Yargı Kararları
Kamu zararının henüz fiilen gerçekleşmediği, borç tahsilatının yapılmadığı veya idari para cezasının tahakkuk ettirilmediği bir aşamada açılan itirazın iptali davasında, davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararı bulunmadığından dava usulden reddedilmelidir.
6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vergi borcu bulunmadığına ilişkin belge aranmaksızın yapılan ödeme nedeniyle oluştuğu ileri sürülen kamu zararına dayalı itirazın iptali davasında, dava tarihinde henüz vergi dairesince borç tahsilatı yapılmadığı, ödeme talep edilmediği veya idari para cezası tahakkuk ettirilmediği sabit ise davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/16293, K. 2026/6118, 20.05.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/16293
- Karar
- 2026/6118
- Tarih
- 20.05.2026
İlgili mevzuat
- 6183 sayılı Kanun m. 22/A
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/496 -2025/2261
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/526 Esas - 2024/587 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Belediyenin hak ediş alacağı bulunan ... Mimarlık inşaat şirketinin idareden olan alacaklarını .... Noterliğinin 02.08.2013 tarih ve ... yevmiye no.'lu temliknamesi ile ... İhracat Alüm. Inş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiğini, Seri No: 2002/1 sayılı Tahsilat İç Genelgesi hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarınca alacaklı kişi ya da şirketlere ödeme yapılması öncesinde ödeme yapılacak kişi ya da şirketin vergi borcu bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesi nezdinde araştırılması gerektiğini, ilgilinin vergi borcu bulunduğunun anlaşılması durumunda ilgili vergi dairesince düzenlenecek haciz bildirilerine istinaden mükellef alacağından gereken miktarda mahsup yapılmak suretiyle ilgili vergi dairesi hesabına yatırılması gerektiğini, temlik olunan alacak nedeniyle alacaklı ... İhracat Alüm. Inş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne davacı ... ödeme yapılması öncesinde bağlı olduğu Cizre Vergi Dairesi ile yapılan yazışma sonucunda Cizre Vergi Dairesi’nce alacaklı şirketin kesinleşmiş vergi borcu bulunduğunu, bu nedenle ilgili şirket alacağı 227.925,62 TL’nin Cizre Vergi Dairesi hesabına yatırılmasının talep edildiğini, Cizre Vergi Dairesi Müdürlüğü hesabına ödeme yapılmaması nedeniyle 10.06.2014 tarihli yazı ile ödemenin yapılmasının yeniden talep edildiğini, yapılan araştırma sonucunda 227.925,62 TL’nin 150.000,00 TL’lik bölümünün 18.04.2014 tarihinde 77.925,62 TL’lik bölümünün 24.04.2014 tarihinde Cizre Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 21.04.2014 tarihli borcu yoktur yazısına istinaden alacaklı ... şirketine ödendiğinin anlaşıldığını, Cizre Vergi Dairesi’nce 21.04.2014 tarihli borcu yoktur yazısının müdürlüklerince düzenlenmediğini, dolayısıyla sahte olunduğunun belirtildiğini, ödemeyi yapan Mali Hizmetler Müdürü davalı ...’ın 5018 sayılı Kanun kapsamında oluşan toplam 227.925,62 TL’lik kamu zararından sorumlu olduğunu, 227.925,62 TL’nin 08.05.2019 tarihli yazı ile faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, davalının ödeme yapmaması nedeniyle davalı aleyhine Gaziantep İcra Dairesi nezdinde 2019/99869 Esas No.lu icra takip dosyası ile 08.07.2019 tarihinde icra takibinde bulunulduğunu, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini belirtmek suretiyle davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesindeki, ödeme yapılan ... İhracat Alüm. Inş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borcundan dolayı af kapsamından faydalanarak borcunu yapılandırdığını, herhangi bir kamu zararının bulunmadığını, Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmadan 2004 sayılı yasaya göre takip başlatıldığını, kamu zararının mahkeme kararıyla ya da Sayıştay ilamıyla tespit edilmediğini, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığını, talep edilen alacağın kamu zararları arasında sayılmadığını, dava konusu alacağın öncelikle ödeme yapılan ... İhracat Alüm. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’nden talep edilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın ölçülük ilkesi ile bağdaşmadığını, davanın reddine, davacının takip miktarının %20’si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarih, 2019/276 Esas - 2021/613 Karar sayılı ilk kararı ile davacı ile davalı arasında eldeki dosya bazında herhangi bir borç ilişkisi olmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın esastan reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin davacının kötüniyetinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/900 E., 2024/2834 K. sayılı kararı ile somut olayda davacı Belediyede mali hizmetlerde çalışan davalının ilgili yasa düzenleme kapsamında ihale alan şirketlere hak ediş ödemeleri yaparken vergi borcu yoktur yazası almayarak ya da belgenin gerçekliğini kontrol etmeyerek sorumlu olup olmadığının araştırılması gerekmekteyse de davacı ... aleyhine dava tarihinde henüz Cizre Vergi Dairesi tarafından borç tahsilatı yapıldığına, vergi borcunun ödenmesi istendiğine ya da idari para cezası tahakkuk ettirildiğine ilişkin kayıt ve iddia bulunmadığından dava tarihinde hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile dava şartlarının eksik olması ve emredici usul kurallarına aykırılık, ayrıca davanın esasına etki eden delillerin yeterince toplanmaması nedeniyle kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu bulunduğu ve bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara idari para cezası verileceği ve idari para cezasına karşı tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde idare mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlediği, somut olayda davacı Belediyede mali hizmetlerde çalışan davalının ilgili yasa düzenleme kapsamında ihale alan şirketlere hak ediş ödemeleri yaparken vergi borcu yoktur yazısı almayarak ya da belgenin gerçekliğini kontrol etmeyerek sorumlu olup olmadığının araştırılması gerekmekteyse de davacı ... aleyhine dava tarihinde henüz Cizre Vergi Dairesi tarafından borç tahsilatı yapıldığına, vergi borcunun ödenmesi istendiğine ya da idari para cezası tahakkuk ettirildiğine ilişkin kayıt ve iddia bulunmadığından dava tarihinde hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, Cizre Vergi Dairesi tarafından belediye adına ödeme emrinin düzenlendiğini kamu zararının fiilen doğduğunu ve belediyeden tahsilini talep ettiğini bu nedenle zararın önlenmesi ve tahsili amacıyla dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu, ayrıca davalının ödeme sürecinde mevzuata aykırı davranarak elektronik ortamda doğrulanmış sahte belgeyle ödeme yapılmasına neden olduğunu, bu nedenle oluşan zarardan doğrudan sorumlu olduğunu, itirazın iptaliyle icra takibine devam edilmesine ve davalının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum zararının tahsili talebine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İcra müdürlüğünün İİK'nın 85. maddesinin uygulanma biçimine ilişkin işlemine yönelik şikayet üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemezken, kıymetli evrak araştırması, kilitli yer açılması ve yediemin teklif edilmemesine ilişkin işlemler İİK'nın 363. maddesinde sınırlı sayılan kesin kararlar kapsamında olmadığından bu işlemlere karşı istinaf yolu açıktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/630 · K: 2026/3319 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çekin ciro edilerek davalı veya onun ciro ettiği üçüncü kişiye ödendiğinin belirlenmesi halinde bu ödeme davalıya yapılmış sayılır ve davalının ciro bulunan çeklerde ödemenin aksini ispat yükü kendisine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6519 · K: 2026/4098 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Çek bedelini ödememek amacıyla sahte faturalara dayanılarak kendi şirketi aleyhine icra takibi başlatılıp itiraz edilmeden kesinleştirilmesi suretiyle hacizde öncelik kazanılması ve gerçek alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi, kamu kurumu niteliğindeki icra dairesinin vasıta kılındığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2021/33316 · K: 2026/7374 · T: 01.07.2026