İçeriğe geç

Yargı Kararları

Haczedilen menkul malların taraflar huzurunda düzenlenen tutanakla usulüne uygun şekilde yediemine teslim edildiği ve icra memurunun kusurlu bir işleminin bulunmadığı hâllerde, malların yedieminin elinde kaybolmasından dolayı Devletin tazminat sorumluluğu doğmaz.

İcra memurunun, haczedilen menkul malları alacaklı ve borçlunun hazır bulunduğu bir tutanakla hukuka uygun biçimde yediemine teslim ettiği ve taraflarca bu işleme itiraz edilmediği olayda, yedieminin elinde bulunan malların kaybolmasından kaynaklanan zarardan dolayı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca Devletin sorumlu tutulabilmesi için icra memurunun kusurlu bir eyleminin ve bu eylemle zarar arasında illiyet bağının varlığının ispatlanması gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas
2024/2295
Karar
2025/1406
Tarih
06.03.2025

İlgili mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 5
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2278 E., 2024/482 K.
DAVA TARİHİ : 29.06.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/483 E., 2022/323 K.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2017/13056 sayılı dosyasından haczedilip muhafaza işlemi yapılarak dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. Adına ...'e teslim edilen menkul malların ortadan kaybolduğunu, yedieminin, Adalet Bakanlığının lisansı ile çalıştığını ve icra dairesinin belirlediğini, İİK 5. maddesi kapsamında oluşan zarardan davalı Bakanlığın sorumlu olduğunu ileri sürerek, menkul malların güncel değerlerinin hesaplanarak uğranılan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; haczedilen malların yasal prosedür uygulanarak yediemine tesliminin yapıldığını, kaybolmasında icra memurunun bir kusurunun bulunmadığını, muhafaza ile yükümlü kişilerin şahsi kusurlarının olabileceğini, davalı Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddinin istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait olduğu belirtilen ve dava dışı alacaklının talebi ile icra memuru tarafından dava dışı yediemine teslim edilen menkul malların ortadan kaybolmasında icra memurunun bir kusurunun bulunmadığı, icra memurunca gerekli ihtar ve uyarıların yapıldığı, davacının kendisine ait olan menkul mallarının kaybolması sebebiyle meydana gelen zararında davalının bir kusurlu eyleminin ve uygun illiyet bağının da bulunmadığı, dosya alacaklısının rızası ve talebi doğrultusunda işlem yapıldığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;icra memurunun sorumluluğunun yediemine hukuki ve cezai sorumluluklarını hatırlatmaktan ibaret olduğu ve bu hususun 21.08.2017 tarihli aksi sabit oluncaya dek geçerli haciz tutanağında da belirtildiği, davacının kendisine ait olan menkul mallarının kaybolması sebebiyle meydana gelen zararında davalının bir kusurlu eyleminin ve uygun illiyet bağının bulunmadığı, icra müdürünün kusuru yoksa, İİK’nın 5. maddesi kapsamında davalı bakanlığın sorumluluğuna gidilerek tazminata hükmedilemeyeceğinden, mahkemece, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ... İcra İşleri Dairesi Başkanlığının 23.12.2021 tarihli 10588 sayılı yazısında henüz yediemin depo işletmelerine lisans çalışmalarının tamamlanmadığı ve herhangi bir depoya lisans verilmediğinin belirtildiğini ancak Lisanslı Yediemin Depo Yönetmeliğinin 23.08.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlandığını ve yayınlandığı gün yürürlüğe girdiğini, davalı kurumun halen yürürlükte olan yönetmeliği uygulamamaktan kaynaklı zararlardan da sorumlu olduğunu, ilgili haciz tutanağında ne borçlunun ne de alacaklının hacizli malların ... deposuna teslimine ilişkin hiç bir beyanının olmadığını, icra memuru doğrudan kendi inisiyatifi ile malları ...deposuna teslim ettiğini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde birçok kez haciz tutanağına dayandığını ama haciz tutanağında alacaklının talebine yönelik herhangi bir beyanda bulunmadan söz konusu kararın, olmayan bir beyana dayanmasının kararın ne denli yanlış gerekçelerle verildiğini gösterdiğini, bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının reddedildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen değerin olması gerekenden çok az olduğunu, her hangi bir şüpheye ve yoruma mahal bırakmamak amacıyla ilgili icra müdürlüğünün ve ilgili icra memurunun ne sıklıkla Soyöz Yediemine hacizli malları teslim ettiğinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, icra görevlilerinin sorumluluğu için aranan koşulların; görevlilerin kusurlu hareket etmesi, bu hareketi sonucu zarar vermiş olması ve zararla hareket arasında illiyet bağının bulunmasının gerekmesine, taraflar huzurunda düzenlenen zabıtla yediemin deposu olarak faaliyet gösteren yediemine malların teslim edilmesine, yedieminliğin hukuki ve cezai sorumluluğunun ihtar edilmesine, muhafaza ve yediemine teslim işlemlerinin 2004 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine uygun olmasına, hazır olan alacaklı ve borçlunun muhafaza ve yediemine teslim işlemine itirazının olmamasına, yapılan bu işlemlerden dolayı icra memurunun hukuka aykırı ve kusurlu bir işleminin bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama