İçeriğe geç

Yargı Kararları

Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.

Menfi tespit ve alacak davasında, takasa ibraz edilerek ödenen çeklerin önlü arkalı örnekleri ilgili bankalardan getirtilip çekte davalının veya davalının ciro ettiği kişinin bulunup bulunmadığının araştırılması, davalı cirosu bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükünün davalıya ait olduğunun gözetilmesi ve eksiklikler giderilip bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/6519
Karar
2026/4098
Tarih
02.07.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 344
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/1

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1041 Esas, 2025/1719 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/598 E., 2022/744 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Dünyası ismi altında şahıs işletmesi olduğunu, üç yıldır davalının ithalatçısı olduğu yabancı menşeli ... ve benzeri malları davalıdan aldığını, davalının talebiyle müvekkilinin davalıya 2014 yılında değişik vade ve miktarlarda çek ve senetler düzenlediğini, ancak müvekkilinin verdiği çek bedeli karşılığında mal tesliminin olmaması üzerine, gönderilmeyen ürünlerin gönderilmesi veya vadesi gelmemiş ve karşılıksız evrakların iadesi için ihtarname keşide edildiğini, aynı ihtarda, ... Çarşısı Şubesi ... no.lu hesaptan keşide edilen vadesi gelmemiş çekler, ... Şubesi ... no.lu hesaptan keşide edilmiş vadesi gelmemiş çekler ile yedi adet her biri 35.000,00 TL'lik vadesi gelmemiş senetlerin talep edildiğini, ancak davalı tarafça vadesi gelmemiş çek ve senetler iade edilmediği gibi malların da teslim edilmediğini, müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen ...... no.lu hesaba ait 66.500,00 TL'lik çek ile..... no.lu hesaba ait 20.000,00 TL bedelli yedi adet çekin bedellerinin ödenip davalıdan alındığını, çek asıllarının müvekkilinde olduğunu, her biri 35.000,00 TL bedelli, 15.05.2015, 15.06.2015, 30.06.2015, 15.07.2015, 30.07.2015, 15.08.20 15... .08.2015 vadeli yedi adet senedin hala müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili tarafından davalı adına düzenlenmiş 25.03.2015 vadeli ... ... no.lu 50.000,00 TL bedelli çekin ... isimli kişiye ciro edildiğini, ... tarafından iptal kaşesi vurularak çek bedeli olarak 1.200,00 TL ödenip, 48.800,00 TL asıl alacak üzerinden davalı hakkında takip başlatmaksızın sadece müvekkili hakkında takibe girişildiğini ve icra yoluyla mallarına el konulduğunu, İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nın 2014/101986 soruşturma dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre müvekkilinin davalıdan 1.459.595,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek davalı tarafa avans olarak verilen kıymetli evrakların (çek ve senetlerin) karşılığında davalı tarafça mal gönderilmemesi nedeniyle 1.459.595,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının iade etmediği her biri 35.000,00 TL bedelli yedi adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekilinin dosya kapsamındaki yazılı beyanlarıyla; dava tarihinden bir süre önce, müvekkili şirket personeli ...isimli pazarlama elemanının şirket deposundan haksız mal çıkarıp, bunları piyasaya ucuz fiyata verdiği, şirket adına müşterilerden aldığı çek ve senetleri müvekkili şirketin sahte kaşe ve imzası ile bankalardan tahsil ettiğinin öğrenildiğini ve savcılığa suç ihbarında bulunulduğunu, davacının belirttiği ihtarname ve savcılık şikayet işlemleri sonucunda davacı ile yapılan görüşmelerde müvekkili şirketin mallarını ucuza temin etmesi sebebiyle bir kısım çek ve senetleri müvekkili şirkete, bir kısım çek ve senetleri ise doğrudan ...'e kestiğini kabul ettiğini, davacı ile müvekkili şirket çalışanı ...arasındaki ilişkinin boyutunun önem kazandığını, her iki taraf arasında bu alışverişe dair olan çek ve senetlerin hiçbirisinin müvekkili şirket kayıtlarına intikal etmediğini, davacının...'in müvekkili şirketi dolandırdığını bilmesine rağmen ucuza mal temin ettiği için sesini çıkarmayıp suç duyurusu sonrası ...'e verdiği çek ve senetlerin aklına geldiğini, tüm işlemlerin ...ile davacı arasındaki faturasız, müvekkili şirketin dolandırılan mallarından kaynaklı suistimal ve müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleşen alışverişten kaynaklandığını, çek ve senetlere ilişkin teslim belgelerinin ve müvekkili şirket yetkilisinin imzalarının bulunması gerektiğini, davacı ile olan ticari ilişkilerinin boyutunun çok üstünde bir bedelin mal alacağı düşüncesiyle bir firmaya belgesiz ve kayıtsız bir şekilde verilemeyeceğini, savcılık soruşturmasındaki bilirkişi incelemesinin davacının ticari defterlerinde tuttuğu tek yönlü kayıtlar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin kapsamı, bu kapsam dahilinde davacının, davalıya nakit ve kambiyo senedi olarak ne miktarda ödemede bulunduğu, yapılan ödeme karşılığı malın davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediği, davacının bu kapsamda davalıdan bakiye alacağı olup olmadığı ile davacının davalıya verdiği çek ve bono miktarı ile işbu bono ve çeklerin iade edilip edilmediği, iadesine karar verilmesi gereken çek ve bono bulunup bulunmadığı, tahsil edilmiş ise bedellerinin istirdadının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, mahkemece tarafların dosyaya sundukları delillerin ve ceza dosyasının teminiyle işbu dosyaya görevlendirilen üç ayrı bilirkişi heyeti raporları içeriğine göre, davacının davalı ile olan ticari ilişkisi kapsamında, nakit, çek ve senet yoluyla toplam 597.509,00 TL ödemede bulunduğu, karşılığı davalıdan 297.003,47 TL mal aldığı, davacının bakiye alacak miktarının 300.505,53 TL olduğu, davacı şirket defter ve kayıtlarında kayıtlı olup da davalı şirketin defter ve kayıtlarında kayıtlı olmayan ve bankalardan gelen yazılarda çek bedellerinin ödendiği ile ilgili bir bilgi bulunmayan ve bedellerinin ödendiğini gösterir herhangi bir makbuz ve dekont sunulmayan toplam 1.420.190,00 TL değerindeki çek ve senetlerin davacı tarafından davalıya verildiğine dair belge olmadığı, davacının davalı şirket çalışanından ucuza mal tedarik ettiği ve işbu çalışan ile iştirak halinde hareket ettiğine dair somut kanıt sunulamadığı, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği yedi adet bononun davacı defterlerinde kayıtlı olmasına karşın, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, işbu bonoların davacı tarafından davalıya verildiğine dair belge sunulamadığı, bu kapsamda davacının davalıdan 300.505,53 TL bakiye alacağına dair iddiasını ispat ettiği, bakiye alacak miktarının ve borçlu olmadığının tespiti ile iadesi istenen bonoların, davacı tarafından davalıya verildiğine dair iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.505,53 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararı ile; davalı vekili tarafından kararın 31.08.2023 tarihinde süresi içerisinde istinaf edildiği, ancak istinaf harçlarını eksik yatırmış olduğu, davalı vekiline söz konusu eksik harcı yatırması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıranın 25.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı vekilinin bir haftalık kesin süre içinde eksik harcı yatırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, işbu ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmemiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında avans olarak verildiği iddia olunan çekler nedeniyle alacak ve bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.


B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve bankalardan gelen yazılarda çek bedellerinin ödendiği ile ilgili bir bilgi bulunmayan ve bedellerinin ödendiğini gösterir herhangi bir makbuz ve dekont sunulmayan toplam 1.420.190,00 TL değerindeki çek ve senetlerin davacı tarafından davalıya verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, 13.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda dökümü yapılan çekler, Mahkemece hesaplarına tanımlı olduğu bankalardan sorulmuş, ...Katılım Bankası A.Ş. ile ... A.Ş.'nin cevabi yazılarında, bir kısım çeklerin ödemelerinin takas sistemi üzerinden diğer bankalarca yapıldığı, çek görüntülerinin ve hamil bilgilerinin ödeme yapan bankalardan istenebileceği belirtilmişse de, bahse konu çeklerin önlü arkalı örnekleri ödeme yapan/takasa veren bankalara sorularak dosyaya alınmamış, çeklerde davacı ve davalının adlarının bulunup bulunmadığı, davalıya geçerli bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, davacı vekilinin 02.11.2022 tarihli celsedeki davaya konu çeklerin akıbetlerinin ilgili banka şubelerinden sorulması talebi de Mahkemece reddedilmiştir. Yine, davacı tarafça 26.02.2020 tarihli dilekçe ile, davalı tarafa verilen yedi adet çekin bedellerinin ödenerek çek asıllarının davalıdan iade alındığı belirtilmiş ve söz konusu çek fotokopileri sunulmuşsa da, Mahkemece bu çeklere ilişkin olarak gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlık konusu takasa ibraz edilip ödendiği belirtilen çeklerin gerek borçlu bankadan gerekse de takasa verilip onay üzerine ödemenin yapıldığı ilgili bankalardan ödemelerin kime yapıldığı hususunun sorularak çeklerin önlü arkalı örneği getirtilip, çekte davacı ve davalının isimleri varsa ve çekler davalı veya davalının ciro ettiği 3. kişiye ödenmişse davalıya yapılan ödeme kabul edilmesi aksi halde ise çeklerin ödeme kabul edilip edilemeyeceği hususunun tartışılması, ayrıca davacının elinde bulunup da elden ödenmesi sonucunda davalıdan iade alındığı iddiası yönünden; söz konusu çeklerde davalının cirosu bulunması halinde ödemeye karine teşkil edeceğinden bu hususun aksini ispat yükü davalıda olmakla, bu çekler yönünden de davalının aksini ispat edememesi halinde davacı tarafından ödendiği kabul edilmek suretiyle, belirtilen eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama