İçeriğe geç

Yargı Kararları

İcra satışında usulüne uygun ihale edilen ve haczi kabil olmadığı ispatlanamayan taşınmaz için şikayet veya ihalenin feshi davası açılmadan yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali davası açılamaz.

Cebri icra yoluyla satılan taşınmazın kamu malı olup haczi kabil olmadığı iddiası ispatlanamadığı, ihale işlemlerine zamanında itiraz, şikayet veya ihalenin feshi davası açılmadığı ve sonraki malikin iyiniyetli olduğu durumlarda, yolsuz tescil nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının reddi gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2025/4590
Karar
2026/4315
Tarih
21.05.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 125
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/373 E., 2025/1177 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alucra Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/182 E., 2024/45 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... vekili; davacı Belediyenin maliki olduğu 1 85... parseldeki 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin cebri ihale yoluyla davalı Şirket adına tescil edildiğini ancak taşınmazların kamusal alanda kullanılmakta olup haczi kabil olmayan belediye mallarından olduğunu, bu nedenle satış işleminin geçersiz olduğunu, ayrıca icra takip dosyasında davacı ...'ye borcuna yetecek kadar haczi kabil mal gösterme imkanının tanınmadığını ileri sürerek taşınmazların tapularının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında 6 nolu bağımsız bölüm dışındaki taşınmazların el değiştirmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil davasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. maddesi gereğince yeni maliklere yöneltmiştir.

Davalı ...; kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirtip davanın reddini savunmuş; davalı Şirket vekili; davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtip davanın reddini savunmuş, diğer davalılar; taşınmazları iyiniyetli şekilde edindiklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise dava konusu taşınmazların 3. kişilere kiraya verilmek suretiyle kullanılmakta olduğu, davacı tarafça haczi kabil mallardan olmadığına ilişkin iddianın ispatlanamadığı, kaldı ki icra dairesince verilen 10 günlük süre içerisinde davacı ... tarafından haczedilebilir mallar kapsamında dava konusu taşınmazların bildirildiği, icra işlemleri ile ihalenin usulünce yapıldığı, tüm aşamalara iştirak eden davacı Belediyenin icra işlemlerine karşı itiraz ve şikayet yoluna başvurmadığı gibi istihkak veya ihalenin feshi davası da açmadığı, yargılama sırasında taşınmazları temlik alan davalıların edinimlerinin iyiniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından başta Şirket yetkilisi olan ... davalı olarak gösterilmiş ise de, HMK'nın 124. maddesi gereğince davanın taşınmazların maliki olan Şirket'e yöneltilerek hasımda yanılmanın giderildiği, HMK'nın 124/4. maddesi gereğince, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve tapu sicilinin aleniliği ilkesi nedeniyle tapu maliki belirli olduğundan aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle tapu kaydına bakıldığında dava konusu taşınmazlardan 6 nolu bağımsız bölümün halen davacı ... adına kayıtlı olduğu, anılan taşınmaz bakımından davanın reddinin bu gerekçe ve sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama