olunması ve mutlaka duruşma açılması gerekirken, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören Harçlar Kanununun 32. maddesine aykırı olarak alınan maktu harçla yetinilerek davayı eksik harçla bakılması, evrak üzerinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozulması görüşünde olduğumdan kararın onanması yönündeki çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.29.04.2026
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sıra cetveline muvazaa nedeniyle itiraz davasında, davalı alacaklının borçlu ile ipotek tarihinden önce başlayan ticari ilişki, fatura, irsaliye ve cari hesap kayıtlarıyla gerçek ve muaccel bir alacağının bulunduğunun kanıtlanması halinde ipoteğin muvazaalı olduğu ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/1829 · K: 2026/2218 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra satışında usulüne uygun ihale edilen ve haczi kabil olmadığı ispatlanamayan taşınmaz için şikayet veya ihalenin feshi davası açılmadan yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali davası açılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2025/4590 · K: 2026/4315 · T: 21.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Haczedilmezlik şikâyetinin incelenmesinde, haczin konulduğu tarihte elektronik satış uygulaması henüz başlamamışsa satış isteme süresi 7343 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki altı aylık süre esas alınarak belirlenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/707 · K: 2026/280 · T: 29.04.2026