Yargı Kararları
Haczedilen taşınır malın kanuni satış isteme süresi içinde, satış talebi ile birlikte satış avansının da usulüne uygun olarak peşin yatırılmaması hâlinde, süresinde satış istenmemiş sayılarak haciz düşer ve düşen hacze dayanılarak yapılan ihalenin feshi gerekir.
Haciz tarihinden itibaren altı aylık satış isteme süresi içinde satış talebinde bulunulmakla birlikte İİK'nın 59. maddesi uyarınca gerekli satış avansının bu süre içinde peşin yatırılmaması hâlinde, istihkak davasının derdest olduğu sürenin işleyen süreye dahil edilmemesine rağmen, İİK'nın 106-110. maddeleri gereğince haczedilen menkuller üzerindeki haczin düştüğü kabul edilerek, düşen hacze dayalı olarak gerçekleştirilen ihalenin feshine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/5213, K. 2026/5004, 01.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/5213
- Karar
- 2026/5004
- Tarih
- 01.07.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 59
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 99
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 106
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 110
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 364/2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/1
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, diğer fesih nedenleri ile birlikte haciz tarihinden itibaren süresinde satış istenmemesi nedeniyle ihaleye konu menkuller üzerindeki hacizlerin düştüğünü ileri sürerek ihalelerin feshi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 106. maddesinde; "Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 110. maddesinde ise; "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar" hükmü yer almaktadır.
Satış talebinin, yukarıdaki maddede öngörülen süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmelidir. Satış talebi, bu sürelerden sonra ise reddetmelidir. Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekir(Baki Kuru, İcra El Kitabı, s.520).
Yine İİK'nun 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen alacaklı o işlemin yapılması için gerekli masrafı avans olarak peşin yatırmalıdır. Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılır. Alacaklı satış talebinden sonra satış avansı yatırmış ise, satış talep tarihi olarak satış avansının yatırıldığı tarihin kabulü zorunludur.
Somut olayda ihale konusu menkullerin, 01.09.2021 günü haczedildiği, hacze konu menkuller hakkında istihkak iddiasında bulunulduğu, alacaklı tarafından 17.09.2021 tarihinde İİK'nun 99. Maddesi gereğince istihkak davası açıldığı, Yalova İcra Hukuk Mahkemesinin 23.06.20 22... /628 Esas, 2022/352 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile istihkak iddialarının reddine karar verildiği, verilen kararın 14.02.2024 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar alacaklı tarafından 05.07.2022 tarihinde satış talebinde bulunulmuş ise de, satış talebinin İİK'nun 59. maddesine uygun olarak masrafı alacaklı tarafça peşinen ve avans olarak yatırılmadığı için usulüne uygun satış talebi olarak kabulü mümkün bulunmadığı, istihkak davası süresince satış isteme süresinin işlemeyeceği gözetildiğinde, alacaklı tarafından 10.02.2025 tarihinde satış talep edilmiş ise de taleple birlikte satış giderleri tarifesinde belirlenen satış masrafının yatırılmadığı, daha sonra 17.02.2025 tarihinde yatırıldığı görülmektedir. Haciz tarihinden itibaren 6 ay olan satış isteme süresi içinde satış avansının yatırılarak satış talebinde bulunulmadığı, satış giderleri tarifesindeki satış masrafının 6 aylık sürenin geçmesinden sonra yatırıldığı anlaşıldığından İİK'nun 110/1 maddesi gereğince ihale konusu menkuller üzerindeki haczin düşmüş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İİK'nun 106-110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmediği için menkullerdeki haciz düşmüş olup, artık düşen bir hacze dayalı olarak ihale yapılamayacağından ihalenin feshi gerekir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarih ve 2026/57 E. 2026/552 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2025 tarih ve 2025/419 E. - 2025/657 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4280 · K: 2026/2939 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026