Yargı Kararları
Cebri icra yoluyla satılan taşınmazda mülkiyet ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçer ve eski malikin taşınmazda oturmayı sürdürmesi halinde intifadan men şartı için ihtarname keşidesine gerek bulunmaksızın ihale tarihinden tahliye tarihine kadar ecrimisil talep edilebilir.
İcra yoluyla ihale edilen taşınmazın mülkiyeti ihalenin kesinleşmesiyle alıcıya geçtiğinden ve eski kayıt malikinin taşınmazda oturmaya devam ettiği hallerde İİK'nin 135/2. maddesi uyarınca ihtarname keşidesine gerek bulunmadığından, İİK'nin 134/1. ve TMK'nin 705/1. maddeleri uyarınca ihale tarihinden fiili tahliye tarihine kadar geçen süre için ecrimisil hesaplanarak hüküm kurulması gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4280, K. 2026/2939, 03.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/4280
- Karar
- 2026/2939
- Tarih
- 03.06.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134/1
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 135/2
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 705/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1406 E., 2025/1679 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2025/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... adına kayıtlı 1 40... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1. kat 2 numaralı bağımsız bölümün İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2005/7605 Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin kesinleşmiş alacağı sebebiyle haczedildiğini, anılan taşınmazın 30.07.2007 tarihinde alacağa mahsuben satışa iştirak eden müvekkillerine ihale edildiğini, davalılar murisi tarafından açılan İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1811 Esas, 2008/509 Karar sayılı davada ihalenin feshi talebinin reddine karar verildiğini, kararın 25.06.2009 tarihinde kesinleşmesini takiben taşınmazın 11.08.2010 tarihinde müvekkilleri adına tescil edildiğini, davalılar murisinin taşınmazdan 04.10.2010 tarihinde tahliyesinin yapıldığını, taşınmazın icra dairesince aynı tarihte müvekkillerine teslim edildiğini ileri sürerek 30.07.2007 tarihinden 04.10.2010 tahliye tarihine kadar geçen süre için yasal faizi ile birlikte ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak, zamanaşımı süresinin geçtiğini, intifadan men şartının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın cebri icra yoluyla davacılar adına tescil edildiği, mülkiyetin tescilden önce kazanıldığı, ihalenin kesinleşmesi sebebiyle davacıların ihale tarihinde mülkiyeti kazanmış oldukları, mülkiyetin kazanılması tarihinden itibaren mülkiyetten doğan hakların kullanılmasının mümkün olduğu, İstanbul 10. İcra (Taşınmaz Satış) Müdürlüğü'nün 2006/17 Talimat sayılı dosyasındaki 10/08/2010 tarihli tespit tutanağına göre dava konusu adreste ...'ın ikamet ettiğinin tespit edildiği, daha sonra aynı adrese 04/10/2010 tarihinde tekrar gidildiği ve adresin boş olduğunun tespit edilerek tahliye işleminin gerçekleştirildiği, cebri ihaleyle satılan bağımsız bölümde eski kayıt malikinin oturduğu, bu durumda İİK'nin 135/2. maddesi uyarınca ihtarname keşide etmeye gerek bulunmadığı anlaşıldığından İcra İflas Kanunu'nun 134. maddesinin 1. fıkrası ve Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ihale tarihinden davalılar murisinin tahliyesine kadar olan süre için ecrimisil hesabı yaptırıldığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.07.2007-30.07.2008 tarihleri arasındaki dönem için 58.920,00 TL; 30.07.2008-30.07.2009 tarihleri arasındaki dönem için 64.668,00 TL, 30.07.2009- 30.07.2010 tarihleri arasındaki dönem için 68.208,00 TL, 30.07.2010-04.10.2010 tarihleri arasındaki dönem için 12.972,00 TL olmak üzere toplam 204.768,00 TL ecrimisil alacağının her dönem için dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve dahili davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalılar ... ile ... vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ecrimisil için hukuki şartların oluşmadığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini,
2. Bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu bildirmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın temlik alınmasının muvazaalı olduğu iddiası, temlik bedelinin gerçekten ödendiğinin belgelerle sabit olması ve aksini gösteren delil sunulamaması halinde ispatlanmış sayılmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E: 2026/3105 · K: 2026/2967 · T: 01.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak iddiasının reddi davasında, borçlu ile üçüncü kişi arasında örtülü işyeri devri bulunduğu iddiası, tarafların ticari defterleri, fatura ve sevk irsaliyeleri incelenip mal tesliminin ve ticari ilişkinin gerçek tarafı belirlenmeden ve haciz mahallini kimin işlettiği kolluk marifetiyle araştırılmadan kabul edilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/234 · K: 2026/2876 · T: 28.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir; kesin yetki bulunmadıkça davacının seçtiği yetkili mahkeme esas alınır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2179 · K: 2026/9627 · T: 20.05.2026